KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/867 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2023/1635 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2021
- Esas no
- 2021/135 E 2021/329 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 12/12/2023
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi yapıldığını, bononun müvekkillerine eşi ... tarafından düzenlendiğini, eşinin ölümünden sonra mirası reddettiğini, bonodan dolayı borçlu olmadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinde bonodan dolayı borçlu olmadıkları konusunda uzlaşıldığını,
ancak icra takibi sırasında ödenen maaş haczi ile tahsil edilen toplam 8.717,23 TL konusunda anlaşılamadığını belirterek Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2019/1874 E. sayılı dosyasında takibin konusu 20.12.2017 düzenleme tarihli 20.08.2018 vade tarihli bono tutarı 108.500,00 TL ve fer'ileri için cebri icra yoluyla müvekkilden tahsil edilen 8.717,23 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile cebri icra yoluyla tahsil olunan 8.717,23 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadına ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, icra takibinin kesinleştiğini, aradan 14 ay geçtiğini, kesintilere itiraz edilmediğini, kötü niyetli olarak istirdat davası açıldığını, davanın zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ödenen bedelin icra harçları düşüldükten sonra 8.096,26 TL olduğunu, ayrıca kaza sebebiyle davacıların sigorta şirketinden ödeme alıp almadıklarının araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, mirasın reddi kararı geçmişe etkili bir karar ise de davacının mirası reddettiğini icra dosyasına bildirmediğinden davacıdan tahsilat yapıldığı, kararın 16.12.2020 tarihinde icra dosyasına sunulduğundan bu tarihten sonraki 418,14 TL tahsilatın iadesi gerektiği, fazlaya dair istemin yerinde olmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mirasın reddi kararının 04/11/2020 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi üzerine 16/12/2020 tarihinde icra dosyasına bildirildiğini, mirası red süreci içerisinde kesintilerin çoğunun yapıldığını ve tüm kesintilerin iadesi gerektiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık mirasın reddi kararı uyarınca cebri icra ile yatan paranın iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, mirasın reddi kararına istinaden icra dosyasına cebri icra ile yatan paranın istirdatı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Asıl borçlu olan davacının eşi ... 12.09.2019 tarihinde vefat etmiş, müteveffanın eş ve çocukları kanundaki 3 aylık süre içinde Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesi'nde mirasın reddi davası açmış, Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29.09.2020 tarih 2020/ 519 Esas 2020/486 Karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasın reddine 29.09.2020 tarihinde karar verilmiş, karar 04/11/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı yanca, davacının da aralarında bulunduğu ... mirasçıları ve avaliste karşı 01/10/2019 tarihinde Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2019/1874 E. sayılı dosyası ve takibin konusu olan 20.12.2017 düzenleme tarihli 20.08.2018 vade tarihli bono tutarı 108.500,00 TL ve fer'ileri yönünden icra takibi başlatmıştır.
Arabuluculuk görüşmelerinde, taraflar Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2019/1874 E. Sayılı dosyası ve takibin konusu olan 20.12.2017 düzenleme tarihli 20.08.2018 vade tarihli bono tutarı 108.500,00 TL ve fer'ileri yönünden başvurucuların borçlu olmadığının tespiti konusunda anlaşmışlardır.
İcra dosyasının tetkikinde, ... mirasçıları aleyhine yapılan icra takibinin 01.10.2019 tarihinde başlatıldığı, takibin kesinleştiği davacının maaşından,
602,37 TL - 13.12.2019 603,72 TL-13.01.2020
692,93 TL-13.02.2020 657,86 TL-13.03.2020
612,28 TL-14.04.2020 608,77 TL-13.05.2020
793,75 TL-15.06.2020 645,76 TL-13.07.2020
645,76 TL-13.08.2020 669,60 TL-14.09.2020
559,34 TL-13.10.2020 612,30 TL-16.11.2020
594,65 TL- 15.12.2020 418,14 TL-14.01.2021
tarihinde olmak üzere toplam 8.717,23 TL tahsil edildiği görülmüştür.
Davacı vekili, 16.12.2020 tarihli dilekçe ile mirasın reddi kararını dosyaya sunmuş ve hacizlerin kaldırılması, ...'tan maaş haczi yoluyla tahsil edilen paranın istirdadını istemiş, icra müdürü istirdat talebini reddetmiş, hacizleri kaldırmıştır.
Yukarıda bahsi geçen icra dosyasının incelenmesinden davalı tarafından murisin ölümünden yaklaşık 1 ay sonra davacı aleyhine icra takibi başlatılmış, davacı tarafından yasal süresi içerisinde mirasın reddi talep edilmiş, bu arada kesinleşen icra takibi nedeniyle maaş haczi yapılarak davacının ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Mirasın TMK 605 ve devamı hükümlerine göre reddedilmesi halinde mirasçılar, murisin tereke borçlarından sorumlu tutulamayacaktır. Somut olayda olduğu gibi icra takibinin mirasın reddi süresi içerisinde başlamasına, davacı tarafından yasal süre içerisinde mirasın reddi davası açılıp kararın kesinleşmesine, kesinleşme kararının icra dosyasına bildirilmesine göre mahkemece mirasın reddi davası aşamasında yapılan tüm kesintilerin davacıya iadesine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Davalı takipte haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/867, K. 2023/1635, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama