KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/815 E., 2025/765 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/815
- Karar no
- 2025/765
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/03/2022
- Numarası
- 2020/646 Esas 2022/224 Karar
- Davacı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/12/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/07/2025
Karar Metni
2.243 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ...
A.Ş.'ne muhtelif genel kredi sözleşmesi gereğince krediler kullandırıldığını, davalı borçlu .....n 1. maddede sözü edilen genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğununu, borcun tamamından davacı bankaya karşı hukuken sorumlu olduklarını, sözleşmelerden doğan borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından karşı taraf kefillere hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek ilgili hesapların kat edildiğinin bildirildiğini, kredi borçlarının ödenmesi gerektiğini, aksi halde yasal takibe geçileceğinin ihtar edildiğini,
borcun ihtarnamenin tebliğine karşın ödenmemesi üzerine davacı banka alacaklarının tahsilini teminen 15.10.2020 tarihinde (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) karşı taraflar kefiller aleyhine Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2020/9458 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını,
ancak karşı taraf borçlular vekilleri tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçeleri ile takibe ve takip talebinde belirtilen borçların tamamına haksız olaak itiraz edildiğini iddia ederek davalı borçlular tarafından Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2020/9458 esas sayılı dosyasına yönelik haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şekliyle devamına,%20’sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava konusu olan 06.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine ilişkin borçun ... ... ... ... A.Ş. tarafından ödendiğini, ... ... ... ...
A.Ş.'nin alacaklı bankadan 06.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 30.000.000 TL ... kredisinin son taksidini 17.11.2018 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla işbu dava konusu borç 2018 yılında ödenmiş olduğunu, davalıların hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, işbu dava konusu borçun 23.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile yenilendiğini, alacaklı bankanın işbu itirazın iptali davasında dava dilekçesinin eklerinde sunmuş olduğu 06.12.2013 yılına ait genel kredi sözleşmesindeki kefalet sözleşmesinde ...
A.Ş. ve ... imzasının bulunmasına rağmen 23.02.2016’da ... tarafında yenilenen genel kredi sözleşmesinde ... ... ve ... imzasının bulunmadığını, kaldı ki ... ve ... ...
02.02.2016 yılında ortaklıklarını sonlandırdıklarını ve hisse devri yapıldığını, 06.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine bağlı olan kefalet sözleşmeleri geçersiz olduğunu, alacaklı banka davalılar karşı asıl borçlunun geçici konkordato mühleti kararı aldırdığını bildirme yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka ile dava dışı ... ... ... ... ... A.Ş. arasında imzalanan 06.12.2013 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, davalı ...'un sözleşme tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olduğu,
öte yandan asıl borçluya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş olduğu görülmekle sözleşme tarihi itibari ile TBK 586 maddesi kapsamında müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu ve ödenmeyen alacağın müteselsil kefillerden de talep edilebileceği, taraflar arasında imzalanan 06.02.2013 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından aslı borçlu lehine düzenlenen 3.500.000,00 TL bedelli ve 151.970,00 TL bedelli teminat mektupları verildiği, 3.500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 14.09.2020 tarihinde tazmin edilerek nakde dönüştüğü diğer teminat mektubunun mer'i olduğu,
nakde dönüşen teminat mektubu bedelinin ödenmemesi nedeniyle hesapların kat edilerek asıl borçlu ile davalı müteselsil kefil borçlulara ihtarname keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığı, bankacı bilirkişi tarafından davacı banka şubesi kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle takibe konu 06.12.2013 tarihli sözleşme kapsamında verilen ve nakde dönüşen 26.352.347,00 TL teminat mektubu bedeli ve davalıların temerrüt tarihlerine göre belirlenen işlemiş faiz ve %5 gider vergisi tutarları raporda tespit edilmiş olup dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporu hükme esas alındığı,
müteselsil kefil davalıların ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu, takibe konu 619.560,89 TL bedelli teminat mektubunun dava konusu edilmediği, dava konusu olan ve takipte talep edilen 151.970,00 TL bedelli teminat mektubunun ise tazmin edildiğine dair bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu kapsamda teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilebilecek iken davacı banka tarafından ilamsız takipte 151.970,00 TL 'nin nakit alacak olarak tahsilinin talep edildiği,
alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2020/9458 esas sayılı takibe davalı ...'un itirazının 26.352.347,30 TL asıl alacak, 664.811,16 TL işlemiş faiz, 33.240,56 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 27.050.399,02 TL üzerinden, davalı ... ....
A.Ş itirazının 26.352.347,30 TL asıl alacak, 350.390,12 TL işlemiş faiz, 17.519,51 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 26.720.256,93 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemine %47,80 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 5.410.079,80 TL'nin davalı ... ....
A.Ş'nin 5.344.051,38 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
151.970,00 TL bedelli teminat mektubunun tazmin edildiğine dair bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi, teminat mektubu bedelinin deposu talep edilebilecek iken, ilamsız takipte nakit alacak olarak tahsilinin talep edildiğinden bahisle red kararı verilmiş ise de, dosyada mübrez icra müdürlüğü imzasını taşır ödeme emri ve takip talebinden açıkça anlaşılacağı üzere: 151.970,00 TL’lik teminat mektubu bedelinin “gayrinakdi alacaklarımız” başlığı altında belirtildiğini ve talep açıklama kısmında da , "…toplam alacak ile her bir nakdi asıl alacağa ………borçlulardan tahsili,
771.530,89 TL ( 151.970,00 TL + 619.560,89 TL) gayrinakdi teminat mektubu / çek bedellerinin ... ... ...
Şubesi nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini teminen tahsili, teminat mektuplarının/çek bedellerini takip tarihinden sonra nakde tahvil edilmesi halinde ise, nakde tahvil tarihinden itibaren tamamen tahsiline kadar işleyecek %72 oranında temerrüt faizi, temerrüt faizinin %5 BSMV'si, icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte borçlulardan tahsili"nin talep edildiğinin açıkça belirtildiğini, 619.560,89 TL’lik teminat mektubu bedelinin ise davalı-borçluların sorumlulukları kapsamının dışında tutulduğunu, müvekkili bankanın 151.970,00 TL’lik teminat mektubu bedelini gayrinakdi risk olarak takibe konu ettiği,
söz konusu risk tutarı yönünden depo talebinde bulunduğunu ve davalı borçlulara yönelttiği bu talepte haklı olduğu hususunun ilk derece mahkemesine tanzim edilen 12/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiğini, dava konusu 151.970,00 TL bedelli teminat mektubunun henüz nakde dönmediğini ve teminat mektubu bedelinin müvekkili bankanın ...
Şubesi nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi talebinin dava konusu takipte mevcut olduğunu, hal böyle iken ilk derece mahkemesince söz konusu tutarın nakit alacak olarak talep edildiği ve nakde tazmine ilişkin bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığı gerekçesiyle red kararı verilmesinin kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiğinin açık bir göstergesi olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, müvekkili banka aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda ödeme için verilen 1 günlük süreye göre temerrüdün davalı ... yönünden 25/09/2020 tarihi itibariyle oluştuğu;
buna karşın ... ....
A.Ş.’ne ihtarnamenin tebliğ edilememiş olması sebebi ile temerrüdün bu borçlu yönünden takip tarihi itibarı ile oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği tespitlerine yer verildiğini ve hesaplamanın da bu doğrultuda yapıldığını, hesap kat ihtarnamesinin kredili firmanın genel kredi sözleşmesinde yazılı adresine 25.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup; temerrüdün 26.09.2020 tarihi itibariyle oluştuğunun ve müvekkilinin bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizini davalı-kefillerin tamamından talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe davalıların vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2020/9458 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 26.352.347,30 TL asıl, 151.970,00 TL asıl alacak, 619.560,89 TL asıl alacak, 664.811,16 TL işlemiş faiz, 33.240,56 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 27.821.929,91 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçluların yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
12/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıların davacı banka ile dava dışı ... A.Ş.
arasındaki 06.12.2013 tarihli ve 50.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesini müselsil kefil
sıfatıyla imzaladıkları, her iki davalı yönünden de kefalet limitinin 50.000.000,00 TL şeklinde
tespit edildiği, takibe konu edilen nakdi kredi ... ... ... Genel Müdürlüğü’ne hitaben verilen
3.500.000,00 USD tutarlı teminat mektubundan kaynaklandığı, bu mektubun ise 02.01.2014
tarihinde düzenlendiğini, bu duruma göre söz konusu teminat mektubunun 06.12.2013 tarihli
sözleşme kapsamında kullandırıldığının düzenlendiği, Dolayısıyla 3.500.000,00 USD tutarlı teminat mektubundan kaynaklan nakdi borçtan da davalılar sorumlu bulundukları yine takibe konu edilen Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’ye hitaben verilen 151.970,00 TL
tutarlı teminat mektubunun da 02.01.2014 tarihinde düzenlendiği, bu mektubun
nakde dönüştüğüne dair bir delil ibraz olunmadığı, bu nedenle davacı bankanın 151.970,00 TL
tutarlı teminat mektubu bedelinin depo edilmesini talep etme hakkına sahip olduğu, sözü edilen teminat mektubunun da 06.12.2013 tarihli sözleşme kapsamında
kullandırıldığının kabul edildiği, kat ihtarnamesinde ticari artı para (ticari kredili mevduat hesabı) kredisinde kaynaklanan
faiz ve BSMV alacağına yer verildiği, ancak ticari artı para kredisinin 23.02.2016
tarihli ve 57.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandıktan sonra bir çok kez sıfırlandığı, 23.02.2016 tarihli sözleşmede davalıların kefalet imzaları bulunmadığından ticari artı para kredisinden kaynaklanan borcun 23.02.2016 tarihli sözleşmeyle ilgili olduğu, söz konusu borçtan davalıların sorumlu tutulamayacağı kanaatine ulaşıldığı, 3.500.000,00 USD tutarlı teminat mektubu 14.09.2020 tarihinde tazmin edilmiş ve nakde
dönüştüğünü, tazmin tutarının 26.188,050 TL olduğu tespit edildiği, dava dışı asıl borçlunun kredi hesaplarının 21.09.2020 tarihinde kat edildiği, ihtarnamenin davalı ...’un adresine 23.09.2020 tarihinde ulaştığı, adı
geçene bu tarihte tebliğ edilmiş olduğunun kabul edildiği,
davalı ... .... A. Ş.’nin adresine de 23.09.2020 tarihinde ulaştığı, ... .... A. Ş.’nin kredi sözleşmesinde gösterdiği adres ile ihtarnamenin
gönderildiği adresin farklı olduğu, ihtarnamede sokak numarasının yanlış yazıldığı, bu nedenle
ihtarnamenin davalı ... .... A. Ş.’ye tebliğ edilemediği,
ödeme için verilen süre 1 gün olduğu, davalı ... yönünden 25.09.2020 tarihinden
başlamak üzere temerrüt halinin oluştuğu, ancak diğer davalı ... .... A. Ş.
yönünden temerrüdün ihtarnamenin tebliğ edilmemiş olması nedeniyle takip tarihi itibariyle
oluştuğunun kabul edildiği, diğer yandan nakde dönüşen teminat mektubuna tazmin tarihinden itibaren yıllık % 23,90 oranında kredi faizi uygulandığı belirlenmiş olduğu, sözleşme gereğince temerrüt faizi oranı % 47,80
(23,90 x 2) şeklinde tespit edildiği, davalı ... yönünden 26.389.214,09 TL asıl alacak, 700.780,24 TL işlemiş faiz, 35.039,01 TL BSMV, 27.125.033,34 TL nakit alacak toplamı, 151.970,00 TL depo talebi olmak üzere toplam 27.277.003,34 TL şeklinde olduğu, davacı banka talebindeki alacak kalemleri bilirkişilerce hesaplanan
alacak kalemlerinden daha az olduğundan davacı banka talebi doğrultusunda işlem yapılması
gerektiği takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ... .... A. Ş.’den olan alacağının 26.352.347,30 TL asıl alacak (% 47,80 Tem. Faizi) , 350.390,12 TL işlemiş faiz, 17.519,51 TL % 5 BSMV, 26.720.256,93 TL toplam
, 151.970,00 TL depo talebi
olmak üzere toplam 26.872.226,93 TL şeklinde olduğunun kabulünün gerektiği, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 47,80 oranında temerrüt faizi, temerrüt faizine ise % 5 oranında BSMV hesaplanması gerektiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı ... ... ... ... ... A.Ş. arasında imzalanan 06.12.2013 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, davalı ...'un sözleşme tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, kefaletlerin geçerli olduğu,
asıl borçluya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş olduğu görülmekle sözleşme tarihi itibari ile TBK 586 maddesi kapsamında müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu ve ödenmeyen alacağın müteselsil kefillerden de talep edilebileceği, taraflar arasında imzalanan 06.02.2013 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından aslı borçlu lehine düzenlenen 3.500.000,00 TL bedelli ve 151.970,00 TL bedelli teminat mektupları verildiği, 3.500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 14.09.2020 tarihinde tazmin edilerek nakde dönüştüğü diğer teminat mektubunun mer'i olduğu,
nakde dönüşen teminat mektubu bedelinin ödenmemesi nedeniyle hesapların kat edilerek asıl borçlu ile davalı müteselsil kefil borçlulara ihtarname keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığı,
mahkemece alınan ve bankacı bilirkişi tarafından davacı banka şubesi kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunda takibe konu 06.12.2013 tarihli sözleşme kapsamında verilen ve nakde dönüşen 26.352.347,00 TL teminat mektubu bedeli ve davalıların temerrüt tarihlerine göre belirlenen işlemiş faiz ve %5 gider vergisi tutarlarının tespit edildiği, davalı ... ....
A.Ş.'ne gönderilen kat ihtarnamesinin bila tebliğ iade edilmesi nedeniyle anılan davalı yönünden temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiği, böylelikle bilirkişi raporunda davalı şirketin temerrüdün takip tarihi olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine ilk derece mahkemesince kabul ve ret oranları gözetilerek davalılar yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarında bir hata söz konusu olmadığı,
Dava konusu icra takibinde davacı yanca gayri nakdi alacaklarının 151.970,00 TL ve 619.560,89 TL teminat mektubu kredilerinden kaynaklandığı belirtilerek söz konusu bedellerin "....faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini teminen borçlulardan icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile tahsili..." talep edilmiş olmakla söz konusu açıklamanın takip konusu teminat mektuplarının bedelinin depo edilmesi istemine ilişkin olmayıp depo bedelinin davalılardan tahsiline ilişkin olduğu ve dava konusu 151.970,00 TL bedelli teminat mektubunun mer'i olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/815, K. 2025/765, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama