KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/587 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/670
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2022
- Esas-karar no
- 2020/67 E - 2022/37 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün 2017/1317 E. sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu edilen senette lehtar sıfatına sahip olan davacı ... hakkında davalının kambiyo yolu ile takip yapabilmesi için 6762 sayılı TTK'nın 690. maddesinin yollaması ile 642. maddesi uyarınca senet lehtarı olan davacıya protesto çekmesi zorunlu olduğu,
aksi takdirde müracaat hakkının kaybolacağını, davalının Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün 2017/1317 E. sayılı icra dosyası ile takip yapmadan önce, davacı borçlu İbrahim'e sözde 125.000,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği senet dolayısıyla ödememe protestosu çektiğine dair icra dosyanında herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığını, davalı ...'in ödememe protestosu çekmediğinden lehtar ciranta davacıya karşı müracaat hakkının düştüğünü, taraflar arasında temel ilişki de olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında borcun tamamının ödenmiş olması nedeniyle ödenen 197.738,83 TL’nin 10/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, ... İktisadi İşletmesi'nden alacaklı olan, karşılığında davaya konu senedi alan kişinin davacı ... olduğunu, üstelik asıl borçlu şirketin karar defterinde ve belgelerinde borç / alacak dercedilmiş olduğunu, bu manada borçlunun her şeyden haberi olduğunu, İşletmenin o zamanki müdürü ve çalışanlarının bu duruma şahit olduğunu, davacının müvekkiline olan borcu nedeni ile müvekkiline senedi vermiş olduğunu, imzanın kendisine ait olduğunu, müvekkili tarafından yürütülen Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2017/143 talimat sayılı dosyası ile satış yapmak üzereyken ve icra takibinden haberdar olduğunu söyleyen davacının kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün 2017/1317 Esas sayılı icra dosyası ile takip yapılmadan evvel, keşideci ve davacıya karşı 125.000,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği senet dolayısıyla ödememe protestosu çektiğine dair belgenin bulunmadığı, buna göre davalının, dava konusu bono üzerinde lehdar sıfatıyla yer alan davacıya karşı müracaat hakkının bulunmadığı, ayrıca taraflar arasındaki temel akdi ilişkinin bulunmadığı, yargılama sırasında menfi tespit isteminin istirdata dönüştüğü, davalının takipte haksız aynı zamanda kötüniyetli olduğu subut bulmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin yerinde olmadığı belirtilerek davanın kabulüne, davacı yanın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Mahkemece davanın kabulü kararı yerinde olmakla birlikte davalı yanın kötüniyetli olduğu gözetilmeksizin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını,
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece dosya kapsamındaki delillerin hatalı değerlendirildiğini, davacı yanın kötüniyetli olduğunu, senedin keşidecisi olan asıl borçlunun borcu olduğu hususunun davacı tarafından bilindiğini, zira davacının yönetim kurulunda bulunduğunu, icra dosyasında protesto bulunmadığına dair iddianın da aradan geçen uzun süreden sonra dile getirildiğini, mahkemece tanık dinlenmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72. maddesine dayalı açılan menfi tespit davasıdır. Yargılama sırasında icra takibine konu edilen bono bedeli ödendiğinden menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün 2017/1317 E. sayılı dosyasına konu bono örneğinin incelenmesinden, keşidecisi dava dışı ... Basın Yayın Dağıtım İktisadi İşletmesi olup, lehdarın davacı ... olduğu, bedel 125.000,00 TL olup, bono arkasında lehdarın cirosunun yer aldığı, davalının ise hamil olduğu, ödememe protestosunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır.
Aksi halde alacaklı hamilin, anılan madde uyarınca protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantalar aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatamayacağı anlaşılmaktadır.
Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında, senedi düzenleyene protesto keşide etmediği takdirde, ciranta olan borçluya veya lehdara karşı müracaat hakkını kaybedecek olup, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince, alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re'sen araştırılmak zorundadır. (Yüksek Yargıtay 12 H.D. 2018/1730 E, 2018/2867 Karar, 19. H.D. 2016/1697 Esas ve 2017/873 Karar)
Davaya konu bonoda davacı lehdar davalı ise lehdardan sonraki ciranta hamil konumundadır. Bu durumda taraflar arasında temel ilişkiye dayalı olarak davalının bono protesto edilmese de müracaat hakkı bulunmaktadır. Mahkemece taraflar arasında temel ilişki bulunup bulunmadığına dair davalı yana verilen süre içerisinde davalı vekilince beyan dilekçesi sunulmuş ise de temel ilişkiye dayalı alacak iddiasının davalı yanca ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı yanın haksız ise de kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/587, K. 2024/670, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama