KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/111 E., 2025/1715 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/111
- Karar no
- 2025/1715
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/10/2023
- Numarası
- 2020/63 Esas 2023/702 Karar
- Dava
- Rücuen Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/01/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/01/2026
Karar Metni
1.793 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın davalı şirketin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu araçla trafik kazası sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 54.411,61 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen kusur oranlarının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen hasar miktarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada sigortalı araç ve davalı araç sürücüsünün %50'şer oranında kusurlu bulunduğu, araçta 53.721,55 TL hasar oluştuğunun tespit edildiği, halefiyet prensibi gereğince davacının sigortalı araçta meydana gelen ve ödediği hasarın %50'si oranına isabet eden kısmı davalılardan talep edebileceği, davalı yanın davadan önce temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.860,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahlisi ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında 5 ayrı bilirkişi raporu alındığını, alınan raporlardaki kusur oranına ilişkin 3 farklı görüş oluştuğunu, mahkemece son tarihli raporun hükme esas alındığını, raporlardan 3 tanesinde davalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınan raporun hatalı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK'nun 1472. maddesi uyarınca kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Sigortalı araç hasar fotoğrafları, kasko sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, sigortalı araç ruhsatı, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 17/11/2020 tarihli kök, 11/03/2021 tarihli ek rapor, makine mühendisinden alınan 16/12/2021 tarihli kök, 29/06/2022 tarihli ek rapor, adli trafik uzmanından alınan 25/10/2022 tarihli rapor, İTÜ karayolları ve trafik öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 17/07/2023 tarihli rapor,
Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/380 Esas (devirle Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/170 Esas) dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01/10/2021 tarihli rapor ile anılan dosyada makine mühendisi bilirkişiden alınan 24/06/2020 tarihli rapor, keşif tutanağı, ödeme dekontları, hasar faturaları, sigortalı araç sürücüsünün kollukta alınan 03/01/2019 tarihli beyanı, davalı şirket tarafından sunulan trafik kaza kusur ve hasar tespit inceleme uzmanı tarafından hazırlanan 07/11/2022 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 17/11/2020 tarihli kök raporda, sigortalı araçta kdv dahil 54.264,11 TL hasar oluştuğu, ek raporda, davalı araç sürücüsünün %25, sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Makine mühendisinden alınan 16/12/2021 tarihli kök rapor ile kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, davalı araç sürücüsünün asli ve %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali ve kusuru bulunmadığı, sigortalı araçta 53.721,55 TL hasar oluştuğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Adli trafik uzmanından mahallinde yapılan keşif ile alınan 25/10/2022 tarihli raporda, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu tespit edilmiştir.
İTÜ karayolları ve trafik öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 17/07/2023 tarihli raporda, davalı araç sürücüsünün %50, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/380 Esas (devirle Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/170 Esas) dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/818 Esas sırasına kaydı yapılan dosyada sigortalı ... ...
A.Ş. tarafından aynı davalılara karşı işbu dava konusu kaza nedeniyle sigortalı araçta oluşan değer kaybı tazminatının tahsili talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda verilen 2024/530 Karar sayılı karar ile davalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2025/242 Esas 2025/246 Karar sayılı karar ile davalılar vekilinin istinaf talebinin kararın kesin olması nedeniyle miktar yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.
Anılan dosyada Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01/10/2021 tarihli raporda, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu tespit edilmiş, makine mühendisi bilirkişiden alınan 24/06/2020 tarihli raporda ise, sigortalı araç sürücüsünün %75, davalı araç sürücüsü Yüksel Şahin'in ise %25 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davalı şirket tarafından sunulan trafik kaza kusur ve hasar tespit inceleme uzmanı tarafından hazırlanan 07/11/2022 tarihli raporda, davalı araç sürücüsünü %50, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından sigortalı aracın tamirini gerçekleştiren RS şirketine 11/03/2019 tarihinde 84.984,15 TL, ... Oto şirketine 11/02/2019 tarihinde 149.033,07 TL ödendiği banka dekontlarıyla sabittir.
Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken davalı şirketin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, sigortalıya ödenen hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi heyetinden alınan rapor hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken davalı şirketin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalı aracın tamirini gerçekleştiren servislere ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru var ise sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalıların sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazı kusura yöneliktir.
Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalılardan talep etmesi davalı araç sürücüsünün meydana gelen hasara sebebiyet vermesi, kusurlu bulunması halinde mümkündür.
Yargılama aşamasında alınan birinci raporda, davalı sürücünün %25, sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, ikinci bilirkişi kök ve ek raporuyla üçüncü raporda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, dördüncü bilirkişi heyeti raporunda davalı sürücünün %50, sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İşbu dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı sigortalısı şirket tarafından davalılara karşı değer kaybı zararının tazmini talebiyle açılan davada bilirkişiden alınan raporda, davalı sürücünün %25, sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, ATK'dan alınan raporda ise davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece yargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan 4. rapor benimsenerek davalı araç sürücüsü ile dava dışı sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada %50'şer oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu kabul çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün ise kural ihlali bulunduğu tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan dördüncü bilirkişi heyeti raporunda, tarafların kusur oranları belirlenmiş ise de, TBK'nun 49 vd. maddelerinde yer alan haksız fiil hükümleri gözetilerek hakimin kusur oranını olayın niteliğine göre belirlemesi gerekmekte olup, kusur oranının takdir ve tayini hakime aittir.
Dosyada yer alan kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları, keşif tutanağı, dava dışı sigortalı ile davalılar arasında görülen değer kaybı tazminat dosyası, bu dosyada alınan bilirkişi ve ATK raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazada davalı sürücünün trafikte seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşakta orta refüj adasının olduğu kısımda durup akabinde harekete geçmeden önce aracının teknik özelliklerini dikkate alarak gerekli çevre kontrollerini yapması,
sağında bekleyen aracın kendi aracıyla olan mesafesini dikkate alarak kontrollü şekilde harekete geçmesi hususuna riayet etmediği kazada asli ve %100 oranında kusurlu bulunduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün ise aracıyla orta refüj adasının olduğu kısımda yolun sağında kırmızı ışıkta durup yeşil ışığa hitaben harekete geçmek üzere olduğu sırada solunda bulunan aracın kontrolsüz şekilde harekete geçmesiyle aracının sol yan kısımlarına çarptığı kazada kusurunun bulunmadığı yönünde Dairemiz heyetinde kanaat oluşmuştur.
Hal böyle olunca, mahkemece TBK'nun 49 vd. maddelerinde yer alan haksız fiil hükümleri gözetilerek hakimin kusur oranını olayın niteliğine göre belirlemesi gerektiği, kusur oranının takdir ve tayininin hakime ait olduğu, Dairemiz heyeti tarafından yapılan kusur takdiri sonucu dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı, sigortalı araçta meydana gelen ve davacı tarafından ödenen hasarın davalılardan rücuen tazmininin talep edilebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken sigortalı araç sürücüsüne de kusur isnat eden bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında davacı sigortalısı araç sürücüsüne yüklenen kusur yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kusur durumu gözetilerek kaldırılmasına, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/111, K. 2025/1715, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama