İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/799 K.2026/463

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2023/799Karar2026/463Tarih16 Nisan 2026Okuma12 dk · 2.327 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/799 E., 2026/463 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
16 Nisan 2026
Esas no
2023/799
Karar no
2026/463
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
16/03/2022
Numarası
2020/616 Esas 2022/173 Karar
Dava tarihi
04/12/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.327 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle.

Bankanın Küçükesat Şubesi müşterilerinden ...’a, muhtelif Genel Kredi Sözleşmesi/Sözleşmeleri gereğince krediler kullandırıldığını, davalı borçlu ...'ın ise sözü edilen Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığından, borcun tamamından bankaya karşı hukuken sorumlu olduğunu, sözleşmelerden doğan borcun ödenmemesi üzerine kefillere hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek hesapların kat edildiğinin bildirildiğini ve kredi borçlarının ödenmemesi halinde yasal takibe geçileceğinin ihtar edildiğini, borcun ihtarname tebliğine karşın ödenmemesi üzerine,

Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1333 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını ancak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek davalı/ borçlu kefil tarafından yapılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 31/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında banka tarafından kullandırılan kredilerden dolayı davacı bankanın toplam 4.825.435,76-TL alacağı bulunduğu, bu alacağın ödenmesinden asıl borçluya müteselsil kefil olan davalının kefalet hükümleri gereğince sorumlu olduğu, sözleşmede bankanın kefilden gayri nakdi alacağın depo edilmesini talep edebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından kefilden gayri nakdi alacak için depo talebinin yerinde olmadığı,

davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın yukarıda belirtilen miktar üzerinde iptali gerektiği, gayri nakdi alacak yönünden ödeme emrine yapılan itirazın haklı olduğu gerekçesiyle; " davacının nakdi alacak yönünden davasının kısmen kabulü ile Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2020/1333 esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 4.825.435,76-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 15.000,00 TL alacağa %20,40 , 62.329,02-TL lik alacağa %20,40, 117.486,45-TL lik alacağa %25,68, 1.269.391,00 TL lik alacağa %52, 1.325.604,09-TL lik alacağa %48,96 ,

1.500.000,00 TL lik alacağa %53 , 118,75-TL lik alacağa %72 , 8.120,00 TL lik alacağa %49,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 'i oranında BSMV işletilmesine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 965.087,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine " dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz oranın raporda %24 ve %20,40 olarak 8. ve 26. sayfada belirtildiğini, bu oranın %24 olarak alınması gerekirken kararda %20,40 alınmasının hatalı olduğunu, kefilin gayrinakdi krediden sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için kefil aleyhine başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı, dava dışı asıl borçlu ile arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlattığı icra takibinde davalı borçlu kefil tarafından yapılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece; davacı banka ile dava dışı borçlu ... arasında imzalanan 31/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredilerden dolayı davacı bankanın takip tarihi itibariyle 4.825.435,76-TL nakdi alacağı bulunup bu alacağın ödenmesinden müteselsil kefil olan davalının sorumlu olduğu,

sözleşmede bankanın kefilden gayri nakdi alacağın depo edilmesini talep edebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmadığından kefilin gayri nakdi alacaktan sorumlu olmadığına ilişkin yazılı olduğu üzere davanın kısmen kabul kısman reddine yönelik karar verilmiştir.

Davacı banka tarafından, davalı kefil aleyhine Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1333 Esas sayılı dosyasında toplam 5.863.865,61-TL nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalı kefil tarafından süresinde ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1333 Esas sayılı takibine konu alacağa dayanak kredi sözleşmesinden dolayı davalının kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı bankanın dava dışı ...'a kullandırılan kredilerden dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalı kefilden talep edilip edilemeyeceği, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasındaki 31/10/2016 tarihli 10.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesine davalı kefil ...'ın müteselsil kefil olduğu ve kefaletin TBK hükümleri kapsamında geçerli bulunduğu hususu ihtilaf konusu değildir.

TBK 586/1 maddesine göre alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi yetmez gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması veya asıl borçlunun aşikar şekilde ödeme güçlüğünde bulunması gerekir. Bu koşul alacaklının müteselsil kefile başvurusunun kanuni şartı olduğundan ileri sürülmese dahi mahkemece resen gözetilmelidir.

Yargıtay 11. HD'nin 01/11/2016 tarih 2016/12120 E. 2016/8556 K. sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.

Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır.

Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir...." denilmiştir.

Somut olayda 31/10/2016 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli GKS nedeniyle kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından, 24/10/2019 tarihinde hesabın kat edilerek 4.373.512,08-TL nakdi alacak ile 1.185.480,00 TL gayri nakdi alacağın 1 günlük süre içinde ödenmesi istemiyle asıl borçlu ve kefillere kat ihtarı gönderildiği, ihtarın, asıl borçlu ...'a 01/11/2019 tarihinde, davalı kefil ...'a ise 25/10/2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle iken asıl borçluya gönderilen kat ihtaratının tebliğ tarihinin, davalı kefile gönderilen kat ihtarı tebliğ tarihinden sonra olması gözetildiğinde; gönderilen kat ihtarı gereğinin sonuçsuz kaldığı, bir başka ifadeyle kat ihtaratına rağmen borcun ödenmemesinden bahsedilemeyeceğinden ve asıl borçlunun aşikar şekilde ödeme güçlüğünde olduğu da iddia ve ispat edilmediğinden TBK 586/1 madesindeki müteselsil kefil olan davalıya başvuru koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir.

Öncelikle başvuru koşulu TBK 586/1 maddesinde amir hükümde düzenlenmiş olup aynı madde gereğince kefil bu hakkından vazgeçemez. (Özen, Burak, Kefalet sözleşmesi, İstanbul 2012, s. 297;)

Bu aşamada kefile başvuru koşuluna ilişkin kanuni düzenlemenin niteliği üzerinde durmak gerekir. Alacaklının kefile başvurabilmesi için yapılan düzenlemenin takip ve dava şartı olup olmadığı konusunda irdeleme yapılmamıştır.

Doktrinde TBK 586. Maddesinden kaynaklanan savunmaların def'i niteliğini taşıdığı, bu durumda kefilin ileri sürmesine bağlı olduğu, hakimin görevi gereği göz önünde tutulamayacağı savunulmuş ise de ( Özen, Burak, Kefalet sözleşmesi, İstanbul 2012, s. 305;) aynı paragrafta kefilin adi kefalete ilişkin tartışma def'i ileri sürmesi halinde TBK 586. maddesindeki savunmayı yapmış olacağının kabulü gerekir görüşü de belirtilmiştir.

Dairemiz, TBK anlamında def'i/ itiraz ayrımının usul hukuku penceresinden değerlendirilmesi gereklililiği çerçevesinde, TBK 586. maddesindeki müteselsil kefile başvuru şartlarının hakimce resen gözetmesi gereken bir koşul olduğu görüşündedir. Zira sözleşmesel başvuru koşullarının takip veya dava şartı olarak kabul edildiği hukuk sisteminde kanunun emredici olarak müteselsil kefil lehine vazgeçilemeyecek şekilde belirlediği kuralı davalı kefilin iradesine tabi tuttuğu da söylenemez. Müteselsil kefil bu hakkından vazgeçemeyeceğine göre sessiz kalmak sureti ile de kabullenemez.

Alacaklı takip tarihi itibarı ile muaccel olmayan bir talepde bulunmuş ise takipte ve itirazın iptali davası açmasındaki dava şartlarına bakılmalıdır. Usul hukuku açısından takip tarihinde başvuru şartı gerçekleşmemiş ise takip şartı, dava anında dava şartı gerçekleşmemiş ise dava şartı bulunamamaktadır. Dava şartı ise re'sen bakılması gereken hususlardandır.

Burada istinaf sistemindeki kamu düzeni üzerindeki görüşlere de kısaca değinilecek olursa; bir kısım görüş sadece usul hükümlerine ait kamu düzenine aykırılığın re'sen gözetilmesi gerekliliğini bir diğer görüş ise hem esasa hem de usule ilişkin olarak kamu düzeni incelemesi yapılması gerektiğini savunmaktadır. (Ayrıntılı açıklama ve atıflar; Sezin Aktepe ARTIK, TBB Dergisi 2018 (134) 266 vd.)

Bu konudaki ayrıntılı açıklama yapan Haluk Konuralp ise; " HUMK m. 426/O hükmünde kullanılmış olan kamu düzenine aykırılık kavramı, kamu düzeni düşüncesiyle konulmuş hükme aykırılık şeklinde anlaşılacak olursa, hükmün uygulanması, yan sebeple bağlılık ilkesinin sınırının belirlenmesi daha az zor olacaktır. Bir kere, maddi hukukun kamu yararı/ kamu düzeni düşüncesiyle sevk etmiş olduğu hükümlere aykırılık, sebeple bağlılık ilkesinin istisnası olacaktır.

Yani temelinde kamu yararı düşüncesi yatan bütün maddi hukuk kurallarına aykırılık hallerinde, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusu üzerine, bu husus istinaf sebebi olarak gösterilmemiş veya hiç istinaf sebebi gösterilmemiş olsa bile re'sen bu hukuka aykırılık halini dikkate alacak ve gereken kararı verecektir. Bu durum hukuk davaları içinde en çok kişiler ve aile hukukuna ilişkin davalarda ortaya çıkabilecektir. Ancak, konu tabii ki bu alanla sınırlı olmayacaktır.

Örneğin iflas hukukuna ilişkin düzenlemelerin önemli bir bölümü bu anlayış çerçevesinde değerlendirilecektir. Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin uygulamalar ile konkordato hükümleri de büyük ölçüde kamu düzeni düşüncesiyle konulmuş hükümlerdir " görüşündedir. (Medenı Usul ve İcra- İflas Hukukçuları toplantısı ve Medeni Usul Hukukunda Kanun Yolları ve Arabuluculuk Kanun Tasarısı.

İzmir/Çeşme 1-20 Ekim 2007, TBB yayınları, sayfa 133-150)

Dairemiz, istinaf incelemesinin, ilk derece mahkemesinin takip ve dava şartının bu anlamda kefile başvurunun kanuni şartının istinaf denetimine tabi olduğu gerekçesiyle, doğal olarak usule ilişkin hükümlerin de kamu düzenine ilişkin olup olmadığının re'sen incelenmesi gerekeceği görüşündedir.

Müteselsil kefile başvuru koşulu kanuni düzenleme olup takip ve dava şartıdır. Mahkemeler kanuni düzenlemeye aykırı olarak hiç bir tarafa hukuki himaye sağlayamacağından kanuna dayalı takip ve dava şartı olan bu hususu reesen gözetmeleri gerekir. Takip ve dava şartı kamu düzenine ilişkin olup HMK 355. madde gereğince istinaf incelemesinde gelenin sıfatına bakılmaksızın re'sen göz önünde tutulur.

YİBK'nın 12/04/1944 gün ve 14/13 sayılı kararında da kefalet akdinin geçersizliğinin defi olarak ileri sürülmesine gerek olmaksızın hakim tarafından re'sen dikkate alınması gereği "Davanın esaslı şartlarından olan (hak) vücut bulmaması ve kanun tarafından himaye edilmemiş ise diğer tarafın talebini beklemeksizin hakimin bu davayı dinlememesi ve reddetmesi icabeder" gerekçesiyle ifade edilmiştir.

Bu karardaki davanın esaslı şartı olarak hakkın vucut bulmaması ve kanunun tarafından himaye edilmemesi üzerinde durulmalıdır. YİBK kanunun aradığı şekil şartını taşımayan kefalet akdine dayalı bir hak doğmadığını ve kanunen himaye edilmediğini vurgulamaktadır.

Yine HGK'nın 13.03.2013 tarihli ve 2013/5-10 E., 2013/548 K., 13.04.2011 tarihli ve 2011/9-72 E., 2011/99 K., 13.04.2011 tarihli ve 2011/9-101 E.,2011/128 K., 19.06.2015 tarihli ve 2013/21-2361 E., 2015/1728 K., 23.10.2002 tarihli ve 2002/10-895 E, 2002/838 K., 02.07.2003 tarihli ve 2003/21-425 E., 2003/441 K., 29.11.1995 tarihli ve 1995/19-819 E., 1995/1028K., 24.05.1995 tarihli ve 1995/9-348 E., 1995/556 K., 14.03.1986 tarihli ve 1984/2-714 E., 1986/246 K..

15.10.1986 tarihli ve 1986/6-491 E. -1986/876 K. ile 10.06.1983 tarihli ve 1981/10-323 E., 1983/652 K. sayılı kararlarında da; maddi hataya dayalı onama ve bozma kararlarının karşı taraf lehine sonuç doğurmayacağı benimsenmiştir.

Bu husus, 30.11.1988 tarihli ve 1988/2-776 E., 1988/985 K. sayılı kararında "...Yargıtay bozma ilâmına uyulmakla meydana gelen usulî kazanılmış hak kuralı usul hukukunun ana esaslarından olmakla ve Yargıtay'ca titizlikle gözetilmekle birlikte bu kuralın açık bir maddi hata hâlinde dahi katı bir biçimde uygulanması bazı Yargıtay kararlarında adalet duygusuyla,

maddi olgularla bağdaşmaz bulunmuş ve dolayısıyle giderek uygulamada uyulan bozma kararının her türlü hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında maddi bir hataya dayanması hâlinde usulî kazanılmış hak kuralının hukuki sonuç doğurmayacağı esası benimsenmiştir..." şeklinde ifadesini bulmuştur.

Buradaki "mahkemelerden verilecek kararlarda bu tür açık hatalarda ısrarla maddi gerçeğin göz ardı edilmesi, yargıya duyulan güven ve saygınlığı, adalete olan inancı sarsacaktır. " vurgulaması esas noktadır.

Sonuç olarak Dairemiz, İçtihadı birleştirme kararındaki "Mahkemenin yasaya aykırı karar veremeyeceğine ve davacının da yasaya aykırı karar verilmesini talep edemeyeceğine " HGK kararlarındaki; "mahkemelerden verilecek kararlarda bu tür açık hatalarda ısrarla maddi gerçeğin göz ardı edilmesi,

yargıya duyulan güven ve saygınlığı, adalete olan inancı sarsacaktır." "...hâkimin uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmünü tespit ederek resen uygulama ve bu çerçevede kanun yolunu ve süresini de taraflara doğru gösterme yükümlülüğü kamu düzenine ilişkin olup" "...Buna karşılık maddi hukuk kurallarına aykırılık ve usul hukukuna ilişkin mutlak istinaf sebepleri istinaf dilekçesinde ileri sürülmese de mahkemece re’sen incelenebilmektedir." ilişkin gerekçeler gözetildiğinde.

Müteselsil kefile başvuru şartı gerçekleşmemiş ise takip ve dava şartının oluşmadığı ve bu husus takip ve dava şartının hukuki niteliği gereğince re'sen gözetilmesi gerektiğinden kamu düzeni denetimi kapsamında olduğu, nasıl ki diğer takip ve dava şartları resen inceleniyor ise TBK emredici hükmüne göre müteselsil kefile başvuru koşulunun da hakim tarafından, ileri sürülmemiş olsa bile re'sen gözetilmesi gerekeceği görüşünde olduğundan;

Yargıtay uygulamasında takip ve dava şartı yokluğu sebepleri arasında takip ve dava tarihi itibarı alacağın muaccel olmaması yer almaktadır. Muaccelliyet borcun istenebilme anıdır. Somut olayda müteselsil kefile başvuru koşulu takip tarih itibarı ile oluşmamıştır. (TBK 586 anlamında asıl borçluya ihtar edilmemesi ve ihtarın sonuçsuz kalmaması koşulu)

Hal böyle olunca müteselsil kefil olan davalıya yönelik icra takip başvuru koşulları gerçekleşmediği (kat ihtarının, asıl borçluya 01/11/2019 tarihli tebliğden önce olacak şekilde davalı kefil ...'a 25/10/2019 tarihinde yapılması) gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması Dairemizce isabetsiz bulunmuştur.

Tüm bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek HMK'nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KABÜLÜ ile

2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2022 tarih ve 2020/616 Esas 2022/173 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın takip hukukuna ilişkin dava şartı yönünden REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcının, bu dosya için yatırılan 70.820,84-TL peşin harç ve 29.319,33-TL icra peşin harcı toplam 100.140,17-TL'den mahsup edilerek bakiyesi 99.408,17-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı bankaya iadesine,

3-Davacı banka tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

5-Davalı tarafın duruşmalara katılmadığı vekille de temsil edilmediği anlaşılmakla lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

C) 1-İstinafa başvuran davacı taraftan peşin alınan 492,00-TL ve 179,90-TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine,

2-İstinaf aşamasında yapılan giderler ile 492,00-TL ve 179,90-TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacı tarafın üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026

Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi-

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/799, K. 2026/463, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/799
Karar No
2026/463
Tarih
16 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/802 K.2026/283
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/805 K.2026/313
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/810 K.2026/387
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/814 K.2026/359
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/819 K.2026/328
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/821 K.2026/244

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.