KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/471 - 2024/469
- Esas no
- 2022/471 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/469
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2021
- Esas-karar no
- 2020/262 E 2021/858 K
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 07/05/2024
Karar Metni
2.267 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı A...Tic. A.Ş. tarafından müvekkili lehine keşide edilen 360.000,00 TL bedelli çekin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, 24/10/2019 tarihinde borçlu şirket adresine haciz işlemi için gidildiğinde ... gişelerinin davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş. tarafından işletildiği ve gişe gelirlerinin davalı ...
Turizm İşletmeleri A.Ş. tarafından toplandığı, ... içerisinde faaliyet gösteren restoran, kafe, büfe vb. gibi diğer alt işletmelerin kira gelirlerinin ise davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş. adına yine davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş. ile aynı adreste bulunan davalı ... A.Ş. tarafından tahsil edildiğinin tespit edildiğini, davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin İİK 89/1 maddesince gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, borçlu davalı ...
Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin davalı ...Taaahüt Ticaret A.Ş. ve ... Mühendislik İth. İhracaat San. Ve Ticaret A.Ş. ortaklığında kurulduğunu, çekin yazıldığı tarihteki şirket yönetim kurulu üyelerinin davalılar ..., ..., ... ve ... olduğunu, davalı ...Taahüt Ticaret A.Ş.'nin davalı ... tarafından kurulduğunu, şirketin yönetim kurulu üyelerinin ... ve ... olduğunu, davalı ... Mühendislik İth. İhracaat Ltd.
Şti.'nin davalılar ... ve ... tarafından kurulduğunu, daha sonra anılan şirketin unvanının ... Mühendislik İthalat İhracaat A.Ş. olarak değiştirildiğini, davalı ... A.Ş.'nin davalı ... tarafından kurulduğunu, bu kişinin davalı ... Turz. İşletmeleri A.Ş.'nin ortaklarından davalı ...'ın yakın akrabası olduğu gibi davalı davalılar ... ve ...'ın ortağı olduğu ... İnş.
A.Ş.'nin bordrolu çalışanı olduğunu, şirketin ... içerisinde bulunan kiralık işyerlerinden aldığı kira gelirlerinin, anılan şirketin ... hesabından davalı ... Turz. İşletmeleri A.Ş.'nin ortaklarından davalı ...'ın ... Bankasındaki şahsi hesabına aktarıldığını, davalı ... Turz. İşletmeleri A.Ş.'nin ... tarafından kurulduğunu, bu şirketin çalışanlarının maaşlarının borçlu şirket ortağı davalı ... tarafından ödendiğini, borçlu davalı ...
Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin bilinçli bir şekilde çeklerin vade tarihinde yakın akrabaları ve güvendiği kişilere şirketler kurdurup alacaklıları zarara uğratmak amacıyla gelirlerini başka şirketler üzerinden ortakların kendi nam ve hesaplarına aktarmaya başladıklarını, bu hususun şirket ortakları davalılar ..., ..., ... ve ...'ın davalılar ... A.Ş. ve ...
Turzim İşletmeleri A.Ş.'nin banka hesap hareketleri incelendiğinde açıkça görüleceğini, davalı şirketlerin şirket merkezlerinin, kurucularının, ortaklarının ve şirketler adına hareket eden kişilerin kimler olduğunun ve şirketlerin faaliyet alanlarının benzer olup olmadığının sorgulanması gerektiğini,
tüm bu hususlar irdelendiğinde davalı şirketlerin ve ortaklarının esasen tek/aynı şirket olduğu ve tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak muvazaalı hareket ettiklerinin görüleceğini belirterek tüzel kişilik perdesinin kaldırılıp davalıların müvekkili şirket alacağından sorumlu tutularak 398.450,96 TL'nin icra takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı ... Mühendislik İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.'de herhangi yetkilerinin bulunmadığını, bahse konu alanın 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 43. maddesi gereğince işletmeye verilmesi işinin ihalesi yapıldığını, söz konusu ihaleyi davalılar ...
Mühendislik İthalat İhracaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...Taahhüt Ticaret A.Ş.'nin oluşturduğu iş ortaklığı ticari işletmesinin kazandığını, söz konusu iş ortaklığının tür değişikliğine giderek ... Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. unvanı ile faaliyetine devam ettiğini, müvekkillerinin kurucu şirket olan davalı ... Mühendislik İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. Adına davalı ...
Turizm Ticaret A.Ş.'de yönetim kurulu üyeliklerine seçildiğini, keşide edilen çekin davacı yanın iddia ettiği gibi belirli bir ayda verilmediğini, Haziran ayı içerisinde ödeme günü verilmesi sebebinin ... belirtilen aydan itibaren ziyaretçi sayısının artması ve park içi gelirlerinin fazlalaşması ile park içinde yer alan şirketlerdeki alt kira ve hizmetlerden elde edilecek ekonomik kaynaktan dolayı olduğunu, davalı ...
Turizm Ticaret A.Ş. tarafından ... içerisinde kiralamaya elverişli yerlerin kiralanması için taşeron firmalar ile görüşüldüğünü ve sözleşmeler imzalandığını, davacı yanın belirttiği davalılar ... A.Ş. ile ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin de bu şirketlerden olduğunu, diğer davalı şirketler ile davalı ...
Turizm İşletmeleri A.Ş. arasında gerçekleşen hesap hareketlerinin ise bilet satış ve dağıtımı ile ... faaliyetine dönük hizmet ve kira gelirlerinden kaynaklandığını, davalılar ile müvekkilleri arasında bir bağ bulunmadığını, bir kısım davalılar arasındaki adres ve lokasyonlardaki benzerliğin şirketlerin ... içinde hizmet vermesi ve bu yerden idare edilmesi üzerine gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ...Taahhüt Tic. A.Ş., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ile ...'ın kurucu ortak oldukları müvekkili ...Taahhüt Ticaret A.Ş. dolayısıyla davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin yönetim kuruluna seçildiklerini, bizzat davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin hissedarı olmadıklarını, daha sonra davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin hisselerinin devri nedeniyle bu sıfatlarının sona erdiğini, davalı ...
Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin bir takım borçlarını ödeyememesi ve müvekkillerinden ... ile ...'ın bu şirketin yönetim kurulunda bulunmasının perdenin aralanması teorisini haklı kılmadığını, çeklerin ödeme tarihlerinin ayarlanmasında parka gelecek ziyaretçi sayısının düşünülmesinin gayet doğal olduğunu, bu durumun alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli olduğu yönündeki nitelendirmenin uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, perdenin aralanması teorisinin uygulanmasının istisnai bir durum olduğu, davacının akidi olan şirketten alacağını tahsil edememesi halinde perdenin aralanması teorisine dayalı olarak talepte bulunulabileceği, davacı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinin devam ettiği, davalı ... Tur. İşl. A.Ş'nin istihkak iddiasının İcra Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildiği, istihkak konusu mahcuzlar yönünden takibin devam edeceği, işbu davanın mevsimsiz açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunda organik bağın tespiti için yeterli inceleme yapılmadığını, davalıların ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmemesi nedeniyle müvekkilinin usulüne uygun ticari defterlerinin lehe delil olduğunu savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin borçlu ... Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş.'nin ortağı olmadığından husumetten red kararı verilmesi gerekirken esastan red kararı verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen 28/06/2019 keşide tarihli, 360.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız işlemi yapılması üzerine davacı alacaklı tarafından 360.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 398.45096 TL alacağın tahsili için Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2019/9591 Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine 24/10/2019 tarihli haciz tutanağı ile menkul haczinin uygulandığı, haczedilen mallarla ilgili davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin istihkak iddiasının İcra Hukuk Mahkemesi tarafından red edildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının ve davalı ...Taahhüt Ticaret A.Ş.'nin ticari defterlerini ibraz ettiği, diğer davalı şirketlerin ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, icra takibine konu edilen çekten dolayı davalı ... Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş.'den alacaklı olduğu, davalılardan ...Tahhüt Ticaret A.Ş.'nin ticari defter kayıtlarına göre; kurucu ortağı olduğu davalılardan ...
Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş.'den 31/12/2020 tarihi itibariyle 9.844.331,93 TL alacaklı olduğu, diğer davalıların ticari defter ve kayıtlarını sunmamaları nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespit edilemediği, şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı ... Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş.'nin diğer davalılar ...Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi ile ... Müh. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından iş ortaklığı şeklinde kurulduğu, kurulduğu tarihte yönetim kurulunun diğer davalıların ortakları olan davalılar ..., ..., ... ve ... olduğu, 04/06/2020 tarihinde şirketin tek ortağı ... Müh. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, bu tarih itibariyle yönetim kurulunun görevlerine son verilerek şirketi temsile ... Müh. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'nin yetkili olduğu, davacı yanın asıl borçlu ...
Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. ile ortakları tüzel ve gerçek kişiler arasında malvarlığı iç içe geçtiğini, yetersiz sermayesi ile borçlarını ödemeden yoksun hale getirildiğini, asıl gelir kaynağı olan gişe ve kira gelirlerini alacaklılarından kaçırmak amacıyla kurulan davalılar ... Turizm İşletmeleri A.Ş. ve ... A.Ş. üzerinden tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılarak alacaklıları zarara uğrattığını iddia ettiği, dava dosyasında davalılar ...
Turizm İşletmeleri A.Ş. ile ... A.Ş.'nin kayıtları bulunmadığından, diğer davalı şirketler ve ortakları ile bir ticari alışveriş içerisinde bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilemediği, bu nedenle davalılar arasında illiyet bağına ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden biri sözleşmelerin ve borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi, ortaklardan ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunun sonucudur. Diğer bir ifadeyle tüzel kişilerin ve ortakların mal varlığı ve sorumlulukları birbirinden ayrılmaktadır.
Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda, alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için hukuk sistemlerinde hakkaniyet gereği “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınılarak durumu kötüye kullanan ortakları şirket borçlarından şahsen sorumlu tutma imkanı getirilmiştir.
Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir.
Borç yükümlüsü olarak bir tüzel kişilik bulunmakta iken, şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı borçtan dolayı yönelinemez. Ancak, tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle, gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilmektedir.
Uygulama ve doktrinde, tüzel kişi ile ortaklarının ya da birden fazla tüzel kişi şirketin birbirinden ayrı olan çalışma alanlarının ve malvarlıklarının birbirine karışması halinde ve ayrıca borçlu şirketin sermayesinin yetersiz kalması durumunda, yani istisnai hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği kabul edilmektedir.
Belirtmek gerekirse bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı, zira teori ile kurallara istisna getirildiğinde mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. (ÇAMOĞLU, Ersin, " Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.32, .S.2, BATIDER, 2016, s.11-15 )
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması üç şekilde görülebilmektedir. İlki tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılması, bu hal şirket borcundan dolayı şirket yönetici ve ortaklarına gidilme olanağı sağlamaktadır. İkincisi tüzel kişilik perdesinin ters kaldırılması, bu hal şirket yönetici veya ortağının borcundan dolayı şirket tüzel kişiliğine gidilmesini sağlamaktadır. Üçüncüsü ise tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması olup, bu hal ise hakim şirketler topluluğunda söz konusu olabilmektedir.
İkinci konu ise, Güven Teorisidir. Güven kavramı; temelinde, dürüstlük, samimiyet kavramlarını barındıran hukuki, ekonomik, sosyal ve kültürel bir kavramdır. Hukuk, uyuşmazlıkların çözümünü zaman zaman kaynağını dürüstlük kuralından alan taraflar arasındaki güven ilişkisinde bulmaktadır. Güven teorisi, tarafların menfaatleri arasında denge kurmayı amaçlar ve kaynağını dürüstlük kuralından alır.
Kendine özgü mahiyet arz eden güven sorumluluğu bir kişinin veya kuruluşun davranışlarıyla başkalarında yarattığı haklı beklentiler nedeniyle oluşan güven ilişkisinden kaynaklanır.
Temeli Alman Borçlar Kanunu’na dayanan bu teorinin, borçlar hukuku mevzuatımızda düzenlemesi bulunmamakla birlikte, gerek Türk hukukunda gerekse İsviçre hukukunda kendisine uygulama yeri bulan bu teori bir kimsenin kendi yarattığı dış görünüşün meydana getirdiği sonuçlara kendisinin katlanmasının gerekliliği, aksi yönde bir düşüncenin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edeceğinin kabulüne dayanır.
Bu kapsamda yorum sırasında güven teorisinin uygulanması TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesinin gereğidir. Kanunun getirdiği güvenin korunmasına ilişkin hükümler yanında, tarafların sözlü veya yazılı davranışları bu güven ortamını sağlayabilir. Sağlanan güvenin, güven sorumluluğu kapsamında, hukuken korunması gerekir. Güven sorumluluğunda taraflar birbirlerinden bekledikleri güveni boşa çıkarmamalıdır.
Bu itibarla güven teorisi hukuki güven, istikrar ve hakkaniyet düşüncesini esas alır. Hukukun bir amacı da kişilerin gerek birbirleriyle gerekse devletle olan ilişkilerinde güven ve sürekliliği sağlamaktır. Yasa'ya aykırı sakat bir işlemin uzun bir süre sonra geri alınması adalet, hakkaniyet, kamu düzeni ve istikrar ilkelerine dolayısıyla hukuka aykırı olur.
Topluma ve kişiye hizmetle yükümlü bir hukuk devleti kişiye haksızlık yapmamak ve kendisinin yararlandığı bir süreden kişiyi de yararlandırmak zorundadır. (HGK, T. 06.10.2020, S:2016/(21)10-1602 E, 2020/711 K)
Somut olayda mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ticaret şirketlerinin borçlarından mal varlığı ile sınırlı sorumlu olmasına, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince perdenin kaldırılması teorisinin istisnai bir yol olup ihtiyatlı davranılması gerekmesine,
davacının çeke dayalı takip nedeniyle davacının alacağına kavuşmak için takibe devam imkanının bulunmasına, davalı ...A.Ş. dışında asıl borçlu şirket dahil diğer davalı şirketlerin ticari defterlerini sunmaması nedeniyle aralarındaki ilişkinin tespit edilememiş olmasına, davalı ... ve ...'in çek borçlusu davalı ...A.Ş.'nin kurucu ortağı olan ...Taahhüt Ticaret A.Ş.'nin ortakları olduğu gibi bir dönem çek borçlusu davalı ...A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle davanın esastan reddine yönelik kararın yerinde olmasına göre davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/471, K. 2024/469, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama