KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas no
- 2020/439 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2022/1552
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2019
- Esas-karar no
- 2017/659 E 2019/773 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İstirdat
- Yazıldığı tarih
- 30/11/2022
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı keşideci şirketten 30/03/2017 keşide tarihli, 50.000,00TL bedelli çeki lehtar sıfatıyla teslim aldığını, çekin işyerinde kaybolduğunu, çekin müvekkili şirketi dolandıran ... isimli ortakla birlikte hareket eden şahısların eline geçmiş olma ihtimali üzerinden araştırma yapılırken çekin müvekkili şirket ile arasında ticari hiçbir faaliyeti olmayan davalı tarafından iktisap edilerek tahsil edildiğini, davalının iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu, sebepsiz zenginleştiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek bedelinin istirdatına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, müvekkili şirket ortağının savcılık soruşturmasında çeklerin çalınmadığını ve şirket yetkilisi olarak çekleri müşterilere cirolayarak verdiğini beyan ettiğini, bu nedenle savcılık tarafından hukuki ihtilaf gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda çekin ticari defterlerde yer almadığının ve davalı ile ticari ilişkinin bulunmadığının tespit edildiğini, davalıya çek verilmesini gerektiren bir borcun bulunmadığını,
bu nedenle davalının iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yetkilisi ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza mahkemesinin halen devam ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının çek nedeniyle borçlu olup olmadığı ve çek bedelinin istirdatının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve tahsil edilen çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Somut olayda, davacının lehtar, davalının hamil olarak olduğu çekin rıza dışında elden çıktığı, şirket yetkilisinin usulsüz işlemler yaparak çekleri şahsi borçları için kullandığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, çekin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı olarak menfi tespit ve çek bedelinin istirdatı talep edilmiş olup çekin davacı şirket yetkilisi ... tarafından düzenlendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacının çekin bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, devam eden ceza dosyasında davacı şirket yetkilisi ...'in sanık olarak yargılandığı,
davalının dosyada taraf sıfatının bulunmadığı hususları dikkate alındığında usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararına karşı davacının istinaf itirazlarının reddi ile HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/439, K. 2022/1552, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama