KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1280 E., 2024/1379 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1280
- Karar no
- 2024/1379
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/08/2024
- Numarası
- 2024/658 Esas 2024/576 Karar
- Talep eden
- —
- Karşı taraf
- HASIMSIZ
- Talep
- Muarazanın Giderilmesi
- Talep tarihi
- 14/08/2024
- Karar yazım tarihi
- 10/01/2024
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Gıda Ltd.
Şti.'nin son yetkilisi olduğunu, şirkete ait karar defterlerinin kaybedildiğini, imza yetki süresinin dolması üzerine yeniden karar defteri çıkartılamadığını, zayi belgesi alabilmek için mahkemeye başvurduğunu ancak taleplerinin reddedildiğini, mahkemenin verdiği ret kararı ile Eskişehir 4. Noterliğine zayi belgesi verilmediği için karar defteri verilmesi yönünde başvuruda bulunulduğunu, noterlik makamının da zayi belgesi ibraz edilemediğinden talepleri reddettiğini, mahkemenin ve noterliğin taleplerini reddetmesi sonucunda müvekkilinin son yetkilisi olduğu şirkete ait taşınmazı satamadığını,
müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını kullanmasının engellendiğini, ekonomik zarara uğranıldığını, müvekkilinin şirket üzerindeki yetkisinin kalmaması ve karar defterlerinin yenisini alamaması üzerine mahkeme ve noterliğin taleplerini reddetmesi üzerine oluşan muarazanın giderilmesi gerektiğini belirterek muarazanın giderilmesine, taraflarına yeni karar defteri çıkarabilmeleri için yetki verilerek muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, TTK'nun 82/7 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirilip getirilmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerektiği, talep edenin yetkilisi olduğu şirketin tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerekmekle birlikte, öncelikle zayi şartlarının oluşmadığı,
mahkemenin de bunun dışında bir görevinin olmadığı, ayrıca muarazının giderilmesi davası ile talep edilen menfaatin sağlanmasının bu davayla da mümkün olamayacağı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, Türk Ticaret Kanununun 82. maddesine dayalı olarak muarazanın giderilmesi talebidir.
6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
6102 sayılı TTK'nun 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.
Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.
Somut olayda, talep eden vekili şirketin karar defterinin kaybedildiğini, zayi belgesi verilmesi için mahkemeye başvurulduğunu, mahkemenin taleplerini reddettiğini, ret kararıyla birlikte yeni karar defteri çıkarmak için Eskişehir 4. Noterliğine başvurduğunu, noterliğin de zayi belgesi ibraz edilmediğinden taleplerini reddettiğini, şirketin taşınmazının satılamadığını, mülkiyet haklarının kullanılmasının engellendiğini, taleplerinin mahkeme ve noterlik tarafından reddedilmesi nedeniyle muaraza oluşturulduğunu, bu muarazanın giderilerek taraflarına yeni karar defteri çıkarabilmeleri için yetki verilerek muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece de belirtildiği üzere somut olayda karar defterinin kaybedilmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşmediği talep edenin talebinin karar defteri çıkarılabilmesi için muarazanın giderilmesine ilişkin olduğu, mahkemenin zayi koşullarının oluşup oluşmadığını inceleme dışında başka bir görevinin bulunmadığı, talep edenin taleplerinin işbu dava ile karşılanmasının mümkün olmayacağı, ayrıca muarazanın giderilmesi isteminin niteliği gereği muaraza çıkaran aleyhine hasımlı açılan bir davaya konu olabileceği gözetildiğinde mahkemece talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1280, K. 2024/1379, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama