KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/518 E., 2025/523 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/518
- Karar no
- 2025/523
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2014/249 Esas
- Ara karar tarihi
- 31/01/2025
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 27/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/05/2025
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin feshi, olmadığı takdirde çıkma payının ödenmesi istemli davanın yargılaması sırasında, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı; bekletici mesele yapılan Ankara Batı ATM'nin 2019/572 E. sayılı dosyasında verilen kararın, Yargıtay 11 HD'nin 2023/4198 E. 2024/7439 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, kararla, şirketteki payının tekrar %29'a yükseldiğini, davalı şirket CEO'su ...'un payının ise %30'a gerilediğini, oğlu dava dışı ...'un da payının %1'e yükseldiğini, şirket ortaklarının pay durumunun %30- %30 olarak eşitlendiğini, geriye kalanın murisler ... ve ... terekesi olduğunu, ...'un vasiyetinin, Ankara 4. ASHM'nin 2019/288 Esas sayılı kararıyla iptal edilerek kendisine ait saklı paya hükmedildiğini,
kararın her iki tarafça istinaf edildiğini, ...'un vasiyeti ve ölünceye kadar bakma akdinin iptaline ilişkin davaların birleştirilerek derdest olduğunu, davalının iskonto ve bedelsiz ticareti sonucu şirket kârının düşük çıkarılmasının hedeflendiğini, bilirkişiler tarafından ...
A.Ş.nin karının düşük olduğunun raporlandığını, ilgili zararın yaklaşık 1.286.445 USD olduğunu, şirketin içini boşaltıp sonra da mali durum kötü diyerek yıllardır kar payını ödemeyerek mağdur edildiğini, bu nedenle ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat koşullarının tehirinde telafisi çok güç zarar olduğunu belirterek Yönetim Kurulundan bir kişinin azliyle, kendisinin belirleyeceği bir kişinin yönetime girmesine, şirketin, YK Başkanın tek kişilik şirketi olan ...
Elk. Dış. Tic. A.Ş. ile ticaretinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının önceki tedbir taleplerinin 21/02/2024, 03/07/2024, 28/11/2024 ve 27/01/2025 tarihli ara kararlarla reddedildiği, bunlardan 21/02/2024 tarihli redde ilişkin ara kararın, istinaf incelemesiyle istinaf başvurusunun esastan reddedildiğinin anlaşıldığı, bu kez 31/01/2025 tarihli dilekçeyle tekrar tedbir talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de; 21/02/2024, 03/07/2024, 28/11/2024 tarihli tedbir taleplerinden sonra durum ve koşulların değiştiğine ilişkin delil ibraz edilmediği gerekçesiyle;" tedbir talebinin reddine" yönelik ara karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle.
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararda, daha önce tedbir talebinin reddedildiği, yeni bir delil ileri sürülmediği gerekçe gösterilmişse de, 24/280 E. Sayılı dosyaya davalının kendi sunduğu ticari defterlerin yeni delil olduğunu, şimdiye kadar gösterilmeyen ticari defterlerde, davalı şirket yönetiminin, şirkete, davacı ve dava dışı pay sahibi ...'a ve hatta Devlete büyük zarar verdiğinin gözler önüne serildiğini, bedelsiz mal göndermek yerine, bedelli gönderip, KDV aldıktan sonra,
alacağından vazgeçmek suretiyle, hem haksız KDV alarak Devlete, zarar verilmekte ve hem de karı yurt dışına aktardığını, bu yolsuzluğun devamına izin verilmemesi için haklı tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini, davalının, 2022, 2023 yılları karlarını gene dağıtmadığını, payların eşitlendiğini ileri sürmüş, 12/05/2025 tarihli ek beyan dilekçesinde ise;
payların, % 30- % 35 olduğunu, davalı şirketin, 2003 yılından bu yana kar payı ödememekte olduğunu, ödediği minik kar paylarını da sermaye artışı gerekçesiyle geri aldığını, 22 yıldır kar payı alamadığını, haklarını koruyabilmek için 20 yıldır yargılama masraflarını cebinden ödediğini belirterek tedbirin reddine ilişkin ara karara itiraz etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre daha önce aynı gerekçe ve taleplerle yapılan ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verildiği, verilen ret kararlarından sonra durum ve koşulların değiştiğine yönelik delil ibraz edilemediği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/518, K. 2025/523, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama