KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1521 E., 2024/1262 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Haciz
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1521
- Karar no
- 2024/1262
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/08/2024
- Numarası
- 2024/249 D.İş Esas 2024/249 D.İş Karar
- Talep eden davacı
- —
- Vekili
- —
- Karşı taraf
- —
- Talep
- İhtiyati Haciz (Finans
- Talep tarihi
- 30/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/11/2024
Karar Metni
1.967 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep eden davacı banka ile karşı taraf şirket arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer tarafların kefil olarak imzaladığını, taraflara noter kanalıyla kat ihtarı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek hesap kat ihtarnamesine ve özetine rağmen ödenmeyen kredi alacağının tahsilini teminen 14.668.361,51 TL için borçluların menkul ve gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ihtiyati haciz talep eden vekilinin dilekçesi ekinde sunduğu ihtarnamede rehin veren III. kişi bulunduğu, dosyaya sunulan ipotek belgelerinin incelenmesinde toplam 42.800.000,00 TL ipotek bedeli bulunduğu talep edilen alacak miktarı dikkate alındığında alacak miktarının üzerinde rehinle temin edilmiş alacağın bulunduğu anlaşılmakla İİK'nun 257. maddesine göre ihtiyati haczin rehinle temin edilmemiş alacaklar için geçerli olduğu da dikkate alınarak, talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; sunmuş oldukları sözleşmelere bakıldığında ..., ... ve ...'ın müşterek-müteselsil kefil olduğunun ve ayrıca ipotek resmi senetlerine bakıldığında da ipoteklerin firma lehine verildiğinin sabit olduğunu, bu nedenle diğer borçlu kefiller yönünden ihtiyati haciz kararının reddedilmesinin yerinde olmadığını, müşterek müteselsil kefil ...'ın malik olduğu taşınmaz üzerinde firma lehine 6.200.000TL'lik ipotek yüklendiğini,
söz konusu tutar yönünden alacağın rehinle temin edildiği sabit olduğundan limit üzerinde kalan tutar yönünden ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, söz konusu ipotek belgelerine göre de kefilin borcuna ilişkin bir teminat bulunmadığından ihtiyati haciz başvurusunun reddinin doğru olmadığını, Borçlar Kanunu’nun “Müteselsil Kefalet” başlıklı 586. maddesi “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.” şeklinde olduğunu,
her ne kadar rehinle temin edilmiş bir alacağın tahsili için alacaklının öncelikle sadece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği benimsenmiş ise de, bu hükmün müşterek müteselsil kefiller hakkında uygulanamayacağı ilgili mevzuat ve yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile benimsenip kabul edilmiş bulunduğunu, bu nedenlerle söz konusu ipoteklerin kefiller lehine olmadığı sabit olduğundan yerel mahkeme tarafından verilen red kararının kaldırılarak ihtiyati haciz başvurularının kefiller yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nun 257/1. maddesine göre, ihtiyati haciz isteyebilmenin ilk şartı, alacağın muaccel olması ve ardından rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bu hükme göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının muaccel hale gelmesi durumunda, alacaklı ihtiyati haciz talep edebilecektir. Anılan kanunun 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklı tarafından alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye sunulan delillerle, alacağın varlığı hakkında mahkemece kanaat edinilmiş olması yeterlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı).
Dosya kapsamı incelendiğinde; ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu ... Yedek Par...Ltd.
Şti şirketi arasında 24/01/2017 tarihli,1.200.000,00 TL limitli, 23/02/2023 tarihli 10.000.000,00 TL limitli, 04/03/2024 tarihli 20.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, karşı taraf kefiller ... ve ...'ın 24/01/2017 ve 23/02/2023 tarihli sözleşmelerde, Hüseyin ve ...'ın 04/03/2024 tarihli sözleşmede, sözleşme limitleriyle aynı limitte olacak şekilde müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, dosya kapsamında yer alan 02 Mart 2017 tarih, 9275 numaralı Ticaret Sicil Gazetesi ile de sabit olduğu üzere ...'ın şirket ortaklığından ayrıldığı,
bu doğrultuda dava konusu kefaletlerinde eş onayının yer aldığı ve dosya kapsamında yer alan kefaletlerin TBK'nu 583 vd maddeleri uyarınca usulüne uygun verilmiş olduğu,
İhtiyati haciz talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla kredi hesabı kat edilerek 05/06/2024 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile asıl borçlu ve karşı taraf kefillerden 14.668.361,51 TL nakit alacağın ödenmesinin talep edildiği, borçlulara (1) gün atıfet süresinin verildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlunun sözleşmede belirtilen adresine 07/06/2024 tarihinde bila tebliğ, karşı taraf kefil ...'a 07-08/06/2024, ...'a 07/06/2024, ...'a 07-08/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği,
Banka tarafından 14.668.361,51TL yönünden karşı tarafın menkul, gayrimenkul mal ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması talep edildiği, Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda ihtiyati haciz talep edenin ihtarnamede bildirdiği alacağın rehinle teminat altına alındığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya içerisinde yer alan ipotek resmi senetleri incelendiğinde de, asıl borçlu şirketin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere, ihtiyati haciz talep eden banka lehine asıl borçlu şirketin taşınmazı üzerinde 05/03/2024 tarih, 11635 yevmiye numaralı, 30.000.000,00 TL limitli, 20/01/2017 tarih, 2730 yevmiye numaralı, 600.000,00 TL limitli, 15/06/2022 tarih, 32794 yevmiye numaralı, 5.000.000,00 TL limitli üst sınır ipotekleri ile, karşı taraf kefil ...'ın taşınmazı üzerinde 03/07/2009 tarih,7924 yevmiye numaralı 200.000,00 TL limitli, 16/09/2021 tarih, 41831 yevmiye numaralı 1.000.000,00TL limitli, 17/06/2022 tarih, 28900 yevmiye numaralı, 5.000.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği tesis edildiği görülmüştür.
2004 sayılı İİK.'nun 45. maddesi uyarınca; Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.
Ayrıca yine bir kişi hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir. Ancak bu durumda kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise haklarında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunludur.
TBK'nun 586. maddesi uyarınca; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nun 590/3. maddesi uyarınca; Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildiriminde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar. Bu hükmün uygulanabilmesi için sözleşmede veya bu konuda kefile başvurabilmesi için önce borçluya ihbar yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır.
Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir.
TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde.
İhtiyati haciz talep eden banka tarafından tanzim olunan Ankara 62. Noterliği'nin 05/06/2024 tarih, 38617 yevmiye numaralı ihtarnamenin asıl borçlu şirketin sözleşmede belirtilen adresine 07/06/2024 tarihinde bila tebliğ edildiği, 2004 sayılı İİK'nun 68/(b) maddesi uyarınca ilgili tebligatın tebliğ edilmiş sayılıp, asıl borçlu şirket yönünden borcun muaccel olduğu, karşı taraf kefillere de tebligatların 07-08/06/2024 tarihlerinde yani asıl borçlu yönünden borç muaccel olduktan sonra tebliğ edildiği,
bu durumda TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca kefillere başvurulabilmesi için TBK'nun 590/3. maddesindeki koşulun da gerçekleştiği, bu bağlamda somut uyuşmazlıkta kefillere başvuru koşullarının mevcut olduğu, her ne kadar Mahkemece borcun rehinle temin edildiğinden bahisle asıl borçlu ve kefiller yönünden ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere dava konusu 35.600.000,00 TL bedelli ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminat altına aldığı,
kefil ... 'ın kefaletinin teminatının 03/07/2009 tarih,7924 yevmiye numaralı 200.000,00 TL limitli, 16/09/2021 tarih, 41831 yevmiye numaralı 1.000.000,00 TL limitli, 17/06/2022 tarih, 28900 yevmiye numaralı, 5.000.000,00 TL limitli üst sınır ipotekleri olduğu,
yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere iş bu bedel yönünden alacaklı tarafça öncelikle kefil ... yönünden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunlu olup, İİK'nun 45 maddesi uyarınca ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği, ayrıca dava konusu ipoteklerin diğer kefiller ... ve ...'ın borcunun teminatı olmadığı, bu durumda Mahkemece alacaklı bankanın kefil ... yönünden rehin ile teminat altına alınmamış bakiye 8.468.361,51 TL, diğer kefiller yönünden de 14.668.361,51 TL bedelli haciz yoluyla takip yapabileceği dikkate alınarak,
bu kısımlar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kefiller yönünden kaldırılmasına, alacaklı vekilinin kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kısmen, diğer kefiller ... ve ... yönünden tam kabulü ile, alacaklı tarafça talep edilen 14.668.361,51TL alacak miktarının takdiren %15 tutarı olan 2.200.254,22 TL teminat yatırıldığında, kefil ... yönünden 8.468.361,51TL'ye, diğer kefiller ... ve ... yönünden 14.668.361,51TL'ye yetecek kadar borçluların menkul, gayrimenkul malları ile III. şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine İİK.nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... · ... ... ... ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1521, K. 2024/1262, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama