KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/86 E., 2025/777 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Esas no
- 2023/86
- Karar no
- 2025/777
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2022
- Numarası
- 2022/16 Esas 2022/620 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 07/01/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/07/2025
Karar Metni
2.476 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi tarafından davalı ...
Şti'ye, diğer davalı ...'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığı, borcun zamanında ödenmemesi üzerine Kartal 28. Noterliği 11/06/2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide olunmak suretiyle kredi hesabının kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun yine ödenmemesi üzerine, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9967 E. Sayılı dosyalarından icra takibine geçildiğini, borçluların takibe haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarihten sonra,
... tarafından, 10/11/2021 tarihinde ... nolu krediye 116.037,42 TL ödeme yapıldığını, yasal düzenlemeler doğrultusunda, ... tarafından ödenen bu tutarın tahsili için davacı banka takibe devam etmek ve tahsilat yaparsa bu tahsilatı ...'ye ödemekle yükümlü olduğunu bildirerek davalıların itirazların iptali ile takibin devamına, (Takipteki 5.340,00 TL çek yaprak sorumluluk tutarı ve kredi kartından kaynaklanan 25.598,11 TL yönünden yalnızca davalı şirket ...
Şti den itirazın iptali taleplerinin mevcut olduğu,) davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın, dava dilekçesinde açıkça ikrar etmiş olduğu üzere icra takibinden sonra 10/11/2021 tarihinde ... tarafından 116.037,42 TL ödeme alındığı, mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığı, ... ödemiş olduğu 116.037,42 TL icra takip borcundan düşülmesi gerektiği, davalı ...'nin eş muvafakatı alınmadan imzalamış olduğu kefaletin geçersiz olduğunu, ...'nin kefaleti geçersiz olduğundan davalı ... yönünden davanın reddini talep ettikleri, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının uygulamış olduğu faiz oranının fahiş olduğu,
talep edilen faizi kabul etmediklerini, kefilin çek yaprağı bedelinden sorumlu tutulamayacağını, asıl borcun belirli veya en azından kefalet anında belirlenebilir olmasının gerektiğini, her ne sebeple olursa olsun ileride doğacak tüm borçlara kefaletin ise geçersiz olacağının kabul edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece.
Davacı ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesi imzalanıp, kredi kullanılması, kredinin vadesi içinde ödenmemesi, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin geçerli olması, takip ve dava tarihi itibariyle borcun halen ödenmemesi nedeniyle davacının dava açmasında hukuki yararı bulunduğu, borç tutarının bilirkişi marifetiyle hesaplandığı, kullandırılan kredilere fiilen uygulanan akti faizin %50 oranında temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapıldığı, KMH hesabı ve kredi kartlarına Merkez Bankası tebliğlerince temerrüt faizi uygulanmasına karar verilerek,
davacının davasının kısmen kabulü ile asıl borçlu ....Şti yönünden Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/9967 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 142.245,57 TL asıl alacak, 23.238,62 TL kredi kartından kaynaklanan asıl alacak, 10.780,44 TL kredili mevduat hesabından kaynaklı asıl alacak, 7.041,16 TL işlemiş faiz, 352,06 TL BSMV 2.315,49 TL işlemiş faiz, 39,82 TL BSMV, 284,22 TL işlemiş faiz, 14,22 TL BSMV olmak üzere toplam 186.311,59 TL takip çıkışı üzerinden asıl alacağa yıllık %35,64 temerrüt faizi ve %5 BSMV ödenmesine,
kredi kartı ve kredili mevduat hesabına merkez bankasınca düzenlenen tebliğe göre yıllık %27,36 değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, 5.340,00 TL çek yapraklarından kaynaklı alacağın davacı bankadaki vadesiz hesaba ya da icra müdürlüğü veznesine depo edilmesine, davalı kefil ... yönünden.
142.245,57 TL asıl alacak, 10.780,44 TL kredili mevduat 7.041,16 TL işlemiş faiz, 352,06 TL BSMV, 284,22 TL işlemiş faiz, 14,22 TL BSMV olmak üzere toplam 160.717,67 TL takip çıkışı üzerinden asıl alacağa yıllık 35,64 temerrüt faizi ve %BSMV kredili mevduat hesabından kaynaklı asıl alacağa merkez bankası tebliğine göre yıllık %27,36 değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, takip çıkışının %20'si olan 37.262,31 TL icra inkar tazminatının (32.143,53-TL'sinin kefile ait olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizine ilişkin yapılan tespitlerinin hatalı olduğunu, faiz oranının yanlış hesaplandığını, hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması yerinde olmadığını, hükme esas alınan raporla çelişkili olarak gerekçeli kararda, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olarak takip tarihi kabul edildiğini, raporda ise, ...'ye ihtarnamenin 15/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve 24 saatlik süre sonunda temerrüt tarihinin 17/06/2021 olarak kabul edileceği yönünde değerlendirmede bulunulduğunu,
yine gerekçeli kararda yer alan "kefilin çek yaprak bedellerinin depo edilmesi talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır." denilmişse de, bu ifadenin taraflarınca anlaşılamadığını, dava dilekçede bu yönde bir taleplerinin olmadığını, davalı kefil yönünden çek yaprakları ve kredi kartı riskine ilişkin talebi bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusu Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/9967 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 192.025,15 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 27/08/2021 tarihinde tebliğ olduğu, davalıların 31/08/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, davalıların itirazının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olduğu, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27/01/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı banka ile davalı şirket arasında 23/01/2022 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'in anılan sözleşmede aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, davalı ...'in kefaletin imzalandığı tarihte şirket ortağı olup kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından davalılara gönderilen toplam 182.641,64 TL nakdi borcun ödenmesi, 5.340,00 TL gayri nakdi borcun 24 saat içerisinde depo edilmesi ihtarını içerir 11/11/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu davalı şirketin sözleşmede belirtilen adresine 15/06/2021 tarihinde bila iade tebliğ edildiği, davalı ...'e 15/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi raporunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı asıl borçlu şirketten, ... numaralı krediden kaynaklı 142.245,57 TL, ...numaralı kredi kartından kaynaklı 23.238,61 TL, ... numaralı kredili mevduattan kaynaklı 10.780,44 TL asıl alacak 7.041,16 TL işlemiş faiz, 352,06 BSMV, 2.315,49 TL işlemiş faiz, 39,82 TL BSMV, 284,22 TL işlemiş faiz, 14,22 TL BSMV olmak üzere toplam 186.311,59 TL toplam nakdi alacak ve 5.340,00 TL gayrinakdi alacak olmak üzere toplam 191.651,59 TL alacaklı olduğu,
davalı kefil ... yönünden ise, ... numaralı krediden kaynaklı 142.245,57 TL, ... numaralı kredili mevduattan kaynaklı 10.780,44 TL asıl alacak 7.041,16 TL işlemiş faiz, 352,06 BSMV, 284,22 TL işlemiş faiz, 14,22 TL BSMV olmak üzere toplam 160.717,67 TL toplam nakdi alacaklı olduğu, davacı bankanın takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için asıl alacağı yıllık %35,64, temerrüt faizi, kredi ve kredili mevduat hesabından kaynaklı alacağı da tebliğe göre yıllık %27,36 temerrüt faizi talep edebileceği tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davacının davasının her iki davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı banka vekilince istinafa gelinmiştir.
Davacı banka vekilince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizinin yanlış hesaplandığını, mahkeme gerekçesinde bilirkişi raporundan ayrık olarak kefilin temerrüt tarihini takip tarihi kabul edildiğini, yine kefil yönünden gayri nakdi alacaklara yönelik itirazın iptali talebi olmamasına rağmen mahkemece varmış gibi değerlendirme yapıldığı bildirilerek istinafa gelindiği görülmüştür.
Taraflar arasında davacı ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı banka vekilince, bilirkişi raporunda tespit edilen faiz oranının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporunda davacı bankadan davalı asıl borçlu firmanın temerrüde düştüğü dönemde bankaca, nakdi kredilere uygulanan en yüksek nakdi faiz oranına örnek kredi hesapları dökümü talep edildiği, davacı bankaca ilgili evraklar sunulmadığından davacı bankanın işbu akdi ilişkide fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının en yükseği tespit edilerek (%23,76) sözleşmede yer alan %50 oran ilave edilmek suretiyle %35,64 temerrüt faiz oranı olarak tespit edilmiştir.
İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır.
Bilirkişi tarafından bu ihtarnamenin tebliğ tarihi nazara alınarak temerrüt tarihinin belirlendiği ve yine bilirkişinin KMH hesabı yönünden TCMB belirlediği faiz oranı; çek bedelleri yönünden de taraflar arasındaki sözleşme uyarınca faiz oranlarını belirleyerek hesaplama yaptığı, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğu davalı bankanın uygulanan faiz oranında fazla oranda temerrüt uygulanmasına dair fiili faiz oranına ilişkin belge sunmadığı anlaşılmakla, davacı banka vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı kefil ...'nin temerrütünün 17/06/2021 tarihi kabul edilmiş olmasına rağmen, mahkeme gerekçesinde kefil yönünden takip ile temerrüte düşüldüğü kabul edilmiş ise de, söz konusu hususun sadece gerekçede yazılı olup, hüküm kısmında bilirkişi tarafından belirlenen temerrüt tarihi esas alınarak hüküm kurulduğu, söz konusu yanlışlığın maddi hataya dayandığı anlaşılmakla kefilin temerrüt tarihi yönünden gerekçede sehven yapılan belirleme yönünden karar eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yine, davacı tarafça dava dilekçesinde, takipteki 5.340,00 TL çek yaprak sorumluluk tutarı ve kredi kartından kaynaklanan 25.598,11 TL yönünden yalnızca davalı şirket ...Ltd. Şti den itirazın iptali taleplerinin mevcut olup, kefil ... yönünden bu yönde talepleri olmadığı beyan edilmiş ise de, mahkemece yine gerekçeli kararda sözleşmede açık hüküm bulunmadığından kefilin çek yaprak bedellerinin depo edilmesi talebinin yerinde olmadığına ilişkin tespitinin hükümde kefil ... yönünden gayri nakit alacak hakkında karar verilmediğinden gerekçenin maddi hataya dayalı olduğunun kabulü ile bu hususun eleştirilmekle yetinilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktarın ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde belirleyen bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine geçildiğinde, hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesini içermektedir.
Davacı yan dava dilekçesinde nakdi ve gayrı nakdi alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalı asıl borçlu şirketin haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Bir başka anlatımla davacının dava dilekçesinde icra takibi dışında, gayri nakdi alacağın ayrıca depo edilmesi yönünde bir talebi bulunmamaktadır.
Mahkemece ise, gayrinakit alacak yönünden davalıların sorumlu olduğu belirtilerek 5.340,00 TL çek yapraklarından kaynaklı alacağın davacı bankadaki vadesiz hesaba ya da icra müdürlüğü veznesine depo edilmesine karar verilmiştir.
Bu durum itirazın iptali kararının sonucu olan takip dolasıyla depo kararından ayrı bağımsız bir depo kararı niteliğini taşımakla HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğu gibi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan re'sen gözetmek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle gayri nakit alacağa yönelik itirazın iptali talebi hakkında kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/86, K. 2025/777, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama