KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/90 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/498
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2021
- Esas-karar no
- 2018/472 E - 2021/884 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 22/05/2024
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya mal sattığını, ancak mal bedelinin ödenmediğini, mal bedelinin karşılığı olarak düzenlenen senetlere dayalı olarak davalılar aleyhine 06/11/2013 keşide tarihli 30/11/2013 vade tarihli 10.000 TL bedelli, 30/12/2013 vade tarihli 10.000 TL bedelli, 30/01/2014 vade tarihli 10.000 TL bedelli ve 28/02/2014 vade tarihli 10.000 TL bedelli bonoların protesto masrafı ve işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/2103 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalıların süresi içinde itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili; davalıların davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi ...'nın müteahhit olan müvekkil ...'nin ... parsel numarasında yaptığı inşaattan iki adet daireyi satın aldığını, dairelere karşılık davaya konu olan 40.000 TL borcun kapanmasını ve üstüne 260.000 TL değerinde inşaat malzemesi vermeyi kabul ettiğini, buna dair bir belge veya sözleşme imzalama gereği duymadıklarını, ancak müvekkilinin borcun karşılığı olarak 260.000 TL tutarında malzemeyi talep ettiğinde davacının ne 260.000 TL tutarında malzeme verdiğini ne de dairelerin bedelini ödediğini,
dolayısıyla davaya konu 40.000 TL tutarında borcun ödendiğinin kabulünün gerektiğini, ayrıca takibe konu senetlerin geçersiz olduğunu, senetlerde yalnız müvekkil ...'nin imzası varken sonradan kefil olarak ...'nin imzasının eklendiğini, ayrıca davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tüm beyanlar ve deliller hep birlikte değerlendirildiğinde davacının zaman aşımına uğramış senetlere dayalı temel ilişki kapsamında alacağının varlığını tanık delili de dahil olmak üzere ispat etmiş olsa da davalıların faiz yönünden itirazlarının yerinde olduğu ve zamanaşımına uğramış bonoda vade tarihinin temerrüt için yeterli olmayacağı, borçlunun takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarnamenin de sunulmadığı, davalının temerrüdünün ancak takip tarihinden itibaren başlayabileceği, bu nedenle faiz ve protesto masrafı talebinin yerinde olmadığı,
ayrıca davalı ... yönünden ise bonodaki imzaların kendisine ait olmaması yanında bonoda avalist olarak yer aldığı ve avalistin zamanaşımına uğramış bonoda sorumluluğunun zamanaşımı süresi kadar olduğu, anılan davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, ek olarak davacının alacağının likit ve belirli olduğu gerekçeleriyle davacının davasının kısmen kabulü ile, itirazın kısmen iptali ile takibin sadece davalı ... yönünden ve 40.000 TL asıl alacak yönünden devamına, icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
davanın ... yönünden reddine karar verilmiş, hükme karşı davalılardan ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...; borcu inkar etmediğini, borcu karşılığında iki ayrı daireyi davacıya teslim ettiğini, davacının ise teslim etmesi gereken inşaat malzemelerini teslim etmediğini, tapu devirlerinin 40.000,00 TL borcun kapatılması ile ilgili olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; zamanaşımına uğrayan senetlere dayalı davalı keşidecinin sorumlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zamanaşımına uğrayan senetlere dayalı keşideci yönünden temel ilişkiden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı lehtar konumunda olduğu zamanaşımına uğrayan senet nedeniyle keşideci davalı aleyhine icra takibi başlatmış, itiraz üzerine de bu dava açılmıştır.
Zamanaşımına uğrayan bono yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek, davacı iddiasını tanık dahil her tür delille kanıtlayabilir. Mahkemece, zamanaşımına uğramış bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu dikkate alınarak, davacının bu yöndeki delilleri toplanıp, sonucuna göre karar verdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle imzası inkar edilmeyen zamanaşımına uğrayan senede dayalı davacının alacaklı olduğunun davalının ise senetlerin bedelsiz kaldığı savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı ... ... istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/90, K. 2024/498, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama