KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1376 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1144
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/06/2022
- Esas-karar no
- 2021/465 E - 2022/550 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 05/11/2024
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
12/07/2018 tarihli satış ve devir protokolü ile davalının tuhafiye dükkanını içindeki mallarla birlikte 30.000,00 TL bedelle müvekkili ...'na devrettiğini, müvekkilinin devir bedeli olarak 4.000,00 TL elden peşin ödediğini, kalan 26.000,00 TL için her biri 1.000,00 TL olan adet sıralı senet verdiğini, ayrıca sıralı senetlerden birinin vadesi geçtikten 5 gün sonra ödenmemesi halinde kalan alacakların teminat altına alınması için 26.000,00 TL bedelli tek senet verdiğini, diğer müvekkili ...'nun protokole ve senetlere kefil sıfatı ile okuma yazması olmadığı halde imza attığını,
sıralı senetlerden vadesi 15/07/2018-15/06/2019 dahil 13 adet senedin ödenerek iade alındığını, ödenen son senetten sonra müvekkilinin ödeme güçlüğü yaşamaya başladığını, davalının kalan 13 senedi ve ayrıca kalan senetlerin ödenmesini teminat altına almak için teminat olarak verilen 26.000,00 TL bedelli senedi takibe koyduğunu, teminat senedinin haksız işleme konulduğunu belirterek müvekkilinin bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının doğru olmadığını, davacının sunduğu protokoldeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, tuhafiyenin 30.000,00 TL bedelle değil 55.000,00 TL bedelle devrine ilişkin sözleşme bulunduğunu, dükkanın devri için senetlerin verildiğini ileri sürerek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sunduğu protokoldeki imzanın davalı tarafından inkar edildiği, sözleşmenin aslının ibraz edilmediği, fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddiasını ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; savcılık soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bedelsiz senedi işleme koymanın suç olması ve eylemin haksız fiil teşkil etmesi nedeniyle tanık dinlenebileceğini, davalının protokol aslını müvekkiline vermediğini, davalının sunduğu sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkillerinin dayandığı protokolün aslının sunulması ya da fotokopi üzerinden inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacılar tarafından sunulan 12/07/2018 tarihli tarafların imzasının bulunduğu belge suretinde, davalının tuhafiyeyi içindeki mallarla birlikte 30.000,00 TL bedelle davacı ...'na devrettiği, devir bedeli olarak 4.000,00 TL'nin nakit olarak verildiği, kalanı için her biri 1.000,00 TL bedelli 26 adet sıra senet verildiği, senetlerden birinin 5 iş günü içinde ödenmemesi halinde işlem görmek üzere 26.000,00 TL bedelli tek senedin işleme konulacağı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı tarafından sunulan 12/07/2018 tarihli tarafların imzasının bulunmadığı belge suretinde, davalının tuhafiyeyi içindeki mallarla birlikte 55.000,00 TL'ye davacı ...'na devrettiği, 4.000,00 TL'nin nakit elden alındığı, ayrıca peşinat için 26.000,00 TL bedelli senet alındığı, kalan bedel için 26 adet her biri 1.000,00 TL bedelli senet alındığı hususlarının yazılı olduğu görülmüştür.
Davaya konu senedin, 12/07/2018 keşide tarihli, 15/06/2019 vade tarihli, 26.000,00 TL bedelli olduğu, senette davacıların borçlu, davalının lehtar olduğu görülmüştür.
Davacıların şikayeti üzerine davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2023 Tarih, 2021/16174 Soruşturma, 2023/1929 Karar sayılı kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/15397 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 14/07/2020 tarihinde alacaklı davalı tarafından borçlu davalılar aleyhine davaya konu 26.000,00 TL bedelli senet ile 13 adet her biri 1.000,00 TL bedelli, 12/07/2018 keşide tarihli, 15/07/2019-15/07/2020 vade tarihli sıralı senetlere dayalı olarak 39.000,00 TL asıl alacak, 6.141,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.141,99 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacıların iddiasını kesin delillerle ispat edememiş olmasına, iddia olunan eylemle ilgili savcılık tarafından da takipsizlik kararı verilmiş olmasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1376, K. 2024/1144, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama