İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/125 K.2023/1779

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/125Karar2023/1779Tarih21 Aralık 2023Okuma9 dk · 1.894 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
21 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/125 - 2023/1779
Esas no
2022/125 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2023/1779
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/10/2021
Esas-karar no
2020/588 E 2021/744 K
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazıldığı tarih
16/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.894 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... bulunan krom maden işletme ruhsatının devri için 30/05/2017 tarihli "Şartlı Maden Ruhsat Satım/Devir Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre davalı alıcının devir ve satış bedeli olan 105.000 USD'den öncelikle müvekkilinin bu ruhsat kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde doğan borçlarını ödeyeceğini akabinde ise devir işlemlerinin başlatılacağını, bakiye bir bedelin kalması halinde ise bu bedelin nakit olarak müvekkiline ödeneceğini, sözleşmeden sonra davalının kurumdan borç dökümlerini aldığını ancak borçları ödemediğini,

sözleşmeyi sürümcemede bıraktığını, devirden imtina ettiğini, davalının sözleşmeyle üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi ve müvekkili şirkete ait borçları ilgili kuruma ödememiş olması nedeniyle maden işletme ruhsatının kurum tarafından 16/12/2017 tarihinde iptal edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından işlemin iptali için idare mahkemesinde açılan davanın lehe sonuçlandığını, sözleşmede alıcının cayması halinde 50.000 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını,

ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünü belirterek cayma bedeli olan 50.000 USD'nin 25/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek kamu bankalarınca uygulanan en yüksek döviz mevduat hesabı faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maden sahasının ruhsatının sözleşme tarihinden önce iptal edildiğini, davacının bu durumu bildiği halde müvekkilinden gizlediğini, müvekkilinin sözleşmenin 3.maddesi uyarınca sahayı devre hazır hale getirmek için 39.849,00 TL vergi borcu, 12.648,00 TL devir harcı yatırdığını, ayrıca sahaya makine nakli, keşif gideri gibi 100.000,00 TL olmak üzere yaklaşık 150.000,00 TL masraf yaptığını, davacının kendisine ait olmayan sahayı müvekkiline devretmeyi taahhüt etmek suretiyle müvekkilini yanılttığını, bu hususta davacı firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu,

ruhsatın davacıya ait olmadığının ... nezdinde sonradan öğrenildiğini, ruhsatın davacıdan kaynaklanan sebeplerle iptal edildiğini, hukuken ayıplı olan sahanın devir işlemine konu olamayacağını, cezai şart için yasal unsurların bulunmadığını, kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla tenkisata tabi olup cezai şartın sözleşme ile mütenasip olması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşmenin 3.maddesindeki edimlerini yerine getirmediği, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün işletme ruhsatını iptal kararının 2016-2017 yılı ödenmemiş harçlara ilişkin olduğu, idareye karşı davacı borçlu ise de taraflar arasındaki 30/05/2017 tarihli sözleşmeye göre bu borçların davacı adına davalı tarafından Maden Dairesine ödenmesi gerektiği, ruhsatın devri için gerekli olan ödemelerin 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait kısmı davalı tarafından ödenmiş ise de 2016 ve 2017 yılları ait olanların ne davalı ve ne de ruhsat sahibi tarafından ödenmediği,

sözleşmeyi davalının yerine getirmekten kaçındığı, sözleşmenin hukuken ayıplı olmadığı, ifasının sözleşme tarihi itibariyle mümkün olduğu, davalı sözleşmedeki borçlarını yerine getirseydi idarenin ruhsatın iptali yönünde karar almasının gerekmeyeceği, davadan önce karşılıklı olarak noterden çekilen ihtarnamelerden de anlaşıldığı üzere davalının maden ocağı işletmesini devralmaktan vazgeçip ödediği bedel ve masrafları istediği,

sözleşmenin 3/son maddesinde cayma durumuna bağlanan 50.000 USD cezai şartın gerçekleştiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlunun fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemeyeceği ancak kararlaştırılan cezai şartın tarafların ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceğinin Yargıtayca kabul edildiği, somut olayda talep edilen cezai şartın fahiş bir miktar olmadığı,

davalı şirketin ekonomik yıkımına sebep olacak miktarda olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maden sahasının ruhsatının taraflar arasındaki sözleşme tarihinden önce ... tarafından iptal edildiğini, davacının bu durumu bildiği halde müvekkilinden gizlediğini ve müvekkilini hataya düşürdüğünü, müvekkili tarafından yapılan 39.849,00 TL lik vergi borcu, 12.648,00 TL lik devir harcı ve sondaj, makine nakli keşif giderleri, sahada yol açmak gibi yaklaşık 100.000,00 TL arizi masrafların mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, hukuken ayıplı olan maden sahası nedeniyle cezai şart hakkında yasal koşulları oluşmadığı halde hatalı tespit ve değerlendirmeler ile tam kabul kararı verdiğini,

sözleşmede devir tarihi ile ilgili açık ibare olmadığını, davacının maden sahasıyla ilgili sözleşme öncesine dayalı yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kendi kusurundan kaynaklı ruhsatın iptaline karar verildiğini, müvekkilinin bu konuda kusurlu ve sorumlu tutulamayacağını, müvekkili tarafından davacı nam ve hesabına vergi dairesine ödenen borçları, ...'e ödenen harç ve giderler, verilen ...

492.000,00 TL lik teminat mektubu, işletme için yapılan harcama ve giderler ile diğer deliller celp edilmeden eksik ve hatalı delil ve değerlendirme ile karar verildiğini, maden sahasının 2016-2017 yıllarına ait ... ödemelerini davacının yapmaması nedeniyle ruhsatının iptali kararına karşı idare mahkemesinde açılan davanın sonucu beklenmeden ve iptalde kimin kusurlu olduğu belirlenmeden karar verildiğini, kararlaştırılan cezai şartın yasa ve hukuka aykırı olarak sözleşmenin 1/2'si olan 50.000 USD olarak belirlendiğini,

hukuken tenkise tabi olması gerektiği halde hiçbir indirime tabi tutulmadan ve talep edilmesine rağmen yapılan masraf ve harcamalar dahi hükmedilecek tutardan indirilmeden talebin aynen kabulüne karar verilmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, davacının müvekkiline satmayı taahhüt ettiği maden sahasını mükerer olarak başka bir firmaya devir etmeyi de taahhüt ettiğini, ilgili firmanın davacıya karşı açtığı Ankara 8.ATM 2019/645 Esas, 2021/206 Karar sayılı dosyası üzerinden davanın sahanın hukuken ayıplı olduğunu ve temel kusurun davacıda olduğunu gösterdiğini,

mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda maden ruhsatının müvekkilinden kaynaklı sebeplerle iptal edilmediği, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerin bir kısmını yerine getirdiği, iyiniyetli olduğu beirtilmesine rağmen bir kısım edimlerin yerine getirilmemesinden dolayı ruhsatın iptal edildiğinden bahsedilmek suretiyle raporda çelişkiye düşüldüğünü, buna rağmen cezai şarttan tenkisat yapılması gerektiği belirtilmesine karşın mahkemenin doğrudan hiçbir tenkisat yapmadan cezai şarta hükmettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf süresinden sonra 11/01/2022 tarihinde sunduğu ek beyan dilekçesinde özetle, haricen edinilen bilgilere göre davayı doğrudan etkileyecek durumların olduğunu, müvekkilinin 09/08/2017 tarihinde sözleşme uyarınca kuruma devir bedelini yatırdığını, devir talebinin 28/11/2017 tarihinde bakanlık onayına sunulduğunu, bakanlığın onayı uygun bulduğunu, kurumun 06/01/2022 tarihli cevabi yazısına göre davacıya 2016 ve 2017 ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi aksi halde ruhsatın iptal edileceğine ilişkin yazının 15/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının yazıyı tebliğ almasına rağmen müvekkiline durumu bildirmediğini,

cezai şart bedelini alabilmek için durumu müvekkilinden gizlediğini, ruhsat bedellerini yatırmadığını ve ruhsatın iptaline karar verildiğini, müvekkilinin durumdan habersiz ruhsat devrini beklediğini, mahkemenin bu hususları araştırmadığını, müvekkilinin bu durumu kurumun 06/01/2022 tarihli yazısı ile öğrendiğini, davacının bu yazıyı müvekkiline bildirmemesi nedeniyle ruhsat iptaline kendi kusuru ile neden olduğunu, müvekkilinin edime aykırı davaranacak olsa idi 2012-2013-2014 yıllarına ait ruhsat harçlarını yatırmaması gerektiğini, ama yatırdığını, davacının dava dışı başka firmalarla benzer sözleşmeler yaparak menfaat temin ettiğini,

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/645 Esas sayılı dosyasında davacının dava dışı şirkete aynı maden sahasının ruhsat devrini konu alan 2019 tarihli sözleşmeleri imzaladığını, işbu dosyanın istinaf incelemesinin devam ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin sözleşme tarihinde 82 yaşında olduğunu, davacının davalının yaşlılığından yararlandığını, iradesini sakatladığını, davalı yetkilisinin yaşı itibariyle şirketin boçlandırıcı sözleşme yapabilme yeterliliğine sahip olmadığını, sözleşme tarihinde sağlık raporunun olmadığını, sözleşmenin butlanla malul olduğunu, cezai şartın fahiş olduğunu,

müvekkili tarafından yapılan harcamaların dikkate alınmadığını, tenkis talebinin red edildiğini, devir bedeli, tarafların ekonomik durumu gibi kriterlerden uzaklaşarak fahiş miktarda cezai şarta hükmedildiğini beyan etmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, cezai şart istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Taraflar arasında 30/05/2017 tarihinde "Şartlı Maden Ruhsat Satım/Devir Sözleşmesi" imzalandığı, davacının devreden satıcı, davalının devralan alıcı olduğu, devir bedelinin 105.000 USD olarak belirlendiği,

Sözleşmenin 3.maddesinde "Alıcı devir ve satış bedeli olan 105.000 USD'den öncelikle satıcının bu maden ocağından kaynaklanan Maden Dairesine ve diğer tüm kamu ve özel borçlarını ödeyecektir.

Ödemenin akabinde Maden Dairesine devir için gerekli yazışmalar yapılacak ve Başbakanlıktan onayın gelmesinin akabinde yapılan faturalı ödeme bedeli düşüldükten sonra 105.000 USD'den kalan bedel Başbakanlık onayının gelmesinde sonra son imzanın atılmasından önce nakit olarak satıcı şirkete ödenecektir. ",

Sözleşmenin 3/son maddesinde; "Alıcının da sözleşmenin imzalanmasından sonra cayması durumunda Becikoğlu'na 50.000 USD ceza ödemesini kabul ve taahhüt eder..." hükmünün bulunduğu görülmüştür.

Davacı tarafından davalıya hitaben noterden düzenlenen 09/07/2018 tarihli ihtarnamede özetle; sözleşme gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken borçların hiç ödenmediğini, ruhsata ait 2016 ve 2017 yılı ruhsat bedellerinin ödenmesi yükümlülüğünün sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davalı tarafa yüklendiğini, ancak ... tarafından anılan ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle 16/12/2017 tarihinde ruhsatın iptal edildiğini, iptale ilişkin sürecin idare mahkemesinde dava sürecinde olduğunu, davalının kusurlu ve sözleşmeye aykırı üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinden dolayı sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirtilerek cezai şartın ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı tarafından davacıya hitaben noterden düzenlenen 30/07/2018 tarihli ihtarda, 2016 ve 2017 ruhsat bedellerinin müvekkili sorumluluğunda olmadığını, iptal edilen ruhsatla ilgili davacının bilgi ve belge saklayarak mağduriyete yol açtığını belirtilerek hak ve alacakların ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.

Dosya kapsamındaki bilgilere göre, dava konusu maden ruhsatıyla ilgili olarak 18/09/2009 tarihinde ... adına 10 yıllık maden işletme ruhsatının düzenlendiği, ruhsatın 30/06/2010 tarihinde davacı şirkete devir edildiği, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2016-2017 ruhsat bedellerinin ödenmemesi nedeniyle ödeme yapılması için davacı şirkete 05/09/2017 tarihli 3 ay ödeme süresi öngören yazının 15/09/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, süresinde ödemenin yapılmaması üzerine 19/02/2018 tarihli yazı ile ruhsatın iptal edildiği,

Sivas İdare Mahkemesine davacı tarafından ruhsat iptal işleminin iptali için açılan davada 17/01/2019 Tarihli, 2018/257 Esas, 2019/68 sayılı kararı ile davacıya ödeme yapılmasına ilişkin gönderilen yazının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle ruhsat iptali işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 02/10/2019 Tarih, 2019/872 Esas, 2019/1618 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, kararın Danıştay temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, davacı taraf, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında maden ocağına ait Maden Dairesine ve diğer tüm kamu ve özel borçlarının davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen davalının 2016 ve 2017 yıllarına ait ödenmemiş ruhsat bedellerini ödememesi nedeniyle ruhsatın iptal edildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart talebinde bulunduğu, kurum tarafından ruhsat sahibi olması nedeniyle davacı tarafa 2016-2017 tarihli ruhsat bedellerinin ödenmesi yönünde tebligat yapıldığı,

davacının tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile idare mahkemesinde açtığı davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, öncelikle ilgili idare mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre davacının ruhsat sahibi olarak ödeme ihtarını almasına rağmen davalı tarafa bildirmemesinin sonuca etkisi üzerinde durulmak suretiyle cezai şart talebinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi,

kabulü göre de hükmedilen cezai şartın davalının ekonomik yönünden mahvına neden olup olmayacağı konusunda bilirkişiden rapor alınmaksızın hükmedilen miktarın davalının ekonomik yönden mahvına neden olmayacağı kabulü ile davanın tamamen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/588 Esas, 2021/744 Karar ve 20/10/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/125, K. 2023/1779, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/125
Karar No
2023/1779
Tarih
21 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/126 K.2023/890
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/126 K.2023/919
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/128 K.2023/1009
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/128 K.2023/896
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2022/129 K.2023/1315
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/129 K.2023/1256

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.