İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1218 K.2026/159

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2023/1218Karar2026/159Tarih20 Şubat 2026Okuma9 dk · 1.885 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
20 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1218 - 2026/159
Esas no
2023/1218 (ESASTAN RET
Karar no
2026/159
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/11/2022
Esas-karar no
2021/418 E - 2022/851 K
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
12/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.885 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında corona virüs salgını döneminde 25/03/2020 tarihinde mal alım sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalıya 03/04/2020-22/04/2020 tarihleri arasında 1.059.000 adet maskeyi ve 165.825 adet koruyucu tulumu teslim ettiğini, ürünlerin bedeli olarak 5.126.328,00 TL tutarında fatura kesildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini, yapılan görüşmelerde taraflar arasında 04/05/2020 tarihli ihracat izni karşılığında bir mutabakat olduğunu ve bu mutabakat uyarınca müvekkili şirketin alacağından feragat ettiği yönünde bilgi verildiğini,

ancak mutabakatnamenin müvekkili şirketin bilgisi dışında düzenlendiğini, mutabakatnameye imza atan kişinin şirketi temsil etme yetkisinin bulunmadığını, 21/10/2020 tarihli ihtar ile ödeme yapılmasının talep edildiğini, davalının 27/10/2020 tarihli cevabi ihtar ile itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 18/10/2022 tarihli tam ıslah dilekçesi ile,

taraflar arasında 25/03/2020 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşme hükümlerine uygun hareket ederek belirlenen tür ve sayıda ürünü istenilen sürede davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkil şirketin teslim ettiği ürünler karşılığında fatura düzenlediğini, davalı şirketin 22/04/2022 tarihli yazısı ile 25/03/2020 tarihli sözleşmeyi feshettiğini, davalı şirketin teslim edilen ürünler için yalnızca 100.000,00 TL ödediğini, bakiye alacak yönünden davalı şirketin ihracat izni içeren mutabakatname önerdiğini,

04/05/2020 tarihli mutabakatname uyarınca müvekkil şirketin ihracat izni bildirimlerinin az bir kısmının yapılarak müvekkilin bu ürünler yönünden ihracat onayı aldığını, kalan kısım için bütün taleplere rağmen davalı şirketin ihracat ön izin bildiriminde bulunmadığını, mutabakatın imzalandığı tarihten 7 ayı aşkın bir zaman geçmesinin ardından davalı şirketin ihracat ön izni için bildirimde bulunduğunu, davalı şirketin geç bildirimi nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını, üçüncü taraflarla yapacağı sözleşmelerle elde edeceği kardan mahrum kaldığını,

sözleşmeye ve mutabakata güvenerek hareket eden sözleşme koşullarını yerine getiren müvekkil şirketin zararı ile mahrum kaldığı karın karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulden, aynı davanın daha önce Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, davanın esası yönünden ise, 22/04/2020 tarihi itibariyle davacı da dahil olmak üzere bütün üretici ve tacirlerle yapılan mal alım sözleşmeleri için fesih bildirimlerinin müvekkili şirket tarafından gönderildiğini, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle davacı tarafından müvekkili şirkete 1.059.000 adet cerrahi maske, 165.825 adet koruyucu tulum teslim edildiğini,

bu teslimatlara karşılık olarak müvekkili şirket adına 03/04/2020-22/04/2020 tarihleri arasında 5.126.328,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, ilgili tebliğ uyarınca koruyucu sağlık ekipmanlarının ihracatı izninin Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ön iznine tabi kılındığını, bu çerçevede taraflar arasında imzalanan sözleşmede telli cerrahi maskenin birim fiyatı KDV hariç 0,80 Türk Lirası, koruyucu tulumun ise birim fiyatı ise KDV hariç 24,00 Türk Lirası olarak belirlendiğini, sözleşmenin fesih tarihi itibariyle ürünlerin ihracatının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ön iznine tabi olması,

ön izin bildiriminin müvekkili şirket ve Devlet Malzeme Ofisi tarafından yurt dışı satış fiyatlarının ülkemizdeki fiyattan çok daha yüksek olması sebebiyle davacı tarafın bakiye alacaklarına karşılık ihracat izni alabilmek adına müvekkil şirket tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna bildirimde bulunulmasını talep ettiğini, davacının ihracat izin bildirimi talebi üzerine taraflar arasındaki alacak/borç ilişkisinin sonlandırılması için müvekkili şirket tarafından 30/04/2020 tarihinde 5.026.327,99 TL tutarında iki adet fiyat farkı faturaları düzenlenerek davacıya iletildiğini, davacının faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini,

hatta kabul ederek ticari defter kayıtlarına işlendiğini, 04/05/2020 tarihinde taraflar arasında imzalanan mutabakatname ile tarafların birbirlerini gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini, mutabakatnameyi davacı adına ve davacı kaşesi altında imzalayan şirket temsilcisi Dilek Dinibütünoğlu tarafından 07/05/2020 tarihinde davacı şirkete ait kurumsal e-posta adresinden müvekkil şirketin kurumsal e-posta adresine gönderildiğini, mutabakatname sonrası davacı tarafından TİTCK sistemi üzerinden 04/05/2020-07/05/2020 tarihleri arasında 9 kalem için ihracat izni başvurularının yapıldığını,

bu başvuruların müvekkili şirket tarafından kabul edilerek 04/05/2020-07/05/2020 tarihleri arasında 31.300 adet koruyucu tulum, 305.000 adet 3 katlı maske için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna ön izin verilmesi için bildirimde bulunulduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete yapılan başvurular sonrasında davacının ihracat sorumlusu tarafından kurumsal e-posta adresinden davalı şirket kurumsal e-posta adreslerine birçok defa mail gönderildiğini ve yapılan başvuruların onaylanması talep edilerek ihracat süreçlerinin bizzat şirket tarafından takip edildiğini,

2020 yılı içinde davacı şirket de dahil olmak üzere bütün koruyucu ekipman üreticileri, tacirleri ile yapılan mutabakatlar kapsamında henüz talep edilmemiş ihracat izinlerinin bildiriminin topluca yapıldığını, bu kapsamda.

14/12/2020 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna resmi yazı yazılarak davacının mutabakatname kapsamında hak kazandığı bakiye 754.000 cerrahi maske, 466.175 adet koruyucu tulum için ön izin verilmesi talep edildiğini, bu süreçlerden yaklaşık 5 ay sonra, müvekkili şirket tarafından 21/10/2020 tarihinde tebellüğ edilen bila tarihli yazı ile davacının mutabakatnamenin bilgileri dışında akdedildiğini iddia ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, tam ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle;

ıslahın kötüniyetli olduğunu, başlangıçta mutakabatnamenin inkar edildiğini, bilirkişi raporundan sonra tam ıslah dilekçesi ile mutabakatnamenin kabul edildiğini, ıslah dilekçesi ile maddi vakıanın değiştirilmeyeceğini, ıslah dilekçesi ile ilk kez izinlerin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna iletilmediğinin iddia edildiğini, mutabakat metni kapsamında müvekkilinin görevinin davacının ihracat izni kapsamındaki taleplerine ön onay vermek olduğunu, ilgili tebliğ uyarınca her ihracaat beyannamesi için ayrı başvuru yapılması gerektiğini, 04/05/2020-07/05/2020 tarihleri arasında 9 kalem için ihracat izin başvurularının yapıldığını,

başvuruların müvekkili tarafından kabul edilerek ilgili tarihler arasında 31.300 koruyucu tulum, 305.000 adet maske için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna ön izin verilmesi için bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin davacı adına ihracat ön izni verebilmesi için öncelikle davacının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu sistemi üzerinden ihracat başvuru talebinde bulunması gerektiğini, belirtilen talepler haricinde davacının başkaca ihracat talebi olmadığını, buna ilişkin belge sunulmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin davayı tam ıslah etmesinin usulüne uygun olduğu, 04/03/2020 tarih 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat:96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile Kişisel Koruyucu Donanım kapsamında piyasaya arz edilen “Koruyucu Maske (Gaz, Toz ve Radyoaktif Toz Filtreli Maskeler)”,

“Tulum (Koruyucu İş Elbisesi)”,” ile Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen“Tıbbi ve Cerrahi Mas ke” ve “Tıbbi Steril/Nonsteril Eldiven” in ihracatının Türkiye Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumu başkanlığının ön iznine bağlandığı, dosya içerisinde bulunan 04/05/2020-07/05/2020 tarihleri arasında yapılan mail yazışmaları ile cevap dilekçesinin 9 nolu ekindeki tablo birlikte değerlendirildiğinde;

davalı şirketin davacı için ön ihracat izni verebilmesi için öncelikle davacı tarafın Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu sistemi üzerinden ihracat başvuru talebinde bulunması gerektiği ve davacının 31.300 koruyucu tulum ve 305.000 adet koruyucu maske için bu yolu izlemekle birlikte 754.000 cerrahi maske ve 466.175 adet koruyucu maske için ihracat başvurusunda bulunmadığı,

davalıya gönderilen 21/10/2020 tarihli 5.126.328,00 TL'nin nakit olarak ödenmesini içeren talebine istinaden davalı tarafça 15/12/2020 tarihli ön izin verilmesi talebinin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna yapıldığı görüldüğünden maskeler için ihracat başvurusunda bulunmayan davacının oluştuğu iddia edilen zararını davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tam ıslah dilekçesini tekrarla sözleşme gereğince davalıya ürünlerin teslim edildiğini, teslim edilen ürünlere ilişkin fatura düzenlendiğini, davalının 22/04/2022 tarihli yazısı ile 25/03/2020 tarihli sözleşmeyi feshettiğini, davalının 100.000,00 TL dışında ödeme yapmadığını, bakiye bedel için davalının mutabakatname önerdiğini, taraflar arasında ihracat izni konusunda 04/05/2020 tarihli mutabakat sağlandığını, mutabakatname uyarınca müvekkili şirketin ihracat izni bildirimlerinin az bir kısmının yapılarak müvekkilinin bu ürünler yönünden ihracat onayı aldığını,

kalan kısım yönünden bütün taleplere rağmen davalının ihracat ön izin bildirimde bulunmadığını, mutabakatın imzalandığı tarihten yaklaşık 7 ayı aşkın zaman geçmesinden sonra davalının şirketin ihracat ön izni için bildirimde bulunduğunu, mutabakat tarihinde ihracat izni alarak yurt dışına maske ve tulum satışının ticari getirisinin oldukça yüksek olduğunu, davalının geç bildirimde bulunması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, umduğu kardan da mahrum kaldığını,

tam ıslah dilekçesiyle davaya dayanak vakıalar değiştirildiğinden ıslah dilekçesi doğrultusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, tam ıslah dilekçesi ile tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dosyanın yapılan incelemesine göre, taraflar arasında 25/03/2020 tarihinde maske ve koruyucu tulum temini için sözleşme imzalandığı, davalının 22/04/2020 tarihli yazısı ile sözleşmenin feshedilerek bundan sonraki süreçte koruyucu malzemelerin Devlet Malzeme Ofisi aracılığı ile temin edileceği belirtilerek teslim alınan mallar için gerekli işlemlerin yapılacağının bildirildiği,

yine taraflar arasında düzenlenen 04/05/2020 tarihli mutabakatnamede davacının toplam 1.059.000 adet maske ve 165.825 adet koruyu tulumu (toplam 5.126.328,00 TL) davalıya teslim ettiği, teslimi yapılıp henüz ödemesi gerçekleştirilmeyen bu mallara karşılık ihracat izni değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmak üzere Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna bildirimde bulunulacağı belirtilerek mutabakatname ile tarafların birbirini gayri kabili rücu şekilde ibra ettikleri, davacının davalıya hitaben düzenlenen bila tarihli yazısı ile 5.126.328,00 TL alacağının ödenmesini talep ettiği,

davalının 27/10/2020 tarihli cevabi ihtarname ile mutabakat sonrası davacı tarafından sistem üzerinden yapılan ihracat izin başvurularının kabul edildiği, 04/05/20220-07/05/2020 tarihleri arasında 31.300 adet tulum ve 305.000 adet maske için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na bildirimde bulunulduğu, hali hazırda davacı tarafından 754.000 adet maske ve 466.175 korucuyu tulum için başvuru yapılması halinde davacının ihracat izni alabilmesi için davalı tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna bildirimde bulunulabileceği yönünde bilgi verildiği,

davacının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na başvuru yaptığını belirtilerek davalıdan onay verilmesini talep ettiğine dair taraflar arasındaki mail yazışmalarının bulunduğu görülmüştür.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının başvurusuna rağmen davalının ihracat izni için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurum'a bildirimde bulunmadığının ispat edememesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıda alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 20/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Katip ¸e-imza

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1218, K. 2026/159, 20 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1218
Karar No
2026/159
Tarih
20 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1218 K.2026/258
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1220 K.2026/141
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1222 K.2026/210
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/1224 K.2026/210
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1224 K.2026/155
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1225 K.2026/267

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.