KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/620 E., 2025/541 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/620
- Karar no
- 2025/541
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/03/2025
- Numarası
- 2025/222 Esas (Ara Karar
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 17/03/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/05/2025
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati tedbir talebinin redddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin de içlerinde bulunduğu 33 kişinin bir araya gelerek 12/12/2019 tarihinde faaliyet alanları içerisinde sigorta şirketi de kurmak olan ... A.Ş. unvanı ile şirket kurduklarını, bilahare 250'ye yakın yeni ortak bulunarak şirket sermayesinin artırıldığını, belli sermayeye ulaştıktan sonra ... A.Ş. tarafından 29/05/2020 tarihinde 50.000.000,00TL sermayeli ... A.Ş.
Ünvanlı şirket kurduklarını, şirketin sermaye ödemesi, ana şirket olan ... A.Ş. Tarafından gerçekleştirildiğini, sigorta şirketinin kuruluşu sonrasında 06/06/2021 tarihinde Hazine Müsteşarlığı Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketi Birliği'ne faaliyette bulunabilmek için ruhsat başvuru yapıldığını, şirket sermayesinin yetersiz olması nedeniyle başvurunun reddedildiğini, bilahare sermayenin 16/03/2022 tarihinde 94.000.
000,00 TL'ye çıkartıldığını, tekrar yetersiz olması nedeniyle 20/04/2022 tarihinde 144.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını ve 10/05/2022 tarihinde ... A.Ş. olan ünvanın ...
Sigorta A.Ş. olarak değiştirildiğini ve faaliyet ruhsatı aldıklarını, 15/10/2021 tarihinde müvekkilleri ile diğer ortakların genel kurul toplantısına çağrıldığını ve bir çok evrak imzalatıldığını, müvekkillerinin farkında olmadan devir eden ve devir alan kısmının boş şekilde hisse devir evraklarının imzalatıldığını, bilahare 07/01/2022 tarihli acil toplantıda ...
A.Ş.'nin kime ve sebebinin açıklanmadığı acil ödenmesi gereken 1.200.000,00 USD borcu olduğunun bildirildiğini, borcu ödeyemeyenlerin hisselerini devretmek zorunda kalacağının bildirildiğini, müvekkillerinin borçtan yönetim kurulunun sorumlu olduğunu, kurucu ortakların sorumlu olmadığını belirterek itiraz ettiğini, müvekkilleri dahil 9 ortağa belirtilen borcu hisselerine düşen payı ödememelerinden dolayı Yönetim Kurulu Başkanı davalı tarafından hisse devir açıklaması ile başlangıçta şirkete sermaye olarak kişi başı yatırılan 55.000,00TL ödeme gönderildiğini ve müvekkillerinin hisselerinin iyiniyete ve hukuka aykırı olarak devralındığını,
davalının gönderdiği hesabı kapattığından paranın geri gönderilemediğini ve davalıya yapılan tüm aramalara rağmen telefonlara cevap vermediğini, bilahare müvekkilleri tarafından hisselerinin devredilmediğine şirkete ihtarname gönderdiklerini, davalı aleyhine resmi belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılmasına dair suç duyurusunda bulunduklarını, dava sürecinde şirkete ihtiyati tedbir konularak şirkete kayyım atanmasını, haksız yere müvekkillerinden devralınan hisselerin devrini önlemek amacıyla şirket hakkında ihtiyati tedbir konulmasına,
bilirkişi incelemesi sonrası belirlli hale getirilmek kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL belirsiz alacak taleplerinin kabul edilerek, her bir müvekkilinin güncel pay değeri karşılığının müvekkillerine ticari faiziyle ödenmesine karar verilmesini, müvekkillerinden haksız şekilde devralınmış olan payların önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve şirket yönetiminin davalının kontrolünde olması nedeniyle müvekkilini zarara uğratacak eylem ve işlemlerin önlenmesi amacıyla şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tedbir konulması talep edilen mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı nazara alındığından buna yönelik tedbir talebin reddi gerektiği, ayrıca tazminat istemi konusu alacağın güvence altına alınmasına yönelik talebinin ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir olarak değerlendirilmesi halinde de, dava konusu alacağın varlığı ve muacelliyeti konusunda mahkemece yakın ispat koşulları çerçevesinde yeterli delillin de bu aşamada sunulmadığı, yine şirkette kayyım atanması istemine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin, şirkete kayyım atanması ve hisseler üzerine devir yasağı konulmasına ilişkin tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, tedbir verilmemesinin müvekkillerinin haklarını geri alabilecekleri bir şirket veya mal varlığının kalmaması ihtimalini doğurduğunu, müvekkilleri kandırılmak suretiyle hisse devirlerinin yapıldığını, tedbir kararı verilmemesi halinde davalıların şirketi elden çıkarmak suretiyle davacıların alacaklarını almalarının engellenmesinin olası olduğunu, bu tür durumların önlenmesi için tedbir kararı verilmesi gerektiğini,
dava sonunda haklı çıksa dahi dava sürecinde tedbir talebi reddedildiği için hakkın alınması mümkün olmayan davacıların mağduriyet yaşamaması için şirketin işleyişini engellemeyecek, fakat elden çıkarılmasını da önleyecek bir tedbire ihtiyaç olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, dava tazminat / alacak davası olduğundan uyuşmazlık konusu olmayan konuda tedbir kararı verilemeyeceğine dair ilk derece mahkemesinin gerekçesi de göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/620, K. 2025/541, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama