KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2022
- Esas no
- 2019/1590 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2022/634 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/03/2019
- Esas no
- 2017/799 E 2019/167 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 10/05/2022
Karar Metni
1.183 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19349 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacıdan 86 adet fatura ile 409.113,00 TL (KDV dahil 482.753,34 TL) mal / hizmet satın aldığını beyan ettiği, BS bildiriminde ise davacı şirkete bir adet fatura ile 15.174,00 TL (KDV dahil 17.905,32 TL) tutarında hizmet satışı yaptığının beyan edildiği, ayrıca davacı muavin defter kayıtları ve muhasebe programı üzerinde yapılan incelemede 17.905,69 TL mal alımının kayıtlı olduğu, bu miktarın düşümü ile bakiye satışa konu miktar 482.753,34 TL - 17.905,69 =464.847,65 TL olup, çekle yapılan 285.580,00 TL ödemenin düşümü ile (464.567,65 TL - 285.580,00 TL=) bakiye 179.267,65 TL davacı alacağı bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece tarafların BA ve BS formalarının birbiri ile uyumlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesine ve müvekkilinin ticari defterlerinde takipte talep edilen kadar alacak kaydı bulunmasına karşın eksik ve hatalı inceleme yapılarak davalı yanın herhangi bir savunması bulunmadığı halde davalı alacağının mahsubu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca HMK’nın 171. maddesine göre isticvap davetiyesi tebliğ edildiği ve alacağın davalı tarafça ikrar edildiğinin gözden kaçırıldığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19349 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu hakkında 185.080,46 TL alacağın tahsili isteğiyle 17/10/2017 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile yetkiye ve borca itiraz edilmekle takibin bu aşamada durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Davanın dayanağı icra takibine konu faturalarda teslim alan kısmında imza bulunan faturalarla ilgili olarak davalıya isticvap davetiyesi tebliği için bulunduğu yer mahkemesine Mahkemece talimat yazılmış, tebliğe karşın duruşmaya gelip beyanda bulunulmadığından imzalı olan faturalar yönünden imza kabul edilmiş sayılmıştır.
Dosya üzerinde ve davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi 14/01/2019 tarihli raporunda; davacının uyuşmazlık dönemi olan 2017 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunduğunu, kayıtların incelenmesinde;
davacı tarafından davalıya 2017 yılında toplam 488.566,15 TL tutarında mal satışı yapıldığını, davalı şirketin borcuna karşılık davacıya 285.580,00 TL tutarında çek verildiğini, ayrıca davacının davalıdan bir adet fatura ile 17.905,69 TL mal alındığını, davacı şirketin davalıdan 185.080,46 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, taraflara ait BA - BS formlarının incelenmesinde davalı tarafından davacıya 86 adet fatura ile KDV dahil 482.753,34 TL tutarında mal satışı yapıldığını, davalı şirketten bir adet fatura ile KDV dahil 17.905,32 TL mal alımı yapıldığını,
ayrıca davacının davalı şirkete kesmiş olduğu ve BA - BS bildirimi beyan sınırını aşmayan KDV hariç Ağustos 2017 dönemine ait 4.931,00 TL faturanın bulunduğunu, tarafların BA - BS bildirimindeki beyanları ile muavin defter kayıtları karşılaştırıldığında davacının davalıya 488.466,15 TL tutarında mal satışı yaptığını, davacının detaylı tutmuş olduğu cari hesaplarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle 185.080,46 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacının davalı şirkete kesmiş olduğu ve BA - BS bildirimi beyan sınırını aşmayan KDV hariç Ağustos 2017 dönemine ait 4.931,00 TL faturanın bulunduğu, bu faturalardan yalnızca 11.08.2017 tarihli 422,44 TL bedelli irsaliyeli faturanın imzalı olduğu ve HMK’nın 171. maddesi uyarınca isticvap davetiyesi tebliği ile anılan faturaya konu malların BA ile bildirilmese dahi teslim edildiği hususunun davacı yanca ispat edildiği, anılan dönemdeki diğer faturaların ise imzasız olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin 11.08.2017 tarihli 422,44 TL bedelli faturaya yönelik istinaf itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/1590, K. 2022/634, 10 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama