KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/1062 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/216
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2023
- Esas-karar no
- 2022/87 E - 2023/773 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 03/03/2025
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili ; taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme medeniyle, davalıya on adet çekin üzerine sadece davalının adını yazarak ve imzalamak suretiyle teslim ettiğini, davalının vadeli akaryakıt vermeyi reddetmesi sebebiyle peşin ödeyerek akaryakıt almak zorunda kaldığını, davalıya ayrıca 750.000-TL'lik teminat mektubu da verildiğini, davalı tarafından 17/09/2019 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ancak boş çekler ile teminat mektubunun iade edilmediğini, 01/10/2019 tarihinde davalının teminat mektubunu nakde tahvil ettiğini,
cezai şart açıklaması ile fatura düzenleyerek müvekkiline bildirilmesi üzerine faturaya itiraz edildiğini, sonrasında davalı tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğü' nün 2019/14782 esas sayılı dosyasında çeke dayalı takip başlatıldığını belirterek müvekkilinin bedelsiz kalan takibe konu edilen çek nedeniyle olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; taraflar arasında bayilik ilişkisi kurulduğu ve sözleşme ve protokoller uyarınca sözleşmeden ve de sözleşmeden kaynaklanmayan olası zararlar için teminat olarak davacıdan banka teminat mektubu alındığını, davacı şirketin sözleşme ve protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve borçlarını ödemediğini, yine 17.09.2019 tarihinde sona erecek olan bayilik ilişkisinin yenilenmeyeceğine dair müvekkilline bildirimde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkil tarafından ihtarname keşide edilerek sözleşmeden kaynaklanan (asgari alım taahhüdüne aykırılıktan kaynaklı yükümlülüklerinde doğan beyaz üründen 232.411,01-USD,
madeni yağ cezai şartı borcu 9.786,00 USD ceza ve vadesi geçmiş cari hesap borcu olan 5.618,07-TL'nin temerrüt faizi ile birlikte) alacakların ödenmesinin ihtar edildiğini, ödenmemesi üzerine teminat mektubunun tazmini yoluna gidildiğini, ancak alacaklarını karşılamadığını, eksik kalan tutar bakımından icra takibine geçildiğini, ayrıca davalının müvekkili şirkete 15.283,33 USD peşin satış destek primi ile otomasyon söküm bedeli tutarı 1.463.020,00-TL ve otomasyon bedeli olan 719,80-TL cari hesap borcu bulunduğunu,
taraflar arasındaki sözleşmenin 26. maddesi gereğince müvekkilli kayıt ve defterlerinin nazara alınacağı hususunda HMK 193. madde kapsamında delil sözleşmesinin mevcut olduğunu bildirerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece : Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, bayilik sözleşmesi ve eki protokol ile anlaşmalı fesih protokolü, fatura, noter ihtarları , icra dosyası , çek ve taraf ticari defterleri üzerinde, özellikle HMK 193.
Maddesi kapsamında davalı kayıtları üzerinde yapılan mali müşavir bilirkişi raporları ive usule uygun hükme elverişli hazırlanan son heyet raporu nazara alındığında; taraflar arasındaki 17.09.2014 tarihli ve 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesinin, anlaşmalı fesih protokolü ile davacı bayi istemi üzerine sonlandırıldığı, bu fesihten önceki dönemde davacının protokol hükümleri gereği, beyaz ürün vede madeni yağda taahhüt ettiği alım miktarını yerine getirmediğinde, beyaz ürün için 212.
933,76 USD ve madeni yağ için 9.786,00 USD asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklı ceza ödemesi , yine bayiye verilen 250.000 USD + KDV peşin satış destek primi nedeniyle, bayinin taahhüdünün (2.218,06 / 5.250 ) = %42,25’ini yerine getirmediği ve bu çerçevede, davalının Peşin Satış Destek Piriminin (250.000 x 0,4225) = 105.625 USD sini iade etmesi gerektiği halde iade edilmediğinden Toplam 328.344,76 USD, ... ye borçlu olduğu, teminat mektubu kesintisi mahsubu neticesinde çek bedeli kadar ... nin, davacı bayii de alacaklı olduğu,
bu kapsamda çekin bayilik sözleşmesi imzalanırken yada fesih aşamasında verilmesinin neticeye bir etkisi bulunmadığı da anlaşılmakla, sözleşme kapsamında davacının, davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ; cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak borç ilişkisi kapsamında borçlarının kalmadığını, takip tarihi itibariyle davalının müvekkilinden alacaklı olmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık ; bayilik sözleşmesi kapsamında teminat olarak keşide edilerek verilen çekin bedelsizliği iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takip konusu çekin, bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya teminat amaçlı verildiği ve bedelsiz kaldığından borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, taraflar arasında dava tarihi itibariyle bayilik sözleşmesinin sona erdiği, sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen çekin bedelsiz kaldığı iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1062, K. 2025/216, 28 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama