KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/1174 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1543 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/06/2023
- Esas no
- 2022/654 E 2023/366 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 15/01/2026
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı yana 13.10.2022 düzenleme tarihli, 30.11.2022 vade tarihli olan 100.000,00 TL bedelli bir senet verilmiş ise de bononun ne şekilde imzalandığını müvekkilinin bilmediğini, taraflar arasında böyle bir borç doğuracak alışverişin olmadığını, bononun bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 15/12/2022 tarihli dilekçesinde müvekkilli tarafından 13.10.2022 tarihinde keşide edilen 100.000,00 TL bedelli, 30.11.2022 vade tarihli ve lehdarı davalı ... olan senetle ilgili olarak, davaya konu senet hakkında, 20.10.2022 tarihli ara karar ile yalnızca davalı tarafından yapılacak icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bu süreçte senet ciro edilerek müvekkilden tahsil edildiğini belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini ve 100.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin babasının yüklenicisi olduğu inşaattan 2 adet dubleks daire satın almış olup bunlarıın tapuda satışı yapılırken banka kanalıyla ödediği meblağ dışında kalan kısmı ve tapu masrafları karşılığı borcu için söz konusu bonoyu yasaya uygun biçimde tanzim ederek müvekkiline tevdi etmiş olduğunu, onu da bonoyu yasada öngörülen biçimde ciro yolu ile tedavüle çıkarmış olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı olduğu, bu nedenle de kamunun güvenine mazhar senetlerden olup serbestçe tedavül edilmekte ve hamiline borçludan karşılığını herhangi bir gerekçeye ihtiyaç duymadan tahsili imkanı verdiği, davalı ... ile isticvap olunan babası ...'nun birlikte çalıştıkları, davalı lehdar olarak adına verilen senedin davacı ile davalı ve babası arasındaki 2 adet daire alım satımından kaynaklı dairelerin tapu masrafı ve diğer alımdan dolayı davacı tarafından keşide edilerek davalıya verildiğinin anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, usul kurallarının ihlal edildiği, ispat külfetinin tayininde hataya düşüldüğü, davalı yanın cevap dilekçesinde delillerini ibraz etmediği, sonradan delil ibraz edilmesine ise muvafakatlarının olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono nedeniyle davacı yanın borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Yargılama sırasında bono bedeli ödendiğinden davaya istirdat davası olarak devam edildiği anlaşılmıştır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava, bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı yanca dava konusu bononun bedelsiz olduğu iddia edilmiş olup, davalı yanca, davalının babasının yüklenicisi olduğu inşaattan davacının 2 adet dubleks daire satın aldığı, bu dairelerin tapuda satışı yapılırken davacının banka kanalıyla ödediği meblağ dışında kalan kısım ve tapu masrafları karşılığı borcu için dava konusu senedin verildiği ileri sürülmüştür. Dava konusu bononun incelenmesinden düzenleniş nedeni olarak “nakden” ifadesi yer almakta olup, davacı keşideci davalı ise lehdar konumundadır.
Davalı yanın az önce ifade edilen savunmasıyla “nakden” ibaresi bulunan senedin düzenleniş nedenini talil ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle ispat yükü davalıya ait olup, mahkemece yanılgılı gerekçe ile ispat yükü davacıya yükletilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı yanca dosya kapsamında dava konusu bononun mal karşılığı verildiği hususunu ispat edemediği anlaşılmış olup, Mahkemece anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1174, K. 2025/1543, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama