KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1448 - 2023/1572
- Esas no
- 2022/1448 ( KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2023/1572 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2017
- Esas no
- 2015/496 E 2017/155 K
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 28/12/2023
Karar Metni
2.004 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya müvekkilleri murisine çarpması nedeni ile vefatına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunduğunu, müvekkillerinin desteğini yitirdiğini beyanla davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminatın ve yine ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin gerçek zarardan, kusur oranında, poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur. Davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, kazanın oluşmasında müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, yine alınan aktüerya konusunda uzman bilirkişi görüşü ile davacıların destekten yoksun kalma zararlarının belirlendiği, davalı sigorta şirketinin hem trafik sigortası hem de ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu,
davacıların davalı işleten ve sürücü yönünden manevi tazminat davalarından feragat ettikleri gerekçesiyle davacıların manevi tazminat davalarının tüm davalılar yönünden reddine, maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 228.781,35 TL, ... için 129.229,41 TL maddi tazminatın davalı işleten ve sürücüden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı ... için 133.384,03 TL, ... için 86.776,97 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, ceza dosyasından alınan kusur raporu ile yetinilmesinin doğru olmadığını, müteveffanın kazada kusurunun bulunduğunu, evlenme ihtimalinin düşük belirlendiğini, sigorta şirketinin bilirkişi raporunda 290.000,00 TL tazminattan sorumlu tutulabileceğini belirtilmesine karşın 200.000,00 TL ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ayrıca sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında yapılan ödemenin gerekçeli kararda yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili, evlenme ihtimalinin kaza tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, esasen rapor tarihindeki yaşın dikkate alınması gerektiğini, yine çocuğun destek payı almadığı dönemde müteveffanın payının % 55, davacının % 45 olarak belirlenmesinin de hatalı olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarına yönelik de vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, davalı işletenin tacir olması ve aracın da ticari işletme faaliyetinde kullanılmasına karşın avans faizine hükmedilmemesinin de doğru olmadığını, bakiye manevi tazminat alacağı yönünden sigorta şirketinden talep edilmiş olan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tamamen kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını, gerekli önlemleri almaksızın yola çıkanın müteveffa olduğunu, kusur konusunda yeniden keşif ve inceleme yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi kayıtlar yerine meslek kuruluşlarından gelen yazı cevaplarına göre belirlenmesinin tamamen hatalı bir tespit olduğunu, müteveffanın asgari ücret düzeyinde geliri olduğunun resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, evlenme ihtimalinin düşük belirlendiğini, desteklik paylarının da hatalı belirlendiğini, gelirinin % 70 oranında eşine ve çocuğuna harcayacağının kabul edilemeyeceğini,
yine müteveffanın çocuğunun 22 yaşına kadar destek alacağının kabulünün de doğru olmadığını, 18 yaşına kadar hesaplanması gerektiğini, pasif dönemde asgari ücret gelir üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin 290.000,00 TL ile sorumlu tutulması gerekirken daha az bir tutarla sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkemenin benimsediği kusur oranlarına, davacıların zararlarının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporundaki hesaplamalara, faiz türüne, manevi tazminatın reddine ilişkin hususlardadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan destekten yoksun kalma ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairemizin 09.02.2021 tarih 2020/46 Esas 2021/143 K. sayılı kararı ile davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Ankara Asliye 11.Ticaret Mahkemesi’nin 10/03/2017 tarih ve 2015/496 Esas, 2017/155 Karar sayılı kararının HMK’nin 356. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... ile davalı ... İnş. San ve Tic. Ltd.
Şti yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ; davacılar ... ve ... ...’ün maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, ... ... için 228.781,35 TL, davacı ... ... için 129.229,41 TL (davalı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. ve ... ... yönünden 100.829,14 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) maddi tazminatın, davalı ... ve ... İnş. San ve Tic. Ltd.
Şti.’den olay tarihi olan 20.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden, davacı ... ... yönünden trafik sigorta poliçesinden 114.946,64 TL, kasko sigorta poliçesinden 37.388,90 TL olmak üzere toplam 152.335,54 TL, davacı ... ... yönünden trafik sigorta poliçesinden 55.214,36 TL, kasko sigorta poliçesinden 12.611,10 TL olmak üzere toplam 67.825,46 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ...
Sigorta A.Ş.’den temerrüt tarihi olan 06.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... İnş.San.ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2022 tarih 2021/18653 Esas 2022/8760 K. sayılı kararı ile davalı ... İnş.San.ve Tic. Ltd. Şti vekilinin tüm, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi ile kararın “davacıların ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı bilirkişiden hesaplama yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Anılan bozma kararına Dairemizce uyularak dosya rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmıştır. Alınan ek bilirkişi raporunda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler nazara alınarak hesaplama yapılmış ise de evlenme yaşına ilişkin değerlendirme yönünde bu kapsamdan ayrılarak davacı eşin 13.06.2022 tarihi itibariyle henüz evlenmediği nazara alınarak yeniden indirim oranının belirlenmesi doğru olmadğından Dairemizce eksik hususların ikmali için yeniden bilirkişiden 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Dairemizce alınan bilirkişi raporunda kabul edilen istinaf itirazı ile ilgili davacı eş yönünden yapılan hesaplama neticesinde belirlenen tazminat tutarı artmış ise de ilk derece yargılamasında ıslah etmiş olduğu tutar ile bağlı kalınması gerekmiş, yine istinaf ve temyiz itirazında bulunmayan ...
Sigorta A.Ş. ile davacı yan dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak talepte bulunduğu anlaşıldığından ve yine poliçe limitinin aşılamayacağı dikkate alınarak ... yönünden Dairemizce alınan bilirkişi raporundaki tazminat tutarı esas alınmış ve bilirkişi raporunun açıklanan yönlerden somut olaya uygun olduğu değerlendirilerek dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak istinaf konusu edilmeyen ve bozma kararı ile kesinleşen yönlerden usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1448, K. 2023/1572, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama