KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1413 - 2024/1181
- Esas no
- 2022/1413 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/1181 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2022
- Esas no
- 2021/600 E 2022/341 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 14/11/2024
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında satım sözleşmesi kapsamında 11 adet fatura düzenlendiğini, fatura konusu malların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin faturalar karşılığında ...'a ait 0006535 seri numaralı, 31/08/2016 tarihli, 62.150,00 TL bedelli, 0006691 seri numaralı, 30/09/2016 tarihli, 18.000,00 TL bedelli, 0006536 seri numaralı, 30/09/2016 tarihli, 80.000,00 TL bedelli, 0006692 seri numaralı, 30/10/2016 tarihli, 26.000,00 TL bedelli çekleri keşide ettiğini, davalılardan ... ile ...'ın çekleri avalist olarak imzaladığını, çeklerin yasal süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğini,
ancak karşılığının olmaması nedeniyle ödenmediğini, bu nedenle çeklerin arkalarına şerh edilerek iade edildiğini, alacağın tahsili için Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13531 E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi yaptığını, davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğu, davalı şirket tarafından diğer davalıların avalist olarak imzaları yer alan ...'a ait 31/08/2016 tarihli 62.150,00 TL bedelli, 30/09/2016 tarihli 18.000,00 TL bedelli, 30/09/2016 tarihli, 80.000,00 TL bedelli, 30/10/2016 tarihli, 26.000,00 TL bedelli çeklerin davacı şirkete verildiği, ancak bu çeklerin ibraz tarihlerinde karşılıksız çıktığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 186.150,00 TL olan çek tutarı ile birlikte cari hesap alacağının 195.921,16 TL olarak tespit edildiği,
bu tutarlardan bankadan tahsil edildiği anlaşılan 5.160,00 TL (1.290,00 TL x 4) karşılıksız çek bedeli mahsup edildiğinde dahi bakiye cari hesap alacağının takip tutarından fazla olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalılar vekili tarafından; İcra takibine vekil olarak itiraz edilmesine karşın itirazın iptali davasında vekile tebligat yapılmamasının usule aykırı olduğunu, usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanmadığını, takibe dayanak çeklerden 2 adetinde davalılar ... ve ...’ın avalist imzasının bulunduğunu, diğer iki adet çekte imzasının olmadığını, icra takibininin tamamından sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, ayrıca çeklerle ilgili zamanaşımı itirazlarının olduğunu, zamanaşımına uğramış çek ile ilgili olarak avaliste karşı başvurulamayacağını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağının bulunup bulunmadığı ve davalıların sorumluluğu noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2019/13531 Esas sayılı icra takibi dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davacı tarafından davalılar aleyhine cari hesap alacağına istinaden 186.150,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalı şirkete ödeme emrinin TK 35’e göre 22/11/2019 tarihinde davalı ... ve ...’a ise 23/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekili tarafından 28/12/2020 tarihinde borca itiraz edildiği, davalı ... ve ...’ın süresi içerisinde itirazı ile iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı şirket vekilinin itirazının süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için usulünce yapılmış bir icra takibinin bulunması ve iş bu takibe yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi zorunludur. Usulüne uyun takibin bulunması ve takibe süresinde itiraz edilmesi dava şartı olup mahkemece resen nazara alınır. Somut olayda davalı borçlu şirket tarafından 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra takibe itiraz ediliğinden geçerli bir itiraz bulunmaması nedeniyle iptaline karar verilecek bir itiraz bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Diğer davalıların istinaf incelemesine gelince;
İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Davaya konu icra takibinde takip dayanağı olarak cari hesap alacağına dayanılmıştır. Bu sebeple davanın takip ve dava konusu yapılan cari hesap alacağı ile sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden faturaların davacı ve davalı şirket arasında düzenlendiği bir başka ifade ile cari hesap ilişkisinin davacı ve davalı şirket arasında olduğu, davalı şahısların cari hesap kapsamında sorumluluklarının bulunmadığı, çeklerin ise iş bu davanın konusu olmadığı anlaşıldığından mahkemece bu gerekçelerle davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davalılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1413, K. 2024/1181, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama