İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/931 K.2025/1235

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2023/931Karar2025/1235Tarih6 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/931 E., 2025/1235 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
6 Kasım 2025
Esas no
2023/931
Karar no
2025/1235
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/01/2023
Numarası
2019/518 Esas 2023/16 Karar
Dava
Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
Dava tarihi
04/10/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ile davalının ... Tıbbi Cihazlar San. Koll. şirketinin %50'şer hissedarı olduklarını, şirketin halen tasfiye halinde olduğunu, tasfiye iş ve işlemleri sürerken müvekkillerinin Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/164 Esas sayılı dava dosyası muhteviyatından ve İstanbul 3. İcra Dairesi'nin 2009/4 sayılı takip dosyası içeriğinden kendilerine gelen bir bildirim üzerine yaptıkları incelemede davalının ...

Tıbbi Cihazlar San. Koll. Şirketine ait olan birtakım alacakları kendi adına ve yine hissedarı olduğu ... İlaç Tıbbi Malzeme ve Kozmetik San. Tic. Ltd.

Şirketi adına tahsil ettiğini tespit ettiklerini, davalının bu şekilde şirketin diğer ortağı olan müvekkilleri murisi olan ortağı zarara uğrattığını, pay sahiplerinin kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi neticesinde bir zarara uğramışlarsa, bu zararın tazmini talep edebileceklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, derdest dava bulunduğunu, tarafların ortağı olduğu şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olarak verilen mahkeme kararının kesinleştiği tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20211/449 Esas 2015/79 Karar sayılı dosyasında sorumluluk iddiasına dayalı tazminat talebinin dayanağının maddi olgular ve dava sebepleri işbu dosya ile farklı olduğundan derdestlik itirazına itibar edilmediği, 6762 sayılı mülga TTK'nun 138. maddesi atfı ile,

kollektif şirketler hakkında adi şirket hükümlerinin uygulanacağı, davacılar tarafından dava konusu zarar iddiasına dayalı maddi tazminat talebinin adi ortaklık hükümlerine göre yönetici ortaktan vekalet hükümlerine göre talep edileceği, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 126. maddesine göre davacıların dava konusu talebinin 5 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, söz konusu zamanaşımı süresinin başlangıcının ise adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacakların TBK'nun 149 maddesi gereğince muaccel olduğu adi ortaklığın sona ermesi tarihi olduğu,

tarafların ortağı olduğu kollektif şirketin fesih ve tasfiyesi yönünde Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın sonucunda kollektif şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, iş bu kararın 09/10/2003 tarihinde kesinleştiği, dava konusu alacağın bu tarih itibariyle muaccel hale geldiği, dava konusu talep yönünden davalının yasal süresinde sunduğu cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut bilirkişi heyetinin raporunda, heyetin mali müşavir bilirkişisinin davalı ile irtibat kurduğunu, fakat davalının talep olunan belge, bilgi ve kayıtları vermemesi nedeniyle de mahkemenin istediği raporu hazırlayabilmelerinin mümkün olmadığını bildirdiklerini, davalı yanın hüsniyetli olmayıp kötü niyetli olduğuna ve dava konusu edilen tüm husus ve iddialar ile dava konusunu kabul etmiş sayılacağına karine teşkil ettiğini, davanın söz konusu kollektif şirketinin %50 ortağı,

muris ...’ın mirasçıları tarafından diğer %50 ortağı davalıya karşı TTK'nun 553. madde çerçevesinde ikame edilmiş olan sorumluluk davası olup, defterlerin yerini bilmesi gereken kişinin tasfiyeden önce yöneten ortak olarak davalı olduğunu, tasfiye aşamasında ise ticari defterlerden sorumlu olan yegane kişinin tasfiye memuru olduğunu, tasfiye memuru olarak görev yaptığı, ticaret sicilinden bildirilen mali müşavir ...'nın mahkeme huzurundaki beyanında; "…hali hazırda tasfiye memuru olduğu şirketin bir kısım defterlerinin ofisinde olduğunu …" bildirdiğini, tasfiye memurunun da TTK'nun 553. madde hükmünce sorumluluğu bulunduğunu, ...

İlaç ve Tıbbi Malz. ve Koz. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin adresinin halihazırda ... kollektif şirketinin de adresi olduğunu, davalının bu adres ve isim benzerliklerinden istifade ederek ... kollektif şirketini, ... İlaç ve Tıbbi Malz. ve Koz. San. ve Tic. Ltd. Şti’ne dönüştürdüğü algısından faydalanarak zarara uğrattığını, ticaret sicil gazetesinden alınan kayıtta da davalının bu şirketin de münferiden yetkili müdürünün olduğunun anlaşıldığını, mahkemece davalının ...

İlaç İlaç Ve Tıbbi Malz. Ve Koz. San. ve Tic. Ltd.

Şti’ne ait ticari defterlerin yerini bildirmesi veyahut inceleme için mahkemeye teslim etmesi için kesin süre verilerek aksi takdirde HMK'nun 220. maddesi uyarınca iddialarını kabul etmiş sayılacağının da ihtar edilmesini talep ettiklerini, mahkeme ara kararında açık ve net bir biçimde davalıya bilirkişi heyetinin incelemesi için talep olunan ticari defter ve belgeleri ibraz etmesi veya bulunduğu yeri bildirmesi için kesin süre verildiğini, buna rağmen davalının sorumluluğunda olan hem ...

Tıbbi Cihazlar San. Koll. Şti’nin hem de ... İlaç Tıbbi Malz. Ve Koz. San.ve Tic. Ltd.

Şti’nin defter ve kayıtlarını sunmadığının da sabit olduğunu, haklı davalarının bu nedenlerle dahi müvekkillerinin bildireceği zarar ve ziyanı kabul edilmesi gerektiğini, bu suretle hüküm kurulacağı bildirilmesi halinde müvekkillerinden kendi beyan ve hesaplarına göre zarar ve ziyanlarını bildirmelerinin istenerek belirsiz alacak davasında belirli hale getirilerek harç tamamlama işlemleri yapılabileceğinin de belirtilmiş olmasına karşın, ilk derece mahkemesince verilen kararın usule, kanuna, hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, kollektif şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı yan murisleri ile davalının ... ... Kollektif şirketinde %50'şer ortak olduğunu, davalının şirket müdürü sıfatı bulunduğunu, davalı şirket müdürünün şirkete ait alacakları kendi adına ve hissedarı olduğu şirket adına tahsil ettiğini, bu şekilde şirketi ve müvekkillerinin murisini zarara uğrattığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın zaman aşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar tarafından davalı müdür ve dava dışı ... aleyhine davalıların şirketten başka şirkete haksız para transferleri yaptıkları, hammadde girdilerindeki kayıtlarda sistematik olarak oynadıkları, şirket hesabından peyderpey para çektikleri, dava dışı borçlulardan haricen ve gizlice para tahsil ettikleri, ortak taşınmazların %10'luk kısmının ...'dan şirket adına alınmasına rağmen davalı adına tescilinden, gsm baz istasyonu kira parasından ve Maliye'den alınan vergi iadesinden, kaçak ek bina için boşa para harcanmasından, uygulanan vergi cezalarından, tahsili imkansız şirket alacaklarından,

ihmalkarlık sonucu imhasına karar verilen emtia bedellerinden, 3. kişilere aktarılan miktarlardan dolayı zarara uğradıkları iddiasıyla Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/449 Esas sayılı tazminat davası açılmıştır. Anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda 2015/79 Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/6479 Esas 2016/245 Karar sayılı kararı ile "... Ticaret şirketleri Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden tabii olarak evvela bu kanun hükümlerine tabidir. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu, Medeni Kanun'un ayrılmaz bir cüzü olduğundan, ticaret şirketleri yerine göre Medeni Kanun kaidelerine de tabidir.

Diğer taraftan, özel hukuka dair şirketler bahsinde, kural olarak irade serbestisi hakimdir. Bu sebeple, alakalıların ve bilhassa ortakların iradelerinin mahsulü mukavele hükümlerinin de tatbik kabiliyeti normaldir. Bütün bu kaideler karşısında, emredici hukuk kurallarının saklı kalması ve yukarıda zikredilen kaidelere tekaddüm etmesi de zaruridir.

Bu durumda, ticaret şirketlerine kabili tatbik kaidelerin tatbik sırası şöyledir: Her türlü muamelede olduğu gibi şirket işlerine de evvela, Medeni Kanun ile Ticaret Kanunu'nun ve diğer ilgili mevzuatın emredici kuralları tatbik edilir. Şirketlerde uygulanacak hükümlerde ikinci sırayı mukavele hükümleri ile ortakların iradesinden doğan tasarruflar işgal eder.

Ticaret şirketlerine üçüncü derecede tatbik edilecek kaideler, her ticaret şirketine mahsus olmak üzere Ticaret Kanunu'nda tanzim edilen kaidelerdir. (6762 sayılı TTK m. 138). Amir hükümlere tabi bulunamayan bir mesele hakkında şirket mukavelesinde de sarahat yoksa, o meseleye mahsus Ticaret Kanunu hükümleri tatbik edilir. Şirketlere tatbik edilecek hükümlerin dördüncü kademesini, Ticaret Kanunu'nun 136-152. maddeleri teşkil eder. (TTK 159).

Şayet bir mesele şirket mukavelesiyle veya bir şirkete mahsus özel hükümlerle halledilemiyorsa, bütün ticaret şirketlerinin umumi kaideleri mahiyetinde bulunan TTK'nın 136-152. maddelerine müracaat edilir. Bu kaidelerle de halledilemeyen şirket meselelerine, beşinci derecede adi şirketlere dair BK'nın 520-541. madde hükümleri ile MK'nın 45, 47, 48 ve 49. maddeleri tatbik edilir. Ticaret şirketlerine altıncı derecede ticari örf ve adet kuralları uygulanır.

Bu kurallar, TTK'nın 2. maddesindeki şartlarla mütalaa olunur. Bir ticaret şirketinde zuhur eden ihtilaf, yukarıdaki kaidelerin hiçbiriyle halledilemiyor ise, Medeni Kanun ile Borçlar Kanunu'nun umumi hükümlerine ve prensiplerine müracaat edilir.

Oysa, mahkemece talebe konu miktarın tarafların ortağı oldukları kollektif şirketin uğradığı bir zarara ilişkin olup, şirket ortakları olan davacıların doğrudan uğradıkları bir zararın bulunmadığı, şirket dolayısıyla şirket ortaklarının dolaylı zararlarının mevcut olduğu,

bu zarar nedeniyle dava açmaları mümkün ise de, hüküm altına alınacak miktarın şirkete ödenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan ilkeler ve 6762 sayılı TTK'nın 138. maddesi atfı ile kollektif şirketler hakkında adi şirket hükümlerinin uygulanacağı nazara alınmaksızın anonim şirketlere ilişkin doğrudan-dolaylı zarar kavramından hareketle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Kabule göre de, davacı tarafça hükmedilecek tazminatın şirkete değil de, kendilerine verilmesinin talep edilmiş olması karşısında, mahkemece talebin aşılması suretiyle, talep dışında bir karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Anılan karara karşı davacılar vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8176 Esas 2018/3796 Karar sayılı karar ile davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine hükmedilmiştir.

Anılan bozma kararı üzerine Ankara 10. Asliye Ticaret mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 2018/570 Esas 2020/555 Karar sayılı karar ile 818 sayılı BK'nun adi ortaklık hükümlerine göre yönetici ortak davalının şirket zararından vekalet hükümlerine göre, yönetici olarak davalının şirket zararından vekalet hükümlerine göre sorumlu olduğu, zaman aşımının 5 yıl olup, davalının dava açılırken haksız iktisaptan kaynaklanan 2.000,00 TL zarardan sorumlu bulunduğu, dava dilekçesindeki diğer taleplerden sorumlu olmadığı,

adi ortaklıktan doğan davalarda 5 yıllık zaman aşımı süresinin başlangıcının adi ortaklığın sona ermesiyle başlayacağı, sona erme sebeplerinin gerçekleşmesiyle birlikte ortaklığın tasfiye aşamasına girdiği, buna bağlı olarak ortakların tasfiye alacağını isteme hakkının muaccel olacağı, davacıların ortağı olduğu kollektif şirketin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/660 Esas 2003/669 Karar sayılı kararıyla kollektif şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği,

kararın 09/10/2003 tarihinde kesinleştiği, ıslah edilen miktar yönünden davalıların zaman aşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle ıslah edilen miktar yönünden zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/05/2022 tarih 2021/1096 Esas 2022/3756 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Onama kararına karşı karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.

Davacılar murisi ile davalının %50'şer hisse sahibi olduğu, davalının şirket müdürü sıfatı bulunduğu şirket ... Tıbbı Cihazlar Sanayi Kollektif şirketidir. Davalı vekili yasal süre içerisinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazını ileri sürmüştür. Emsal niteliğe sahip Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek de kesinleşen 2018/570 Esas 2020/555 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere, kollektif şirketlerde yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası adi ortaklık hükümlerine tabi olup, yönetici vekalet hükümleri gereğince sorumlu bulunup uyuşmazlıkta vekalet hükümlerinde uygulanacak olan 5 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerekecektir.

Anılan süre ortaklar tasfiye alacağının muaccel olduğu tasfiye kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlayacaktır. Somut uyuşmazlıkta davalının müdür olduğu ... Tıbbı Cihazlar Sanayi Kollektif şirketinin tasfiye kararı 09/10/2003 tarihinde kesinleşmiştir. İşbu dava ise 09/10/2003 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra 04/10/2019 tarihinde açılmıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece kollektif şirketlerde yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının adi ortaklık hükümlerine tabi olduğu, yöneticinin vekalet hükümleri gereğince sorumlu bulunduğu, vekalet hükümlerinde uygulanacak olan zaman aşımı süresi 5 yıl olup, davalı yanın süresinde verdiği cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunduğu, davalının müdür olduğu ... Tıbbı Cihazlar Sanayi Kollektif şirketinin tasfiye kararının 09/10/2003 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık sürenin anılan kesinleşme tarihinden itibaren başlayacağı, işbu davanın 5 yıllık zaman aşımı süresi sona erdikten sonra açıldığı gözetilerek davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/931, K. 2025/1235, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/931
Karar No
2025/1235
Tarih
6 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/932 K.2025/1319
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/932 K.2025/1548
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/934 K.2025/1523
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/936 K.2025/1564
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/938 K.2025/788
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/939 K.2025/1507

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.