KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1556
- Karar No
- 2022/636
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2022
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·16 bölüm
.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2019
ESAS-KARAR NO :...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 10/05/2022
YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2022
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar, aleyhlerine davalı tarafından Kayseri 6.İcra Müdürlüğü'nün 2018/8240 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bononun dava dışı ... ve .. arasında.... plakalı aracın satışı kapsamında düzenlenen teminat bonosu olduğunu, daha sonradan lehdar hanesine davalının ismi yazılarak boş kısımlarının doldurularak icra takibine konu edildiğini belirterek davalıya icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, bononun teminat senedi olarak verildiği iddiasını kabul etmediklerini, davacıların bu iddiasını yazılı belge ile ispat etmelerinin gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bononun teminat bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurularak davalı tarafından takibe konu edildiğine dair davacı iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacılar vekili tarafından;
Dava konusu bononun araç satışı kapsamında dava dışı ... ve ... ..bir kısmı boş olarak düzenlenerek verilen teminat bonosu olduğu, aracın devrinin verilmesine karşın bononun iade edilmediği ve davalı ismi yazılarak kötüniyetli olarak icra takibine konu edildiği, mahkemece dosya kapsamına boş bono fotokopisi sunulduğu ve senedin bir kısmının sonradan doldurulduğu iddia edilmesine karşın bu yönde herhangi bir delil toplanmadığı, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığı, davalı yanın ekonomik gücünün mahkemece araştırılmadığı, tanık dinlenmediği, ticari defterlerin incelenmediği,
ayrıca teklif edilen yemin metni ile dosya kapsamı incelendiğinde davalının gerçeğe aykırı şekilde yemin ettiğinin anlaşılacağı, ispat külfetinin borç verdiğini iddia eden davalıda olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bononun teminat bonosu olup olmadığı ve bu iddianın davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, teminat iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olmasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/1556, K. 2022/636, 10 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama