KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2023
- Esas no
- 2020/1315 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2023/380
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2020
- Esas-karar no
- 2018/339 E 2020/531 K
- Davacı
- ...
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
...
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 20/03/2023
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2023
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davacı şirketin dekorasyon malzemeleri satışı ile iştigal ettiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında dekorasyon malzemelerinin satımı konusunda ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye binaen farklı tarihlerde müvekkil şirket tarafından davalı/borçlu şirket adına faturalar kesildiğini, taraflar arasında cari ilişki oluştuğunu, davacı şirketin davalı şirketten 34.664,86.-TL bakiye alacağının bulunduğunu davalı şirketin haksız itirazının kaldırılması ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, alacağın ispat külfetinin davacı yanda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; faturaların her iki yan ticari defterinde kayıtlı olduğu, faturalara itiraz edilmediği, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin 20/03/2013 tarihinde başladığını, davalı kayıtlarında en son faturanın 17/07/2014 tarihinde kayıt altına alındığı, takip tarihinin 15.02.2018, dava tarihi 05/05/2018 olduğu, davalı kayıtlarına göre davacının alacağının kayıtlarda yer almadığı, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 34.664,86 TL ana para alacağının olduğu, davacı tarafça fatura karşılığı ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinin bulunduğu,
faturaların her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının bakiye 34.664,86 TL alacağının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı şirketin müvekkili nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesaba dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1315, K. 2023/380, 20 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama