İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/169 K.2025/618

Taraflar arasındaki şirket hisse satışının iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2023/169Karar2025/618Tarih3 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.363 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/169 E., 2025/618 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
3 Haziran 2025
Esas no
2023/169
Karar no
2025/618
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/10/2022
Numarası
2022/349 Esas 2022/659 Karar
Dava
Şirket hisse satışının iptali, mümkün olmadığı takdirde rayiç değerinin tespiti ile farkının ödenmesi
Dava tarihi
24/05/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
03/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.363 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki şirket hisse satışının iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı; davalı ...'un % 50 hissesinin davacıya, % 50 hissesinin ise dava dışı ...'e ait olduğunu, 24/07/2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile davacı ile dava dışı ...'in şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, 28/05/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında sermaye artırımının yapılarak şirket sermayesinin 25.000.000-TL olarak belirlendiğini, sermaye artışının geçmiş yıl karlarından karşılanmasına karar verildiğini, 09/10/2012 tarihli karar ile davacı ve dava dışı ...'in müşterek imza ile şirketi temsil etmesine karar verildiğini,

İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1315 değişik iş sayılı kararı ile 11/02/2016 tarihinden itibaren dava dışı ... yöneticilerinin, davalı ...'a yönetim kayyımı olarak atandıklarını, ... Başkanlığının 10/09/2019 tarihli kararı ile davacıya ait davalı ... hisselerinin, davalı ...'e devredildiğini,

hisse devrinin kendisi tarafından yapılmadığını, kayyım yönetiminin tek taraflı olarak almış olduğu idari karar sonucu gerçekleştirildiğini, hisse devrine rızasının olmadığını, davalı ...'un kayyım olarak atanan ... tarafından yönetildiği 11/02/2016 - 24/07/2020 tarihleri arasına ilişkin tüm belgelerin, şirket ortağı ve yöneticisi olan davacıya ödenmesi gereken kar payının, huzur hakkının, diğer haklarının ne şekilde tasarruf edildiğinin, ödemelerin hangi hesaba yatırıldığının ve nemalandırıldığı hususuna ilişkin belge ve bilgilerin, ihtarnameler ile talep edildiğini, bilgi ve belge paylaşılması hususunun reddedildiğini,

red kararına karşı İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2022/589 esas sayılı dosyası ile dava açılarak ... yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, satışın ...'nin pay devri konusunda izin vermesi suretiyle gerçekleşmiş olması halinde ...'nin pay devri yapmaya izin verme yetkisi bulunmadığından,

davacı herhangi bir şekilde haberdar edilmediğinden ve mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden yapılan devrin yok hükmünde olduğunu, davalı ...'in ise davacının mal varlığı üzerindeki tedbir şerhlerini bilerek rayiç değerinin çok altında bir bedel ile hisseyi satın alması nedeniyle iyi niyetli olmadığını, davacıya ait şirket hisselerinin devrinin hukuksuz olduğunu, davacının mal varlığı hakkında verilmiş bir müsadere kararının bulunmadığını, varsa ... tarafından verilen satışa veya devre ilişkin tüm izinlerin hukuksuz olduğunu, davacıya haber verilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini,

davacının bilgi edinme hakkının kullandırılmadığını, davacının hisse satın alma süresinde ...

Şirketinden kredi kullandığını, mal varlığına el konulması nedeniyle kredinin son taksitini ödeyemediğini, son taksitin ödenmesi amacıyla başlatılan icra dosyası kapsamında davacıya ait davalı ...'ta bulunan hisse bedelinin 53.250.000-TL olarak ...Şirketine depo edildiğinin tespit edildiğini, davacı hakkındaki soruşturma dosyalarının incelenmesi sonucunda ise, davacıya ait davalı ... hisselerinin davalı ...'e satış ve devrinin 53.250.000-TL bedel ile yapıldığının ve bedelin vadeli hesaba yatırıldığının, hesap üzerinde Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/5109 değişik iş sayılı kararı ile tedbir bulunduğunun tespit edildiğini,

davacının 2015 yılından itibaren yurt dışında yaşadığını, yurt dışına gitmeden önce davalı ... yönetim kurulu üyesi olduğunu, hisselerinin yönetilmesi hususunda herhangi bir şekilde başka kişi yada kurumlara yetki verilmediğini, bu hali ile de hisselerin devrine ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunu, hisselerin devri nedeniyle davacının en az 14 kat kadar zararının bulunduğunu, şirketin 2014 Haziran ayından sonra herhangi bir değer kazanmadığı kabul edilse bile davacının zararının 242.490.000,00 TL olduğunu,

davacıya ait ... hisselerinin Haziran 2014 ve Haziran 2015 tarihleri itibari ile değerinin 53.000.000 Amerikan doları (USD) ve güncel kur ile bu değerin 784.400.000-TL olduğunu, Amerikan doları kuru bazında şirket hisselerinin 14,8 kat düşük bedelle satışının yapıldığını ve davacının zarara uğratıldığını, yönetim kurulu üyesine ödenmesi gereken aylık miktarının ise 20.000 Amerikan doları (USD) olduğunu ve ödenmediğini belirterek;

davacıya ait davalı ...'ta bulunan % 50 oranındaki hissenin satışına ilişkin işlemin iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde ise davalı ...'un değer tespitinin yapıldığı 2014 ve 2015 veya hisse devrinin yapıldığı 2019 yada dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilerek hangisi en yüksek ise belirlenen bedelin bankaya depo edilen miktar mahsup edilmek suretiyle şimdilik 125.000-TL'nin, davacının şirket yöneticisi ve ortağı olduğu dönemde ödenmesi gereken kar payı, huzur hakkı ve diğer özlük haklarının parasal değerlerine karşılık olmak üzere ise şimdilik 25.000-TL'nin,

dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...

Şirketi; davalı ...'in dava dışı ... yönetiminde bulunan davalı ... hisselerini 10/09/2019 tarihinde usulüne ve mevzuata uygun olarak devraldığını, dava konusu talebin ... tarafından yapılan hisse satış işleminin iptaline yönelik olduğunu ve idari yargının görevli olduğunu, davalı ...'a kayyım olarak ...'nin atandığını, davacıya ait % 50 hissenin satışı hususunda izin talep edildiğini, izin üzerine ... firması tarafından yapılan değerleme sonucunda tespit edilen 106.500.000-TL bedel dikkate alınarak davacıya ait hissenin 53.250.000-TL karşılığında davalı ...'e devredildiğini, davalı ...'e husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını,

davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davalı şirketin, 2016 yılında kurulduğunu, hisseleri mevzuata uygun şekilde devraldığını, İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1322 değişik iş sayılı kararı ile davacının mal varlığının idaresi için ...'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/3013 değişik iş sayılı kararı ile davacının taşınmazlarına, ortağı bulunduğu şirketlerdeki ortaklık paylarına, banka ve diğer mali kurumlardaki hesaplarına el konulmasına karar verildiğini, davacının yurt dışında firari olduğunu,

davacının taleplerinin bu nedenle dahi reddinin gerektiğini, dava konusu devir işlemine ilişkin idari karar ile şirket yönetim kurulu kararının hukuka uygun olduğunu, iptalinin talep edilmesinin kabul edilebilir bir tarafının bulunmadığını, davacıya ait davalı ...'ta yer alan nama yazılı pay senetlerinin İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/1746 değişik iş sayılı kararı ile iptal edildiğini, iptal sonrasında iptal edilen miktarda pay senedinin bastırılmak suretiyle kayyım yönetimine verildiğini ve sonrasında nama yazılı pay senetlerinin TTK'nin 490. maddesi uyarınca davalı ...'e devredildiğini,

hisse satış ve devir sözleşmesi imzalandığını, pay senetlerinin ciro edildiğini ve tesliminin gerçekleştiğini, bedelin blokeli hesaba yatırıldığını, pay devrinin pay defterine 27/09/2019 tarihinde işlenmek suretiyle devir işleminin tamamlandığını, davalı ...'in üçüncü kişi olarak üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, davacının şirketin ... yönetiminde olduğu süre için huzur hakkı ve kar payı isteme hakkının bulunmadığını belirterek öncelikle davanın yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davalı ... yönünden davanın husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,

mümkün olmadığı takdirde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine, bu da mümkün olmaması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...

Şirketinin 09/09/2022 tarihinde ve süresi sona erdikten sonra sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, dava konusu pay devri işlemlerinde davalı şirketin yetkili olmadığını, işlemlerin yetkili merci tarafından usulüne ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, davalının hisse devrinin tarafı olmadığını, davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacıya ait davalı şirkette yer alan paylara el konulmasına karar verildiğini, şirket yönetiminin önce atanan kayyımlara, daha sonra ise ... devredildiğini, şirkete kayyım atanmasının sebebinin davacı olduğunu,

pay devrine ilişkin satış kararının ... yönetim kurulu tarafından alındığını, gerekli onayların alınması sonrasında ise satış işleminin gerçekleştirildiğini, davalının satış işleminin tarafı olmadığını, davacıya ait davalı şirkette yer alan ortaklık payının satış işlemlerinin usulüne uygun şekilde yetkili bulunan ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının ortaklık payının ise hesabına yatırıldığını, davacının ortaklık sıfatının sona ermesi nedeniyle huzur hakkı ve sair diğer haklarını talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek;

öncelikle husumet nedeniyle, aksi halde ise haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İhbar olunan .... İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 29/03/2017 tarih, 2017/1322 değişik iş sayılı kararı ile davacı ...'un mal varlıkları ve mal varlığı değerlerine el konulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/47592 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ise İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 11/02/2016 tarih, 2016/1315 değişik iş sayılı kararı ile davalı ...

Şirketine kayyım atandığını, kayyımlara ilişkin görevlerin daha sonra kanun ile ... devredildiğini, ... 16/10/2017 tarih, 2017/218 sayılı kararıyla davacının, davalı ... Şirketinde bulunan % 50 hissesinin satışı hususunda alınan yönetim kurulu kararına uygunluk onayının verildiğini, şirket yönetim kurulunun 05/08/2019 tarih, 2019/10 sayılı kararı ile davacıya ait % 50 hissenin yapılan değerleme neticesinde tespit edilen 106.500.000-TL bedel dikkate alınarak davalı ...

Şirketine satışının gerçekleştirildiğini, yönetim kurulunun 10/09/2019 tarih, 2019/11 sayılı kararı ile davacıya ait nama yazılı hissenin satışına onay verildiğini, davacı ...'a ait hisse bedelinin ise blokeli hesaba yatırıldığını ve devir işleminin ortaklar pay defterine işlendiğini, ihbar olunanın kamu kurumu olduğunu, görevlerinin kanun ile düzenlendiğini, davanın ihbar edilmesinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda;" Davalı ... şirketi yönünden, davalı şirkette bulunan davacı hissesinin satışının iptali ile adına tescilli, mümkün olmadığı takdirde rayiç değerinin tespiti ile ödenmesine yönelik davanın HMKnın 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca davalının dava ve taraf ehliyetinin bulunmaması (husumet) nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... şirketi yönünden, davalı ... şirketinde bulunan davacı hissesinin satışının iptali ile adına tescili, mümkün olmadığı takdirde rayiç değerinin tespiti ile ödenmesine yönelik davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin tefrik kararının usule aykırı olduğunu, davalı tarafın itirazlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın taraflarca hazırlama ilkesine aykırı olduğunu, davalı ... şirketi yönünden davanın husumet nedeniyle reddinin hatalı olduğunu, şirketi yöneten kayyımlar eliyle hissesinin değerinin çok altında satışına sebebiyet verildiğini, davalının, zararından doğrudan sorumlu olduğunu, Adli Yardım talebinin reddinin adalete erişimini engellediğini, davanın reddi kararının hatalı olduğunu,

hissesini satma yönünde bir iradesi bulunmadığı halde ... eliyle alınmış idari bir kararla kayyımlar eliyle yönetilen hissenin satışının gerçekleştirildiğini, verilen kararla gerekçeli karar, adalete erişim, hak arama özgürlüğü ve Anayasal haklarının ihlal edildiğini, davalı ... şirketi aleyhine fazla vekalet ücreti takdir edildiğini, özetle; hissesinin rızası dışında yapılan satışının yok hükmünde olduğunu, zararının karşılanması gerektiğini ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, davacıya ait davalı ... Şirketinde bulunan nama yazılı hissenin, diğer davalı ... A.Ş.'ye satış işleminin iptali ile payın yeniden davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde hissenin rayiç değerinin tespiti ile tarafına ödenmesi istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.

Hemen belirtmek gerekirse 21/02/2017 karar tarihi itibariyle ve halen yürürlükte bulunan, 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5/3. maddesinde, "Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik dava ve işlere bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı" şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Somut olayda, dava dilekçesinde harca esas değer şimdilik 125.000-TL olarak gösterilip bu tutar üzerinden harç yatırılarak dava açılmış ise de, talebe konu hissenin devir bedelinin 53.250.000-TL olup dava dilekçesindeki talep gözetildiğinde; davanın, davacıya ait hissenin, davalı ... Şirketine atanan kayyımlar vasıtasıyla diğer davalı ... Şirketine satışına yönelik işlemlerin iptali ile yeniden adına tescili, olmadığı takdirde hisse satışına dayalı uğradığı zararların tespiti ile davalı şirketlerden tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, ön inceleme celsesinde taraflar arasında ki uyuşmazlıkların tespiti sonrası pay iptali tescil olmadığı takdirde zararının tahsili istemli davada; “ davacı ...'a ait % 50 hissenin bulunduğu davalı ...

Şirketine kayyım atandığı, 7082 sayılı Kanunun 9 ve 7083 sayılı Kanunun 7. maddeleri uyarınca kayyım olarak ...görevlendirilmesine ve daha önce görevlendirilen kayyımların görevlerinin sona erdirilmesine karar verildiği, 5411 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ...yönetim ve denetimi kendisine devredilen şirket veya şirketlerin mal ve taşınmazlarını, hak ve varlıklarını satabileceği, davaya konu davacı ...'a ait davalı ...

Şirketinde bulunan hisselerin de anılan kanun hükümleri uyarınca verilen yetki ve görev ile 6758 sayılı Kanunun 19/3 ve 19/9. maddeleri uyarınca verilen yetki ve görev kapsamında satış işleminin gerçekleştirildiği, ... işlemlerin yapıldığı tarih ile yürürlükte olan kanunlar kapsamında kendisine verilen yetki ve görev ile davacıya ait hissenin satış işlemini yapması nedeniyle hisse devir sözleşmesinin geçersiz sayılmasını gerektiren herhangi bir hususun bulunmadığı, mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda da yapılan devir işleminin kanundan kaynaklanan yetkiye aykırı olarak,

kesin hükümsüzlüğe neden olacak şekilde yapıldığına ilişkin herhangi bir durumun tespit edilemediği, bu hali ile davacı ...'a ait davalı ... Şirketinde bulunan hisselerin satışının 5411 sayılı Kanunun 111. maddesi yollaması ile 6758 sayılı Kanunun 19/3 ve 19/9. maddelerine uygun şekilde gerçekleştirildiği, dayanak kanun maddelerinin satış işlemlerinin gerçekleştirildiği tarih itibari ile yürürlükte olduğu ve yapılan işlemlerin kanuni dayanağının bulunduğu,

kanuni dayanağı bulunan işlemler nedeniyle oluşan bir zarar bulunup bulunmadığının araştırılmasının dosya safahatına herhangi bir katkı sağlamayacağı, kaldı ki davacı ... hakkında açılan soruşturmanın ve dava konusu hisse üzerine konulan tedbirin de halen devam ettiği, yapılacak ceza soruşturması sonucunda müsadere edilip edilmeyeceği hususunda verilecek kararın niteliğine göre talepte bulunulmasının mümkün olduğu, soruşturmanın devam etmesi, hisse üzerinde tedbirin bulunması ve müsadere edilip edilmeyeceği hususunun belli olmaması nedeniyle bu aşamada oluşan bir zarardan söz edilmesinin de mümkün olmadığı,

davanın erken açılan dava niteliğinde de bulunduğu, davalı ...

Şirketinin davaya konu edilen hisse satış sözleşmesinin tarafı olmadığı, hisse satış sözleşmesine konu olan şey olduğu, hisse satışına konu olan şey olması nedeniyle de taraf ehliyetinin bulunmadığı ve husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın taraf ehliyeti (husumet) nedeniyle, davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar vermek gerekmiş," şeklindeki gerekçelerle; açılan davanın reddine yönelik karar verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan, dava dilekçesinde yer alan talepler ile mahkeme gerekçesinde işaret edilen hususlardan anlaşılacağı üzere, davacı, zarara uğratıldığı iddiasına dayalı adı geçen ... Şirkette mevcut hisessinin satışına yönelik davalı şirketler arasında yapılan işlemler ile alınan kararların iptalini, olmadığı takdirde zararının belirlenerek karşılanmasını talep etmekte olup davacının, bu taleplerinin 5235 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince Heyetçe değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin tek hakim tarafından yapılan inceleme sonucunda yukarıda yazılı olduğu üzere davanın reddine yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık hususu gözetilerek kabulüne, davacı taleplerinin, heyetçe görülüp değerlendirme yapılması ve yeniden bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının sair istinaf itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun kamu düzeni (mahkemenin teşekkülü) gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,

2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarih ve 2022/349 Esas 2022/659 Karar sayılı kararının mahkemesi teşekkülü nedeniyle KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden heyetçe görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 492-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/169, K. 2025/618, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/169
Karar No
2025/618
Tarih
3 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/169 K.2025/1091
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/170 K.2025/690
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/171 K.2025/394
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/172 K.2025/371
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/172 K.2025/499
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/172 K.2025/513

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.