KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/98 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/574 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2021
- Esas no
- 2014/941 E 2021/626 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2013/14274 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını, şirketin yönetim kurulu üyesi ... ile eski muhasebe ve Finans Koordinatörü ...'ın tedarikçi firma ile irade ve elbirliği içinde hareket ettiklerini, malzemelerin hastaneye teslim edilmediğini, kesilen faturaların noter kanalıyla iade edildiğini, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, teslim alanların imzasının şirket yetkililerine ait olmadığını, yapılacak inceleme ile bu hususun tespit edileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağı iki adet faturanın davalı şirket kayıtlarına intikal ettirildiği sabit olmakla beraber, faturaların düzenlendiği tarihte davalı şirketin üç kişilik yönetim kurulu tarafından temsil edildiği ve satın almaya dair 100.000,00 TL ve üzeri iş ve işlemlerde 3 kişilik yönetim kurulunun müşterek imzası ile borçlanacağı kararlaştırıldığı halde, davacı tarafından her biri KDV dahil 216.000,00 TL bedelli fatura konusu medikal malzemelerin satışına yönelik üç yönetim kurulu üyesi tarafından imzalanmış yazılı herhangi bir sözleşme, teklif formu ibraz edilmediği gibi,
fatura konusu tıbbi cihazların ambar stok kayıtlarınında girişinin bulunmadığı, malzemelerin ameliyatlarda kullanılmadığı, davacı yanın teslim olgusunun inkarına karşı sunduğu irsaliyeli fatura asıllarında teslim alan bölümünde isim, kaşe ve imza bulunmadığı, fatura suretlerinde imzası bulunan davalı şirket eski musahabe ve finans koordinatörü ...'ın ise ceza yargılaması neticesinde hapis ve adli para cezası ile cezalandırıldığı, davacı şirketin, fatura konusu ürünleri davalı şirkete sattığı ve teslim ettiği iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Mahkemece fatura asıllarında isim ve kaşe bulunmadığına yönelik iddiaların yerinde olmadığı, zira faturanın asıl ve suretler olarak düzenlendiği, imzalı suretin davalıdan alındığı, irsaliyeli fatura asıllarında imzanın şirket yetkilisine veya yönetim kuruluna ait olmadığına dair gerekçenin de doğru olmadığı, faturayı teslim alan kişinin finans koordinatörü olduğu, faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı,
ayrıca ambar stokunda bulunmamasının, ameliyatlarda kullanılmamasının red gerekçesi olamayacağı, yine müvekkilin %344 kar ile malı satmasının satışın geçersiz olduğu sonucunu çıkarmayacağı, müvekkili şirket yetkilileri hakkında yapılan şikayet sonucunda KYOK kararı verildiği ve kararın itiraz üzerine kesinleştiği, davacı şirket yetkili ve çalışanlarının cezalandırılmasının müvekkilini ilgilendirmeyeceği, dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile müvekkilinin alacağının tespit edildiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2013/14274 E. sayılı dosyasının incelenmesinden, takibe dayanak olarak 03.07.2013 tarih 038268 ve 21.08.2013 tarih 038272 seri sıra numaralı açık faturalara ilişkin olduğu ve her bir faturanın KDV dâhil 216.000,00 TL olduğu, davalı tarafça icra dosyasına yapılan 21.10.2013 tarihli itirazda, "...müvekkilin cari hesaplarının incelenmesi neticesinde muaccel ve müeccel hale gelen borcu bulunmadığı tespit edilmiştir..." gerekçesiyle borca itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle, davacı ... Plak Sist. İth. ve İhr. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava konusu işlemlerin kaydedildiği, 2013 yılı yevmiye defterinin, açılış tasdikinin Ankara 25. Noterliği'nin 27.12.2012 tarihli ve 38248 nolu, kapanış tasdikinin ise Ankara 31. Noterliği'nin 27.06.2014 tarihli ve 07595 nolu yevmiye kayıtları ile yapıldığı, davacı ... Ltd.
Şti. kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, 03.07.2013 tarih 038268 seri nolu ve 21.08.2013 tarih 038272 seri nolu faturalar ile davalı şirkete satışı yapılan malzemelerin, belirtilen tarihlerden önce ve bu faturalardan sonra başkaca alım satımının yapılmadığı, anılan malzemelere ilişkin alım satımın sadece bu faturalarla sınırlı olduğunun tespit edildiği, davalı ...Ş.'nin defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede dava konusu faturaların, davalı şirketin kayıtlarında yer aldığı, ancak bilahare verilen düzeltme beyannamesi ile kayıtlardan çıkartıldığı,
davalı şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde, dava konusu faturaların ticari defterlere kaydedilmekle birlikte, stok kayıtlarına girişinin yapılmadığının belirlendiği, sonuç olarak davalı şirketin ibraz ettiği hastane kayıtlarına göre fatura konusu malların, ameliyatta kullanılmadığı, ancak fatura konusu malların davalıya teslim edilmiş göründüğünden, faturaların gerçek olmadığı ispatlanmadığı sürece, geçerli olarak kabulünün gerektiği ve davacının buna istinaden alacağını talep edebileceği bildirilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/249 E, sayılı dosyasının incelenmesinden, müştekinin ... olduğu, sanıkların ..., ... olduğu, suç konusunun "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" olduğu, 25/03/2021 tarihinde karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, ayrıca davalı şirket yetkilisi ... hakkında yapılan şikayet ile ilgili olarak KYOK kararı verildiği ve kararın itiraz üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı, eldeki dava ile medikal malzeme satımından kaynaklanan fatura alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, vekili aracılığıyla süresi içinde, "... Müvekkilin cari hesapların incelenmesi neticesinde muaccel ve müeccel hale gelen borcu bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla takibe, faize, borca ve tüm ferilerine itiraz etmekteyiz" demiş, davaya cevaplarında ise müvekkili şirketin mali işlerden sorumlu eski yönetim kurulu üyesi ..., eski muhasebe ve finans koordinatörü ... ile davacı şirket temsilcisi ve tespit edilecek diğer kişilerin el ve işbirliği içinde hayali satışlar yaratarak, sevk irsaliyeleri ve faturalar düzenlendikleri ve müvekkili şirket kayıtlarına intikal ettirdiklerini, fatura konusu tıbbi malzemelerin teslim alınmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacının tüm satış faturalarının davalı defterlerinde davacıdan mal alımı olarak kayıtlı olduğu, daha sonra faturaların kayıtlarından çıkarıldığı, davaya konu faturalar kapsamının davacının gerçek satışına ait olmadığı davalı yanca iddia edilmekle birlikte, bu konuda ceza soruşturması sırasında davacı şirket ya da yetkilileri hakkında açılmış bir ceza davası olmadığı, haklarındaki şikayet ile ilgili olarak KYOK kararı verildiği, davalı çalışanlarının şirketi zarara uğratmak için faturaları davalı defterlerine kayıt ettikleri, davacı şirket yetkililerinin davalı çalışanları ile birlikte hareket ettiklerinin iddia ve ispat edilemediği,
bu konuda davacı çalışanları hakkında açılmış davanın bulunmadığından ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı da gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2024 tarih 2022/7546 E. 2024/1565 K. Sayılı dosyasında da verilen karar aynı mahiyettedir).
Davacı yanca talep edilen alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/98, K. 2024/574, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama