KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/305 E., 2024/326 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/305
- Karar no
- 2024/326
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2021
- Numarası
- 2021/206 Esas 2021/628 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- Ortaklıktan Çıkma
- Dava tarihi
- 02/04/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/02/2024
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirket ortaklıktan çıkma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın ... Lastik İnş. Uluslarası İth. İhr. Mad. Ltd. Şirketi'nin %20 hissedarı olduğunu, şirketin diğer iki ortağının ... ile ... olup, bu iki hissedarın ayrıca şirketin yetkili müdürü bulunduklarını, yaklaşık beş yıldır Genel Kurul toplantısı yapılmadığını, şirketin ticari defter ve kayıtlarının kanunlarda belirtildiği usulde tutulup tutulmadığı,
bu yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin bilemediğini, şirketin gelir gider durumu, bilançoları hakkında müvekkilinin bilgi sahibi olmadığını, şirketin devlet kurum ve kuruluşlarına karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği konusunda da müvekkilini bilgilendirilmediğini, müvekkilinin ...'nın açıklanan nedenlerle şirket yetkilisi ve ortağı ... ile diğer ortağı ...'e yapmış olduğu tüm şifahi başvuruların sonuçsuz kaldığını, müvekkili yazılı biçimde ilk olarak 08.11.2016 tarihli bir ihtarname ile başvurduğunu, ortaklıktan ayrılmak istediğini belirttiğini, fakat hala aynı durumun devam ettiğini ve müvekkiline bilgi verilmediğini,
açıklanan sebeplerle müvekkilinin, davalı şirketteki ortaklığından bedelsiz olarak çıkmasına izin ve karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, genel kurulun toplanamaması nedeni ile ilgili şirket organları ve yetkililerinin kusuru bulunmadığını, tam aksine davacı hissedarın kusuru bulunduğunu, toplantı yapılamaması ile ilgili davacı hissedarın herhangi bir zarara uğramadığını, kusur izafe edilebilecek ve kanuni görevlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan bir zarar doğmuş ise bunu somut deliller ile ortaya koyması gerekirken, davacının şüphe ve endişeleri üzerine davayı yöneltmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hissedarın iddialarının aksine,
söz konusu süreç içerisinde şirket müdürü ve pay sahipleri tarafından defaten aranıp toplantıya davet edilmesine rağmen davacı hissedarın yöneltilen bu talebe ''geleceğim, yetişemedim, başka zaman yapalım'' gibi çeşitli mazeretler göstererek reddettiğini, söz konusu durumun ortaya çıkmasında esas sorumlu iken bununla kalmayarak haksız dava yöneltildiğini, davacının hissedarın haklı mazeret sayılamayacak nedenlerle genel kurulun toplanamamasına sebebiyet vermesi nedeniyle kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının şirket ortaklığı ilişkinin çekilmez hale geldiği, şirket ortaklığını kendisi bakımından yürütülmez boyuta ulaştığı iddialarının yerinde olmadığı, ticari defter ve kayıtların kanuna uygun tutulmadığı, şirketin kurum/kuruluşlara karşı yükümlülüklerinin yerine getirilmediği şekilde iddiaların bu bakımdan geçerli sebep teşkil etmediği, davacının Kanun gereğince tanınan şirket genel kurulunu toplantıya çağırma şeklinde asliye ticaret mahkemesinden bir talepte bulunmadığı gibi bilgi alma hakkının engellenmesine karşın TTK'nın 614/3 maddesi yoluna başvurmadığı, TTK'nın 638. maddesi gereğince davacının şirketten çıkarılmasını gerektirir sebeplerin oluşmadığı anlaşıldığından yersiz açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Dava açılmadan önceki dönemde yaklaşık 5 yıldır genel kurul toplantısının yapılmadığını, şirketin gelir gider durumunu, yıllık bilançoları hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, şirketin ticari defter ve kayıtlarının kanunlarda belirtilen usullerde tutulup tutulmadığı hususunda bilgilerinin bulunmadığını, devlet kurum ve kuruluşlarına karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususunda müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup, müdürlük yetkisi bulunmadığını, davalı yanın şirket müdürünün yetki ve sorumluluklarını müvekkiline yükleme gayret ve çabası içerisinde olduğunu,
dava açıldıktan sonra 2015-2021 yılı arası için genel kurul için çağrı yapıldığını, şirketin bilançolarında belirtilen malların alınıp alınmadığı, satılıp satılmadığı, şirket yöneticilerine gösterilen borcun dayanağının ne olduğunu bilemediklerini, söz konusu alacağın şüpheli alacak olduğunu, müvekkilinin haber ve bilgisi olmadan 2020 yılında 9.543.350,05 TL tutarında karşılıksız satış yapıldığını, bu tutara isabet edecek vergi borcundan müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının hakkaniyet ve hukukla bağdaşmayacağını, mahkemece davalı şirketin kayıtları için bilirkişi incelemesi yapılmadığını, eksik inceleme söz konusu olduğunu,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacının ortağı olduğu limited şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkarılması istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; 13/10/1998 tarihinde şirketin kurulduğu, şirketin 2014 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 27/03/2015 tarihinde yapıldığı, şirket ortaklarının ..., ... ve ... olduğu, şirket müdürünün ... ile ... olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK’nın 636/3. maddesinde; haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, Mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payın gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği,
Aynı Yasa'nın 638/2. Maddesinde ise, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği,
6100 Sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.
Eldeki davada davacı yanca davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının kanunlarda belirtilen usullerde tutulmadığı, bu yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddia edilmiş olmasına rağmen mahkemece davacının bu iddiası kapsamında davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının sunulması veya bulunduğu yerin bildirilmesi için davalı şirkete süre verilmesi ve sunulması halinde davacı iddiaları kapsamında davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp rapor alınması gerektiği halde davacı yanın iddiaları kapsamında delillerin toplanmadığı,
bilirkişi raporu alınmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürülen deliller toplanıp, toplanan deliller kapsamında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden Dairemizce denetim yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/305, K. 2024/326, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama