KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/514 E., 2024/624 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Aleyhine Tedbir Talep Edilen
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/514
- Karar no
- 2024/624
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/02/2024
- Numarası
- 2024/13 Esas (Ara Karar
- Talep eden davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/05/2024
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davacı ... San. Tic. A.Ş. ("..."), davalı ... Enerji San. Ve Tic.
A.Ş. ("...") şirketinin %49 pay sahibi olduğunu, alınan ibranın hatalı olduğunu, yönetim kurulu üyesi tüzel kişinin temsilcisi (...) aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğundan kendisi adına oy kullandığını, bilanço, kar/zarar ve finansal tablolara ilişkin usul ve yasaya uygun müzakereler yapılmadığını, belirten tüzel kişinin ibrası oylamasına işbu tüzel kişiyi temsil eden ...'in katıldığını, kendi temsilcisi olduğu yönetim kurulu üyesinin ibra edilmesi yönünde oy kullandığını, ...'nin Davacı şirketin eski yönetim kurulu başkanı olup çok sayıda usulsüz iş ve işlemlerde bulunduğunu,
usulsüz işlemler ve sahte faturalar ile şirketleri kendisine borçlandırdığını, bu borçlara dair usulsüz senetler düzenleyerek şirketler aleyhine icra takibi başlatarak şirket hesaplarına ve varlıklarına haciz koydurttuğunu, yönetim kuruluna seçilen ...'nin yönetim kurulu üyesi olamayacağını, seçilen yönetim kurulu üyelerinin seçimlerinin geçersiz olduğunu, verilen huzur hakkının oldukça fahiş olup örtülü kazanç transferi olduğunu,
davalı şirketin yıllardır enerji alanında faaliyet gösteren oldukça karlı bir şirket olduğunu mevcut tarih itibariyle talep edilmesine rağmen anonim şirketlerin ruhuna aykırı olarak açıldığı tarihten beridir kar payı ödemesi yapmadığını, celp edilecek bilanço ve finansal tabloların incelenmesi halinde 2022 yılı satışlarının 53 Milyon TL ve yıllık dönem net karının ise 10,8 Milyon TL civarlarında olmasına rağmen tablo ve bilançolarda eksikliklerin olduğunu, davalı şirkete 2022 yılında 9,7 Milyon TL tutarında taşıt alındığını,
taşıtın marka ve modelinin belli olmadığını pay sahipleri tarafından bu hususun temsil/ilzama yetkili Yönetim Kurulu üyelerinin bu kadar yüksek bedelli bir aracı satın almaya yetkili olup olmadığının da araştırılamadığını iddia ederek şirket malvarlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla davalı şirketin 11.10.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 16/02/2024 tarihli ara karar ile; mevcut delil durumuna göre haklılık durumu bu aşamada değerlendirilemediğinden alınan kararların yürütmesinin durdurulması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplantıda alınan ibra kararının hatalı olduğunu, pay sahibinin kendisi adına oy kullanarak kendini ibra ettiğini, yönetim kuruluna seçilen ...'nin yönetim kurulu üyesi olamayacağına dair haklı gerekçelerinin göz ardı edildiğini, toplantıda kar payı dağıtılmamasına rağmen yönetim kuruluna yeni seçilen üyelere 200.000-tl gibi fahiş huzur hakkı ödemeleri yapılarak adeta örtülü kazanç transferi yapıldığını, mevcut durumda bu ödemeler sebebiyle şirket durmadan borçlandığını, tedbiren bu toplantıda alınan kararların durdurulmaması halinde şirket kasasındaki nakit, yönetim kurulu üyelerine ödenecek, sonrasında ise bu ücretlerin tahsili mümkün olmayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, genel kurul kararlarının butlan ile malul olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile tedbir isteminin reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/514, K. 2024/624, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama