İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/790 K.2024/1000

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 20 Esas 2024/ Karar T.C.

Esas2022/790Karar2024/1000Tarih26 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.259 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/790
Karar No
2024/1000
Karar tarihi
26 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.259 kelime·11 dk okuma·23 bölüm

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 20 Esas 2024/ Karar T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/790

KARAR NO : 2024/1000

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/01/2022

NUMARASI

2021/526 Esas 2022/39 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALILAR

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 10/09/2021

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024

Taraflar arasındaki banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklı itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil banka ile dava dışı ... Temz. Org. Teks. İnş. Gıda San. Ve Tic. Ltd.

Şti arasında davalı borçluların müteselsil kefil oldukları 17/09/2012 tarihli Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı borçlulara çek karneleri verildiğini, ancak bir kısım çeklerin müvekkil bankaya ibrazı ve karşılıklarının bulunmaması nedeniyle çek yetkili hamillerine yasal yükümlülük tutarları müvekkil banka tarafından ödendiğini, ayrıca bir kısım çeklerin müvekkil bankaya ibrazı ve karşılıklarının bulunmaması halinde, çek yetkili hamillerine yasal yükümlülük tutarlarının müvekkil banka tarafından ödenmesi gerekeceğinden 93.190,00 TL gayrinakit alacaklarının da mevcut olduğunu,

sözleşme kapsamında müvekkilin alacaklarının ödenmemesi üzerine Ankara 18. Noterliğinin 31/01/2017 tarih ve 4949 Yevmiye No'lu ihtarnamesi keşide edilerek Müşteri Hesap Özeti ile birlikte davalı borçlulara gönderildiğini, alacağın ödenmemesi üzerine davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların icra takibine itiraz ederek takibi durdurduklarını, yapılan açıklamalar altında fazlaya ilişkin ve diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla;

davalı borçluların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkillerin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen faiz ve faiz oranlarının yasal sınırların çok üzerinde olduğunu, bu açıdan faizin ve faiz oranlarının kabulünün de mümkün olmadığını, dava dilekçesinde de görüleceği üzere davacının iddia ettiği tüm alacakların temel sebebinin dava dışı şirket olduğunu, davalı müvekkillerinin iş bu kredi sözleşmelerinden müteselsil kefil sıfatında olduklarını, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin 2012 tarihli olup nakdi ve gayri nakdi alacaklar zamanaşımına uğradığını,

İhtarnamenin çekildiği ve ihtarnamenin tebliğ edildiğinin iddia edildiğini, ancak icra takibi ve dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalı müvekkillerin, iş bu dava dosyasına sunulan kredi sözleşmelerinde sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihlerinin sözleşmede kendi el yazılarıyla belirtilmediğini, Bu sebeple davalı müvekkillerin kefilliklerinin geçerli olmadığını, evli olan müvekkillerinin sözleşme tarihinde mahkemece verilmiş ayrılık kararı olmadığından veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadığından,

eşlerinden yazılı rızalarının alınması gerektiğini, yazılı rıza belgesi görülmediğinden müvekkili davalıların kefilliklerinin geçerli olmadığını, davacı bankanın dava dilekçesinde bir kısım çeklerin bankaya iade edilmediğini, güvence bedeli ödediklerini ve bir kısım iade edilmeyen çeklerden kaynaklı da 93.190,00.-TL güvence bedeli ödeyeceklerini iddia ettiğini, davalı müvekkiller açısından bu alacağın kabulünün mümkün olmadığını, zira henüz bankaya sunulmamış, sunulup sunulmayacağı belli olmayan çeklerden

dolayı müvekkil davalılardan gayrinakit alacağın talep edilmesinin usul ve Yasa'ya aykırı olduğunu, depo bedelinin çek hesabı açıldığı sırada nakit veya teminat olarak dava dışı şirketten alınması gerekirken alınmayıp, şu anda müteselsil kefil olduğu iddia edilen müvekkil davalılardan istenilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyet kurallarına da aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafından yukarıda detayları belirtilen genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı asıl borçlu şirkete birden çok tahsis çek edildiği, karşılıksız kalan çek sorumluluk bedelinden kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek dava asıl borçlu ve davalılara ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen davacıya ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği, somut hadisede davalı kefillerin kat tarihindeki borç miktarından ve kendi kefaletlerinden kaynaklı faiz borcundan sorumlu olduğu,

kefillerin yukarıda belirtilen temerrüt tarihlerine göre borcun hesabının gerektiği, davacı bankanın 5 adet çekin banka sorumluluk bedeli nedeniyle ödemede bulunduğu, yapılan bu ödeme nedeniyle taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca temerrüt faiz oranının tespitinde bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibarıyla en yüksek kredi faizi oranının yüzde 50 ilavesi ile temerrüt faizinin yüzde 72 (yüzde 48,00x1.50) olduğu, ancak icra takibinde davacı bankaca istenilen temerrüt faiz oranı yüzde 58.87 olduğundan taleple bağlı kalındığı,

yukarıda belirtilen kat tarihi, temerrüt tarihi, akdi faiz oranı, temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hazırlanan yargısal denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının Davalı kefil ... yönünden 6.810,00-TL asıl alacak 1.541,25-TL işlemiş faiz ve 77,04-TL BSMV olmak üzere toplam 8.428,29-TL; davalı kefil ... yönünden 6.810,00-TL asıl alacak, 785,43-TL işlemiş faiz ve 39,27-TL BSMV olmak üzere toplam 7.634,70-TL talep edebileceği, davalılardan ...'in itirazının tümüyle yerinde olmadığı, ...'in ise belirtilen oranı aşan miktardan itirazının yerinde olduğu,

takibin belirtilen bu değerler üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yüzde 58,87 oranında temerrüt faiz oranıyla devamı gerektiği, davalılar takibe haksız olarak itiraz ettiklerinden ve asıl alacak tutarı likit olarak değerlendirildiğinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen her bir davalı yönünden kabul edilen miktar dikkate alınarak toplam alacağın takdiren yüzde 20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edileceği, , son olarak icra takibinde davacı tarafın 93.190,00-TL çek riskinin depo talebinden davalı kefilleri de sorumlu tuttuğu,

bilindiği üzere kefillerin gayri nakit riskin depo talebinden sorumlu tutulması için sözleşmede bu hususta açık hüküm bulunması gerektiği, eldeki davadaki yukarıda belirtilen ve incelenen sözleşmenin 10.9. maddesinde Çek Kanunundan kaynaklı davacı bankaca ödenmesi gerekli çek garanti tutarlarından ve dolayısıyla depo talebinden davalı kefillerin de sorumlu olacağına yönelik açık bir düzenleme bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi ve davalıların kefalet limiti gereği 93.190,00-TL gayri nakdi alacağın icra dosyasındaki talep doğrultusunda davalılar tarafından davacı bankaca açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesine dair ve davanın kısmen

kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Müvekkillerinin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faiz ve faiz oranları yasal sınırların çok üzerinde olup bu açıdan faizin ve faiz oranlarının kabulünün mümkün bulunmadığını, davacının iddia ettiği tüm alacakların temel sebebinin dava dışı şirket olup, müvekkillerinin iş bu kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatında olduğunu, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme 2012 tarihli olup nakdi ve gayri nakdi alacaklar zamanaşımına uğradığını, ihtarnamenin çekildiği ve ihtarnamenin tebliğ edildiği iddia edildiğini,

ancak icra takibinin ve davahıh hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı bankanın dava dilekçesinde bir kısım çeklerin bankaya iade edilmediğini, güvence bedeli ödediklerini ve bir kısım iade edilmeyen çeklerden kaynaklı da 93.190,00.-TL güvence bedeli ödeyeceklerini iddia ettiğini, müvekkilleri açısından bu alacağın kabulünün mümkün olmadığını, henüz bankaya sunulmamış, sunulup sunulmayacağı belli olmayan çeklerden dolayı müvekkillerinin gayrinakit alacağın talep edilmesinin usul ve Yasa'ya aykırı olduğunu, depo bedelinin çek hesabı açıldığı sırada nakit veya teminat olarak dava dışı şirketten alınması gerekirken alınmayıp,

şu anda müteselsil kefil olduğu iddia edilen müvekkillerinden talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyet kurallarına da aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından müvekkillerinin 17.09.2012 tarihinden itibaren 10 yıl boyunca kefalet limiti kadar sorumlu olduğuna yönelik tespitin hatalı olduğunu, davacı bankanın esasen çek karnelerinden dolayı çek yaprağı bedellerini ödeme yükümlülüğü çeklerin basım tarihinden itibaren Çek Kanunu uyarınca davacı bankanın hiç bir riski bulunmamasına rağmen söz konusu bedellerin talep edildiğini,

ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun da gözetilmeksizin usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, müvekkillerinin, iş bu dava dosyasına sunulan kredi sözleşmelerinde sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihleri sözleşmede kendi el yazılarıyla belirtilmediğini, bu sebeple müvekkillerinin kefilliklerinin geçerli olmadığını, ihtarnamenin takipten önce davalılardan ...'e tebliğ edilmediğini, takip koşullarının oluşmadığını, bu nedenle ... yönünden işlemiş faiz ve diğer ferilere hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

İlk derece mahkemesince dosyada alınan eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm tesis edildiğini, rapora karşı itirazları değerlendilmeden ek rapor alınmadan karar verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme maddeleri ve kanunun amir hükümleri göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, ilk derece mahkemesince davalı ...'e ihtarnamenin tebliğ olmamasından dolayı bu davalı açısından temerrüt tarihi icra takip tarihi olarak kabul edildiği,

bu tarihe kadar müvekkilinin nakdi alacaklarına akdi faiz işletildiğini ve bu davalı yönünden nakdi alacaklarına işleyen temerrüt faizinin eksik hesaplandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca, davalı borçluların sözleşmede yer alan taahhüt ve borçlarından herhangi birini yerine getirmemeleri halinde herhangi bir ihbar veya ihtara gerek olmaksızın bakiye alacağın ve diğer kredilerin de tamamının muaccel olacağını ve bu tutarların ödenmemesi halinde temerrüt faizinin işletileceğinin kabul edildiğini, temerrüt faizinin işletilmesi için ihtarnamenin davalılara tebliği zorunluluğu bulunmadığını,

davalı ... yönünden icra takip tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edildiğinden ve bu davalı yönünden temerrüt faizi alacaklarının eksik hesaplandığından, takip talebinde talep edilen diğer bir alacak kalemi olan gider vergisi alacağının, temerrüt faizinin %5'i oranında hesaplanan faize bağlı bir alacak olduğundan, bu alacaklarının da eksik hesaplandığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda davacı yan, davalı gerçek kişilerin, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduklarını, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış, davalı yan ise cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında takip konusu borcun dayanağını teşkil eden kredi sözleşmesindeki kefalet tarihi ve miktarının kendi el yazıları ile yazılmadığını, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunu, faizin fahiş olduğunu, kefillerden çek depo bedelinin talep edilemeyeceğini,

çeklerin basım tarihinden itibaren Çek Kanundaki 5 yıllık sürenin geçtiğini savunmuşlar, mahkemece davalıların kefalet tarihi ve miktarının kendi el yazıları ile yazılmadığına ilişkin savunmaları incelenmeksizin, bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ve asgari sorumluluk bedellerinin depo edilmesine karar verilen çeklerin basım tarihleri araştırılmaksızın ve ayrıca dava konusu krediye uygulanan fiili faiz oranı tespit edilmeksizin eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi "Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" hükmünü içermektedir.

6100 sayılı HMK.nun 211.maddesinde "(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir.

a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.

b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir." hükmü düzenlenmiştir.

İlk derece mahkemesince, kefalet bölümündeki yazı, miktar ve tarihin davalıların elinden çıkıp çıkmadığına ilişkin bir inceleme yapılmadan karar verilmiş olup, davalı kefillerin kefaletlerine ilişkin el yazılarının kendilerine ait olup olmadığı hususunda grafolog bilirkişiden rapor alınmak, böylelikle dava konusu sözleşmelerdeki kefaletlerin TBK hükümlerine göre geçerli olup olmadığının tespit edilmesi ve davalı gerçek kişilerin söz konusu kredi sözleşmeleriyle ilgili sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, genel kredi sözleşmesindeki kefaletlerinin geçerli olup olmadığı tespit edilerek,

sorumlulukları var ise bankacı bilirkişiden dava konusu kredi hesaplarının bulunduğu şubede banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu işlemlere ilişkin tüm kayıtlar ve işlem dayanakları,

genel kredi sözleşmeleri incelenerek söz konusu krediler nedeniyle bankaca uygulanan fiili faiz oranı tespit edilerek borç miktarına ilişkin bilirkişi raporu alınması ve depo edilmesi talep edilen çek sorumluluk bedellerine ilişkin genel kredi sözleşmesinde açıkça kefillerin sorumlu olduğuna ilişkin düzenleme olup olmadığı tespit edilmemiş olması ve ayrıca Çek Kanunu'nun yukarıda açıklanan hükümleri gözetilerek basım tarihlerinin tespit edilmemiş olması uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delil niteliğindedir.

Hal böyle olunca, mahkemece genel kredi sözleşmesinde davalı gerçek kişilerin kefaletlerin geçerli olup olmadığı, oldukları kanaatine varılması halinde bankacı bilirkişiden dava konusu kredilerin kullandırıldığı şubeye ait banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak ve davacının istinaf dilekçesindeki itirazları da değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemler nedeniyle yukarıda belirtilen hususlarda rapor alınıp, çeklerin basım tarihlerinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip deliller toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ayrı ayrı KABULÜNE,

2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2022 tarih ve 2021/526 Esas 2022/39 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya tarafa iadesine,

5-Davalı tarafından yatırılan 224,64 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya tarafa iadesine,

6-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/790, K. 2024/1000, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Bölge Adliye Mahkemesi
  5. Esas No : 2022/790
  6. Karar No : 2024/1000
  7. Türk Milleti Adına
  8. Karar
  9. İncelenen Dosyanın
  10. Mahkemesi : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
  11. Tarihi : 27/01/2022
  12. Numarası
  13. Davacı
  14. Vekili
  15. Davalılar
  16. Dava
  17. Dava Tarihi : 10/09/2021
  18. Karar Tarihi : 26/09/2024
  19. Gerekçeli Kararın
  20. Yazıldığı Tarih : 26/09/2024
  21. Dava
  22. Cevap
  23. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  24. İstinaf Sebepleri
  25. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/790
Karar No
2024/1000
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/791 K.2024/711
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/792 K.2024/660
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/792 K.2024/853
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/792 K.2024/552
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/793 K.2024/732
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/795 K.2024/558

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.