KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/304 E., 2023/456 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2023
- Dosya no
- 2022/304
- Karar no
- 2023/456
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/11/2021
- Numarası
- 2021/540 Esas 2021/741Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Anonim şirket genel kurul kararının iptali
- Dava tarihi
- 25/08/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/03/2023
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki anonim şirket genel kurul kararının iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 25/05/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan sermayesinin artırılmasına ilişkin 3 nolu kararın rüçhan hakkının kullandırılmaması, eşitlik ilkesine aykırı olması, rüçhan hakkının sınırlandırılmasına dair haklı sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı olduğu ve iptalinin gerektiği belirtilerek anılan kararın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket için sermaye artırımının gerekli ve zorunlu olduğunu, 25/05/2021 tarihli sermaye artırım kararının ticaret sicilde tescil edilmediğin ibu nedenle TTK 456 maddesi gereğnice geçersiz olduğunu, davacının davasını ikame temekte hukuki yararının bulunmadığını, davacının sermaye artırım kararının iptali talebi hakkında ileri sürdüğü gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını belirtmiş ve dilekçesinde bildirdiği sebeplerle davanın reddine mümkün olmaması halinde davanın konusuz kaldığına karar verilmesini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava tarihi itibariyle kararın geçersizliği söz konusu olmadığından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ancak davadan sonra iptali talep edilen kararın geçersiz hale gelerek davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmakla davacılar vekilinin TTK 449. Maddesi gereğince kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin tedbir talebinin reddine ve konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alınan genel kurul kararının ticaret sicile tescil ettirilmemiş olması nedeniyle davanın esası yönünden davalı şirketin haksız olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinden davalı şirketin sorumlu tutulmasına dair karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali istenen sermaye artırımına ilişkin 25.05.2021 tarihli genel kurul kararının ticaret sicil gazetesi'nde tescil ve ilan edilmediğini, mahkemece de takdir edildiği üzere türk ticaret kanunu'nun 456. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, artırım genel kurul tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilmediği için geçersiz hale geldiğini, bu yönüyle iptal edilen sermaye artırım kararının tescil edilmemesi nedeniyle geçersiz hale geldiğini, davalıların davayı ikamesinde hukuki yararı olmadığını, yargılama giderlerinden dava açılış tarihinde hukuki yararı olmayan davalının sorumlu olması gerekirken,
müvekkili şirketin ödemesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından bozulması gerektiğini, müvekkili şirketin üç ay içerisinde ticaret sicil müdürlüğü'ne tescil zorunluluğunun ortada olduğunu, tescilin yapılmaması durumunda kararın geçersiz olacağını, dava açıldığı tarihte tescil şartı henüz gerçekleşmemiş olduğundan geçerli bir genel kurul kararı olmadığını, iptali talep edilen genel kurul kararının tescil edilmemiş olduğundan TTK açık hükmü gereğince geçersiz olup davalıların dava açmakta hukuki yararı yok iken davanın açıldığı tarihte de haklı olmadığını,
davalı tarafça olmayan bir kararın iptali talep edilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinde davanın açıldığı tarihte müvekkilinin haklılığının tespiti ile HMK m. 331 hükmü doğrultusunda ilk derece mahkemesi'nin verdiği kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutmasına ilişkin kısmının kaldırılarak tehiri icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
Davacılar vekili süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinden sonra istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra UYAP üzerinden sunduğu 28/02/2023 tarihli e-imzalı dilekçe ile müvekkili ...'ün talepleri doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı şirket vekili 28/02/2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafın davadan feragat ettiğini, dosyaya yönelik yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur.
Davacılar vekilinin dosya içerisinde yer alan Konya 11. Noterliğinin 21/08/2020 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca, davacılar vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/304, K. 2023/456, 24 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama