KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/135 - 2025/133
- Esas no
- 2024/135 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/133 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2023
- Esas no
- 2021/492 E 2023/870 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 06/03/2025
Karar Metni
1.251 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan bakiye alacağının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10456 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tarafça başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak "173.379,16 Euro tutarlı cari alacak" olarak açıklamada bulunmuş ise de bu alacağa ilişkin herhangi bir delil ve belgenin sunulmadığını, düzenlenen ödeme emrinde ise takip talebinden faklı olarak 1.097.923,53 TL olarak alacak gösterildiğini, ortada talebe uygun olarak düzenlenmiş ödeme emrinin bulunmadığını, belirtilen miktarda müvekkilinin borcu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, trafo satımından kaynaklı olarak davacının davalıdan 173.379,16 Euro alacağı olduğu, bu alacağın ödenmemesi üzerine 09.07.2019 tarihinde İstanbul İcra Müdürlüğü'ne başvurarak takip talebinde bulunduğu, daha sonra ise yetkiye ve borca itiraz üzerine davacı tarafça yetki itirazı kabul edilip dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi istendiği, bunun üzerine Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10456 esas sayılı dosyasında 06.08.2019 tarihli yeni ödeme emri düzenlenip gönderildiği, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu,
davacı her ne kadar dava dilekçesinde Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/591 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali yönünde dava açtığını beyan etmişse de bunun sehven yazıldığı, dava açılan dosyanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/591 Esas sayılı dosyası olduğu, yapılan yargılama sonucunda da 25.11.2020 tarihinde 2020/674 Karar numarasıyla davanın usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine davacının aynı icra müdürlüğüne başvurup yeni ödeme emrinin davalıya tebliğini istediği, davacı 1.097.923,53 TL toplam asıl alacak talep etmiş ise de yeni ödeme emrinin düzenlendiği,
06.08.2019 tarihi itibariyle talep edilebilecek alacağın o tarihteki efektif satış kuruna göre 1.077.779,57 TL olduğu, davacının davalıdan yabancı para alacağının TL karşılığı olan bu miktarı talep edebileceği 06.08.2019 tarihinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden, bu tarihten itibaren davacının temerrüt faizi isteyebileceği, kabul edilen alacağa 06.08.2019 tarihinden itibaren yıllık %19,5'i geçmemek üzere avans faiz uygulanması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece takip talebinde ve ödeme emrinde talep edilen alacağın yabancı para cinsinden olduğu gözetilmeksizin TL karşılığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan davacının alacağının kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10456 Esas sayılı dosyanın incelenmesinden, dosyanın yetkisizlikle Ankara 4. İcra Müdürlüğü'ne gelmesi üzerine, Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nce 06.08.2019 tarihinde 1.097.923,53 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %19,5 oranında işleyecek faizi ile birlikte tahsili amacıyla ödeme emri düzenlendiği, davalının 26.08.2019 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacının Ankara 6. Ticaret Mahkemesi’nin 2019/591 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, yargılama sonucu 25.11.2021 tarihinde davanın usulden reddine karar verildiği,
tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 16.03.2021 tarihinde kararın kesinleştiği, karar içeriğinde ise yetkisizlikle gelen İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nce 173.379,16 Euro asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, Ankara 6. Ticaret Mahkemesi’nin 2019/591 E. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin icra müdürlüğüne başvurduğu, borçluya 15.04.2021 tarihinde ödeme emri yeniden tebliğ edildiği, davalının 14.04.2021 tarihli dilekçe ile borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve iş bu davanın ise süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacı ve davalı arasında Ankara Metro projesi kapsamında çeşitli trafoların alım satımı hususunda sözleşme imzalanmış olup bu sözleşme ve teklif formlarına göre davacı söz konusu trafoları davalıya teslim ettiği, 16.05.2019 tarihli cari ekstreye göre de davacı davalıdan 173.379,16 Euro alacaklı olduğu kabul edilmiş ise de takip yabancı para üzerinden yapılarak ödeme emri takip talebine uygun şekilde bu miktar üzerinden gönderilmiş olmasına karşın mahkemece takip talebine ve ödeme emrine aykırı olarak takipte ve davada gösterilen TL miktarın harca esas değer olarak belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği gözden kaçırılarak takipte talep edilen yabancı paranın TL karşılığına hükmedilerek itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Davacı yanca takip talebinde işleyecek faiz olarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 reeskont avans faizi talep edilmiş ise de takip tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıllık Euro mevduatına uyguladığı değişen oranlarda en yüksek faizine karar verilebileceği anlaşılmıştır.
Yabancı para cinsinden yapılan takiplerde davacı lehine hükmolunan icra inkar tazminatının da takip tarihindeki euronun efektif satış kuruna göre hüküm altına Euro cinsinden asıl alacağın TL karşılığının %20’si olduğu anlaşılmış olup, takipte talep edilen kur karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/135, K. 2025/133, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama