KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/727 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2022/1417
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2022
- Esas-karar no
- 2020/586 E 2022/53 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 18/11/2022
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/07/2019 tarih ve 089371 seri nolu 35.400,00 TL'lik irsaliyeli fatura ile davalıya mal satıp teslim ettiğini, davalının bakiye 15.400,00 TL'yi ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine ve borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkili ile davacı şirket adına hareket eden ... arasında ... tipi yüksek basınç makinesinin 60.000,00 TL bedelle satımı konusunda 26/06/2019 tarihli protokolün imzalandığını, protokol uyarınca makinanın tamir ve bakımının satıcıya ait olduğunu, makinenin çalışır vaziyette teslim edilmesi hususunda mutabakata varıldığını, satış bedelinin çek ve nakit olmak üzere toplam 60.104,00 TL olarak ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının savunmasında geçen protokolün davacı tarafından kabul edilmediği, protokolde numarası bildirilen 20.000,00 TL bedelli çekin şirketin kaşeli cirosu ile şirket adına hareket ettiğini savcılık ifadesinde beyan eden ... tarafından tahsil edildiği dikkate alındığında davacı şirket tarafından verilmiş yasal bir vekalet ya da yazılı belge olmadığı sabit olsa da ...'nin fiilen davacı şirket işlerini takip yetkisinin olduğu ve protokolün şirket adına yapıldığının kabul edildiği, taraflar arasında makine satışı dışında ticari ilişki bulunmadığı,
makine satış bedeli 60.000,00 TL olmasına rağmen faturanın 35.400,00 TL üzerinden düzenlendiği, protokole göre son 20.000,00 TL'nin makinenin bakımı yapılıp yerinde kurulup çalışır şekilde teslim edildiğinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, makine bakım ve onarım giderinin davacı tarafça karşılanacağı, makine çalışır şekilde teslim edilince kalan bakiyenin ödeneceği, onarım ve bakım giderlerinin davalı tarafından karşılamış olması nedeni ile elden alınan bedel de düşüldüğünde makine borcunun ödendiği kanaatı hasıl olmuş ise de; tarafların ticari defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu,
davalı defterlerinde davacıya 15.400,00 TL borcun bulunduğu, bu durumun davalı aleyhine kesin delil mahiyetinde bulunduğu göz önüne alınarak davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinde borcun bulunmadığını kabul ettiğini, buna rağmen defter kayıtlarında yer almadığı gerekçesiyle müvekkili aleyhine karar verdiğini, kararın maddi gerçeğe uygun olmadığını, icra inkar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının faturadan kaynaklı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2.fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.
HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece hüküm fıkrasında "Davalı defterlerinde davacıya 15.400 TL borç olduğunun kayıtlı olduğu yasal defterlerin davalı aleyhine delil teşkil ettiği, makine bedelinden 15.400 TL'lik kısım için ödemenin yapılmamış olduğu kanaati hasıl olduğundan davanın kabulüne, Ankara 23. İcra Müd.'nün 2019/15934 sayılı dosyasında 15.400 TL'ye yönelik itirazın iptaline, alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacığın %20'si 3.080,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline, " denilmek suretiyle HMK'nın 297/ 2'ne aykırı olarak hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece HMK 297. maddesine uygun yeniden karar verilebilmesi için HMK'nın 355/1.m.2.cümle hükmü resen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre istinafa gelen davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/727, K. 2022/1417, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama