KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi . Hakkında Karar Verilmesi)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/276
- Karar No
- 2022/1280
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2022
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2019
- Esas-karar no
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 09/11/2022
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.12.2016 tarihinde distrübütörlük sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili tarafından bu sözleşme kapsamında 10.05.2017 tarihinde davalıdan 1.515 adet su sayacı sipariş verdiğini, sözleşme gereğince siparişe ilişkin ödemenin yarısı 124.987,50TL'nin aynı gün EFT yolu ile ödendiğini geri kalan bedelin ürünlerin tamamının tesliminden sonra ödeneceğinin, ürünleri sözleşmenin 14. maddesine göre bir ay içinde tesliminin kararlaştırıldığını ancak davalının bu hükme aykırı davranarak ürünleri teslim etmediğini,
sözleşmenin 6.9 maddesi gereğince süresinde sipariş edilen ürünün teslim edilmemesi halinde kar kaybı zararının ödeneceği, ayrıca sözleşmenin 14.maddesi gereğince de davalının sözleşmenin 6.3 ve 6.9.maddelerinde öngörülen ürün teslim süresine aykırı davranması nedeniyle 100.000,00 TL cezai şartı ticari faiziyle birlikte ödeyeceğinin karlaştırıldığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıdan tahsiline, sözleşmenin haklı olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13.03.2019 harç tarihli ıslah dilekçesiyle yoksun kalınan kar yönünden 1.000,00 TL lik talebini 29.250,00 TL' ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı yan beyanda bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davanın dayanağı olan 01.12.2016 tarihli ....
Sözleşmesi gözetilerek davacının 83.250,00TL kar kaybı zararı bulunduğu; davacı cezai şart alacağı isteminde bulunmuş ise de cezai şartı düzenleyen sözleşmenin 14. maddesi hükümünde, üretici firmanın distirübütörün bulunduğu bölgede yeni distiribitörlük verme ya da ürün satma hali için düzenlendiği, süresinde mal teslimi yapılmaması halini içermediği ,bu nedenle cezai şart isteme koşulunun bulunmadığı, yine sözleşmenin fesih için şartların oluşmadığı, davadan sonra dahi mal ve siparişi teslim almaya devam ettiği nazara alınarak bu talebin yerinde olmadığı,
sözleşmede belirtilen şekilde davacının kardan mahrum kaldığı anlaşılmakla bu isteme yönelik talebiyle bağlı da kalınarak istemin kabulüne, diğer taleplerini ise şartları oluşmadığından reddi gerektiği belirtilerek;
-Davacının davasının kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 29.250,00 TL'nin dava tarihi olan 29.09.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmede 14. maddenin başlığının "Şirketin Tazmin Yükümlülüğü" olduğu, oysa gerekçeli kararda bu maddenin konusunun üretici firma olan davalının distrübütör olan müvekkilin bölgesinde yeni distrübütörlük verme ya da ürün satma hali olduğunun belirtildiği, ikinci cümlesinde her iki tarafı da yükümlü tutan bir cezai şart öngörülmüş ve lafzi olarak maddenin ikinci cümlesine bakıldığında ise açıkça "bu sözleşmeye aykırı hareket eden üretici veya distribütör 100.000,00TL'yi peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt eder" dendiği, cezai şarta hükmedilmesi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Cezai şart alacağı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiği iddiasıyla sözleşmeye dayalı cezai şart ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu 01.12.2016 tarihli ..... Sözleşmesi incelendiğinde; Sözleşme konusunun, davalı şirketin tesislerinde üretilen ürünün davalı düstribitöre tanınan münhasır bölge sınırları içerisinde satış , dağıtım , teknik servis ve montajının yapılması olduğu, sözleşmenin 6.9 maddesinde ; distribütör firmanın yaptığı ürün siparişinin 1 ay içinde teslim edilmemesi halinde günlük ortalama 15 adet ön ödemeli sayaç satışı baz alınarak, aradaki kar marjı ( adet başı 50 TL kardan 50*15=)750 TL nin distribütör firmaya üretici firma tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
Yine "Şirketin tazmin yükümlülüğü" başlıklı 14. maddesinde; "Üretici firma, distribütör firmanın bulunduğu bölgelere hiçbir şekilde distribütörlük veya ürün veremez. Bu sözleşmeye aykırı hareket eden üretici veya distribütör 100.000,0 TLyi peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt eder." şartının düzenlendiği görülmüştür.
Davacı tarafça gönderilen 21.08.2017 tarihli ihtarnamede; davacı tarafından davalıya, düzenlenen distiribütör sözleşmesi gereğince sipariş edilen ürünlerin 10 gün içinde teslimini aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ve 6.9 ve 14.madde gereğince kar kaybı zararı ile cezai şartın isteneceğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca belirlenen 83.250,00TL kar kaybı zararı bulunduğu hesap edilmiş, mahkemece taleple bağlı kalınarak 29.250,00TL tutara hükmedilmiş olması istinafa gelenin sıfatına göre uyuşmazlık konusu değildir.
Ne var ki sözleşmenin 14.maddesinin 2.cümlesi ile sözleşmeye aykırılık halinde ödenecek cezai şart düzenlenmiştir. Uyuşmazlığa konu maddenin ilk cümlesi üretici firma, distribütör firmanın bulunduğu bölgelere hiçbir şekilde distribütörlük veya ürün veremez derken 2.cümle her iki taraf yönünden de "bu sözleşmeye aykırı hareket eden üretici veya distribütör 100.000,00TL'yi peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenlendiğinden 2.cümledeki cezai şartın birinci cümle ile bağlantılı olduğu düşünülemez.
Açıklanan nedenle koşulların oluşması nedeniyle davacı lehine sözleşmede belirtilen 100.000,00TL'ye hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/276, K. 2022/1280, 10 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama