KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Hakkında Karar Verilmesi) Esas No ...
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1172
- Karar No
- 2025/322
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/04/2024
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 22/04/2025
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2018/8135 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bonolardan 23/03/2018 tanzim, 30/04/2018 vade tarihli senedin kendisi tarafından imzalanmadığını belirterek müvekkilinin icra takibine dayanak 23/03/2018 tanzim, 30/04/2018 vade tarihli bono nedeni ile tüm takip ferileri ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, imzaların bir kısmının kaşe üzerinde atılı bulunduğunu, senetteki yazı ve imzalarının doğruluğunun araştırılmasını, oysa her üç senedin de takibe konu edilmesine, ihtiyati haciz kararı alınmasına ve borcun ödenmeye başlanmasına rağmen bu davanın açılmasının iyi niyetli olmadığını, tanıklarının dinlenmesine karar verilmesini, diğer senetlerle birlikte müvekkilinin bu senedi de davacıya ait olduğunu düşünerek aldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağı 23/03/2018 tanzim, 30/04/2018 vade tarihli senetteki davacıya atfen atılı imzasının davacının eli ürünü olmadığı belirtilerek davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine, davacının diğer taleplerinden senedin iptali isteği ile ilgili menfi tespit hükmü ile yetinilmesinin yeterli olduğundan senet iptali isteğinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, mukayese imzaların yeterli olmadığı, senedin bizzat davacı tarafından tanzim edildiğine dair tanıklarının mevcut olduğu, mahkemece tanık dinlenmeksizin karar verilmesinin de hatalı olduğu, İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece müvekkili lehine kötüniyet tazminatı verilmemesinin hatalı olduğu olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemizin 12/04/2023 tarih 2021/45 E. 2023/530 K. sayılı kararı uyarınca araştırma ve inceleme yapılmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı yanın istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, davaya konu senette davacı avalist, davalı ise lehtar olup davalının senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmasına göre kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken bu yöndeki talebin yazılı gerekçe ile reddi yerinde görülmemiş, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacı lehine %20 oranında tazminat kabul edilerek HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1172, K. 2025/322, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama