KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi ... Esas Hakkında Karar Verilmesi) Esas-karar No ....
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1053
- Karar No
- 2021/1636
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2019
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 20/11/2021
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça icra takibine konu edilen 25/06/2013 vade tarihli 300.000TL bedelli bononun ön yüzünde bulunan avalist imzasının olmasına rağmen bu bononun muvazalı olarak takibe konulduğunu, bononun bedelsiz olduğunu, davacının astsubay olup, böyle bir hukuki ilişki içine girmeyeceğini ve hatır amacıyla bu imzanın atıldığını belirterek, menfi tespit talebinde bulunmuştur.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ...'un borcuna yönelik olarak avalist olarak bonoyu imzaladığını, kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davaya konu bononun bedelsiz olduğu, muvazalı olarak düzenlendiği hususlarının davacı tarafça yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafın tanık dinletme talebinin bononun miktarı dikkate alındığında reddinin gerektiği, davacı tarafın yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Süresinde istinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tanıkların dinlenilmediğini, mahkemece muvaza iddiası üzerinde durulmadığını, bononun hatır senedi olarak tanzim edildiğini, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, bononun lehtarı ile keşidecinin baba oğul olduğunu ve davalı babanın ...'un bononun keşidecisi yerine davalıyı borçlu gösterdiğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde davalı tarafın 25/04/2013 keşide tarihli 05/06/2013 vade tarihli ve 300.000TL bedelli keşidecisi ..., lehtarı ... olan nakden kayıtlı bonoyu icra takibine koyduğu, davacının bu bonoda avalist sıfatıyla imzasının olduğu görülmektedir.
Bilindiği gibi TTK'nun 702/2. maddesine göre aval veren kişinin teminat verdiği borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin tahahhütü geçerli olacaktır. Dolayısıyla davacı avalist imzasını inkar etmemiş olmasına, takibe konu bononun geçerli bir kambiyo senedi olmasına ve davacı tarafça atılan avalist imzasının sahteliğine ilişkin olarak herhangi bir iddiada bulunulmamış olmasına göre davacı tarafın istinaf itirazları yerinde değildir (Yargıtay 19. H.D. 20/09/2017T. 20116/11415 Esas, 2017/6074K. sayılı kararı).
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken, mahkemece yazılı olduğu biçimde lehine aval verilenin ileri sürebileceği defilere yönelik olarak, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunun ve muvazalı olarak düzenlendiği husususlarının yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçesi düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1053, K. 2021/1636, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama