KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/930 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2023/1365 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2023
- Esas no
- 2022/1221 E 2023/407 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 24/10/2023
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı İzzet Öcal arasında 2020 model ... tipli araç 840.000,00-TL bedelle "hasarsız piyasa rayiç değerinde" davaya konu aracın garanti kapsamında satıldığını, aracın sık sık arıza yapması nedeniyle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, ayıplardan davalı yanın sorumlu olduğunu belirterek dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; dava konusu aracın müvekkili tarafından satılmadığını, yani taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, aracı satanın dava dilekçesinde belirttikleri üzere başkası olduğunu, bildirerek husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacı tarafça davalının sorumluluğuna, taraflar arasında hukuki ilişki olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı davalı tarafa husumet yöneltilmesinin dosya kapsamındaki delillere göre mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine rağmen karar tarihi itibariyle ‘’9.200,00TL ‘’ vekalet ücreti takdiri gerekirken ‘’ 1.000,00 TL ‘’ takdirinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi halinde vekalet ücreti takdirinin hatalı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca ayıplı mal satışı nedeniyle davaya konu aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlığını taşımakta; maddenin 2.fıkrasında ise “davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi bulunmaktadır.
Şu hale göre tarifenin açıklanan 7/2. maddesi hükmü gereğince; konusu para veya para ile değerlendirilmesi mümkün bulunan bir şey olan davanın dava şartlarından birinin bulunmaması (noksan olması) nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda, vekalet ücreti nispi tarifeye göre takdir edilir; ancak bu nispi vekalet ücretinin miktarı maktu vekalet ücretini geçemez.
Bu durumda; davalı vekilinin istinaf isteminin mahkemenin hüküm fıkrasına yönelik olarak kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2.maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından mahkemenin hüküm fıkrası yönünden hata edildiğinden "hüküm fıkrası düzeltilerek ve değiştirilerek yeniden esas hakkında" karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/930, K. 2023/1365, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama