KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/364 E., 2024/381 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas no
- 2022/364
- Karar no
- 2024/381
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/10/2020
- Numarası
- 2017/619 Esas 2020/355 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 14/09/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/03/2024
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... San. Dan. İnş. Tur. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin arasında 10/12/2013 tarihli 1.500.000,00 TL limitli ve 25/07/2016 tarihli 500.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalı ...’aynı limitle sözleşmelerin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine Beyoğlu 47. Noterliği’nin 29/03/2017 tarih ve 03973 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 7.İcra Müdürlüğü'nün 2017/16607 Esas sayılı dosyası ile ilgili ilamsız icra takibi başlatıldığını,
davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, ayrıca depo talebinde bulunulan 1.410,00 TL tutarındaki bir adet çek yaprağından doğan gayri nakdi alacağa itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalıların itirazlarının kısmen haksız olduğu anlaşıldığından tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 7.İcra Müdürlüğü'nün 2017/16607 Esas sayılı dosyasında.
306.493,77 TL asıl alacak, 36.359,96 TL işlemiş faiz, 1.818,00 TL BSMV, 426,20 TL masraf olmak üzere toplam 345.097,92 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, (takip tarihinden itibaren taksitli ticari kredi asıl alacak tutarı 290.470,05 TL için %30,48 oranında, kredili mevduat hesabı asıl alacak tutarı 16.023,72 TL için %28,08 oranında temerrüt faizi uygulanmasına), fazlaya ilişkin nakdi alacak talebinin ve gayri nakdi alacağa yönelik talebin reddine, dava tarihinden sonra 04/10/2017 tarihinde yapılan 3.689,04 TL ödemenin, 229.843,62 TL KGF ödemesinin İcra Müdürlüğü tarafından infaz sırasında dikkate alınmasına,
İİK'nun 67/2.maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 69.019,58 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin temerrüt faizine yönelik tespitinin hatalı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 4.2.maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenleme yapıldığını, müvekkili bankaca ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %36 olup, sözleşme gereğince %100 fazlasının %72 olması gerektiğini, mahkemece temerrüt faizinin %30,48 alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca kredi kartından kaynaklı alacağa takip talebinde yer verildiğini, kredi kartından kaynaklı borcun da hesaba dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca gayri nakdi alacaklar için depo talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Beyoğlu 47. Noterliği’nin 29/03/2017 tarih ve 03973 yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş, muhataplarının ... San. Dan. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti., ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 337.685,17 TL'nin 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 31/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'ya ihtarnamenin bila tebliğ edildiği,
Ankara 7.İcra Müdürlüğü'nün 2017/16607 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş, borçlularının ... San. Dan. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olup, 339.759,04 TL asıl alacak, 66.587,67 TL işlemiş faiz, 3.329,38 TL %5 BSMV, 496,17 TL masraf olmak üzere toplam 410,172,26 TL’nin icra takip tarihinden itibaren %72 temerrüt faizi ve BSMV’si ile birlikte tahsili, ayrıca 1.410,00 TL bir adet çek yaprağından kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesine yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan rapor ve ek raporda özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarında belirtilen rakamlar ve davacı bankanın talep ettiği %72 temerrüt faizi üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle 344.680,90 TL asıl alacak, 69.416,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 414.097,58 TL borçlarının bulunduğu belirtilmiştir.
Alınan rapor denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığı, temerrüt tarihi itibariyle fiili faiz oranına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, tarafların itirazı üzerine bankacı bilirkişi ...'den alınan rapor ve ek raporda özetle;
davacı banka ile davalı şirket arasında 10/12/2013 tarihli 1.500.000,00 TL bedelli, 25/07/2016 tarihli 500.000,00TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalının da aynı limitle sözleşmelerde kefaletinin bulunduğunu, davacı banka tarafından dava dışı şirkete taksitli kredi, kredili mevduat hesabı ve ek kredi kartı ile çek kredisi kullandırıldığını, hesap kat ihtarının davalı şirkete ve davalı kefile 31/03/2017 tarihinde edildiğini, 1 günlük ödeme süresi dikkate alındığında 02/04/2017 tarihi itibariyle temerrütün gerçekleştiğini,
ticari kredi kart ve kredili mevduat hesabı yönünden temerrüt faizinin TCMB Tebliğine göre belirlenmesi gerektiğini, TCMB verilerine göre temerrüt tarihi itibariyle faizin %28,08 olacağını, taksitli ticari kredi yönünden ise sözleşmenin 4.2.maddesinde temerrüt faizine yönelik düzenleme yapıldığını, Yargıtay 11 ve 19.Hukuk Dairelerinin emsal içtihatlarına göre temerrüt tarihinde ki fiili faiz oranlarına göre faizin tespitinin gerektiğini, bankanın uygulamış olduğu en yüksek faiz oranının %15,24 olup, bu oranın %100 fazlasının %30,48 olduğunu, hesaplamada bu oranının dikkate alınması gerektiğini,
yapılan tespitler sonucu takip tarihi itibariyle davalılıların davacı bankaya 306.493,77 TL asıl alacak, 36.359,96 TL işlemiş faiz, 1.818,00 TL BSMV, 426,20 TL masraf olmak üzere toplam 345.097,92 TL borçlarının bulunduğunu, davacı bankayla davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde çek kredisinin deposuna ilişkin asıl borçlu ve kefil yönünden herhangi bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı banka ile davalı ... San. Dan. İnş. Tur. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı ve davalı şirkete kredi kullandırıldığı, diğer davalı ...'nun aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, davalı şirkete ticari kredi, kredili mevduat hesabı, kredi kartı ve çek kredisi kullandırıldığı, kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalı asıl borçlu şirkete ve davalıya 31/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
1 günlük ödeme süresi dikkate alındığında her iki davalının 02/04/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetim kurmaya elverişli bankacı bilirkişi ...'den alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere davacı bankayla davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 4.2.maddesinde temerrüte ilişkin düzenleme yapıldığı, düzenlemede herhangi bir oran tespit edilmediği, temerrüt tarihi itibariyle bankanın en yüksek talep edeceği faiz üzerine temerrüt faizinin %100 fazlasının temerrüt faizi olarak alınacağının belirtildiği,
davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle en yüksek talep edebileceği faizin %15,24 olup, bu oranın %100 fazlasının %30,48 olduğu, davacı bankaca temerrüt faizinin %30,48'den fazla olduğunun ne yargılama sırasında ne de istinaf aşamasında somut bilgi belgelerle kanıtlanamadığı,
kullanılan kredili mevduat ve kredi kartı borcu yönünden ise TCMB'nda ki tebliğlere göre temerrüt faizinin %28,08 olacağı, bu oranlar dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 306.493,77 TL asıl alacak, 36.359,96 TL işlemiş faiz, 1.818,00 TL BSMV, 426,20 TL masraf olmak üzere toplam 345.097,92 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davacı banka tarafından kredi kartı alacağından kaynaklı olarak Ankara 37. Noterliğinden 03/08/2017 tarihinde 25377 yevmiye no ile 4.921,87 TL alacak üzerinden hesabı kat edilmiştir.
Bilindiği üzere itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2017/16607 esas sayılı takip dosyasında 339.759,04 TL asıl alacak talep edildiği, talep edilen asıl alacak içerisinde kredi kartından kaynaklı alacağın bulunmadığı gibi takip talebinde de kredi kartından kaynaklı alacağa ilişkin herhangi bir bilgi belge, kat ihtarına,
hesap ekstresine dayanılmadığından ilk derece mahkemesince kredi kartına yönelik alacağın hesaba dahil edilmeyerek takip tarihi itibariyle alacağın tahsiline yönelik kısmen kabul kısmen ret kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı banka verilinin buna yönelik istinaf başvuruna itibar edilmemiştir.
Diğer yandan, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan sözleşmelerde çek kredisinin deposuna yönelik ne asıl borçlu ne de kefil yönünden özel bir düzenleme yapılmadığından takip talebinde talep edilen 1.410,00 TL tutarındaki bir adet çek yaprağının deposuna yönelik talebin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı isabetli olduğundan davacı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/364, K. 2024/381, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama