KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/322 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/547 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2021
- Esas no
- 2021/88 E 2021/823 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 03/06/2024
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya mal satarak teslim ettiğini, düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacıya söz konusu faturalar karşılığı çek ve senetler verildiğini ve henüz vadelerinin gelmediğini, davacının aynı alacak için mükerrer takip yaptığını, vadesi gelmeyen alacağın istendiğini, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Davacı ve davalıya ait Ba ve Bs bildirimleri ile satım faturasının Gelir İdaresine bildirildiği ve dolayısı ile muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği anlaşılan ve usulüne uygun tutulan taraf defter ve belgeleri dikkate alındığında davacı kayıtlarına göre davalıdan 238.418,79 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıya 229.878,77 borçlu olduğu tespit edildiği, dava konusu takibin 24 adet fatura dayanak gösterilerek başlatıldığı, söz konusu faturalardan 23 adedinin her iki taraf kayıtlarında yer aldığı,
1 adet davacı tarafından düzenlenen 8.540,14 TL'lik faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı ve BA-BS formları ile bildiriminin de yapılmadığı, davalı tarafa tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığı, davalı kayıtlarında her ne kadar davacıya 229.878,77 borçlu olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise davacı takibi 24 adet faturaya özgülemiş olması sebebiyle davalı kayıtlarında yer alan 23 adet fatura toplam bedeli 212.009,82 TL üzerinden hesaplama yapılması gerektiği,
davalı yanın davacıya çek ve bonolar verdiği ve bu senetler nedeniyle de davacının takibe geçtiğini iddia etmiş ise de yapılan inceleme de verilen çek ve senetlerin taraflar arasındaki başka ticari ilişkiler sebebiyle verildiği ve davaya konu takip dayanağı faturalar karşılığında verilmediği, davalının bu savunmasına itibar edilmediği, davacının talebinin asıl alacak ile işlemiş faiz olduğu, ancak takip dayanağı faturalara konu alacak sebebiyle davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil sunulmadığı,
davacının temerrüt faizi talebinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekillince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının takibe dayanak faturalara yönelik bir itirazının bulunmadığını, kabul edilmeyen fatura bulunmadığını, ödeme savunmasında bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin hatalı ve hukuka aykırı kararının kaldırılarak, 238.777,34-TL Asıl Alacak, 11.013,67-TL Takip Öncesi Faiz olmak üzere toplamda 249.791,01-TL üzerinden takibin devamına ve davalı-borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkil şirkete icra inkar tazminatı ödemesine, karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; faturalara dayalı takip nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün, 2020/11383 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; 25 adet fatura dayanak yapılarak davacı tarafından davalıya karşı faturalara dayalı olarak 238.418,79 asıl alacak toplamda 249.791,01 TL asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takibin, davalı vekilinin borcu olmadığını bildirerek itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili; davalıya satılarak teslime dilen mal bedeline karşılık tahakkuku yapılan faturaların tahsili için girişilen takibe davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise savunmasında fatura muhteviyatına itiraz etmemiş, aynı alacak için mükerrer takip yapıldığı, faturalara karşılı çek ve senet vererek ödeme yaptığı savunmasında ve işlemiş faiz talep edilemeyeceğini bildirmiştir.
Mahkemece davalının savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davacının talebinin asıl alacak ile işlemiş faiz olduğu, ancak takip dayanağı faturalara konu alacak sebebiyle davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil sunulmadığı, için işlemiş faize yönelik ret kararı doğru ise de davalı yanca itiraz edilmeyen takibe dayanak faturalar toplamı 238.797,34 TL olup fatura toplamı asıl alacak üzerinden davanın kabulü gerekirken yanılgılı gerekçe ile 212. 009,82 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/322, K. 2024/547, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama