KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2026
- Esas no
- 2024/165 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/637
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2023
- Esas-karar no
- 2022/89 E - 2023/654 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 15/05/2026
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... İnşaat A.Ş. tarafından ...
Parselde kayıtlı taşınmaz üzerine konut yapılması hususunda arsa sahipleri ile sözleşme imzalandığını, davacının da bu kapsamda sözleşme imzalayan arsa sahiplerinden birisi olduğunu, devam eden süreçte davalı ile A1 Blok 30 numaralı daire ile A2 Blok 16 numaralı dairenin satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, söz konusu anlaşma uyarınca A2 Blok 16 numaralı dairenin müvekkil tarafından davalının eşi adına bedelsiz tescil edildiğini, A1 Blok 30 numaralı dairenin devir işleminin ise,
üzerine Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/319 Esas sayılı dosyasında konulan şerh nedeniyle bekletildiğini ve hukuki engelin kalkması akabinde konutun davalıya bedelsiz şekilde devrinin sağlanmasının kararlaştırıldığını, bahsi geçen dosyada bağımsız bölüme yönelik tedbir kararının bulunması ve dosyanın uzayacak olması dikkate alınarak,
taraflar arasındaki güven ilişkisi çerçevesinde davalının, müvekkilden senet istediğini, bunun üzerine davacının 31/12/2019 tanzim tarihli ve 350.000,00 TL tutarlı senedi yazdığını, ancak senet altındaki imzanın müvekkile ait bulunmadığını, ilerleyen süreçte davalı tarafından 350.000,00 TL tutarlı senet yönünden Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2690 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, senet altındaki sahte imzaya yönelik Ankara C.Başsavcılığı'nda şikayette bulunulduğunu ve söz konusu soruşturma dosyasında imza incelemesi gerçekleştirildiğini,
müvekkilin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve takibin iptaline, ayrıca davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1167 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve söz konusu dosyada yapılan inceleme neticesinde senetteki yazı ve imzaların borçlu ... elinden çıktığının tespit edildiğini, ayrıca dava dilekçesinin 7. sayfasının 2. paragrafında "takibe dayanak senetteki yazının müvekkile (davacı ...) ait olduğu" yönünde beyanda bulunduğunu, bu açıklamanın 22/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile örtüştüğünü, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, eldeki davada davaya konu senet aslı üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde imzanın davacıya ait olduğu hususunun tespit edildiği, bahsi geçen raporun Ankara C.Başsavcılığı dosyasında alınan rapor ile uyumlu bulunduğu, davacının iddiasının dayanağı olarak, Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/266 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından sunulan 19/03/2021 tarihli cevap dilekçesini gösterdiği, ancak ilgili dilekçenin senedin talili niteliğinde bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı,
bu nedenle davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, ne var ki davacı tarafça yemin deliline başvurulmadığı, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği, bunun yanı sıra 10/02/2022 tarihli ara karar ile icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ara karar kurulduğu ve ilgili kararın icra edildiği, dolayısıyla İİK'nın 72/4. maddesi gereğince davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; senet altındaki imzanın müvekkile ait olmadığını, mahkemenin sadece Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/266 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından sunulan 19/03/2021 tarihli cevap dilekçesini dikkate alarak değerlendirme yaptığını, davalı tanıklarının dinlenilmesine karşın davacının tanıklarının dinlenmediğini, bu durumun hem usuli kazanılmış hakkın hem de adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini, A1 Blok 30 numaralı daire için teminat senedi düzenlendiğinden tanık dinlenmesinin zorunlu olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesi'nde verilen kararın kesin delil niteliği taşımadığını,
Üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nda görevli uzmanlardan oluşacak bilirkişi heyeti vasıtası ile yeniden imza örnekleri alınmak suretiyle inceleme yapılması gerektiğini, davalı ile müvekkil arasında öteden beri gelen hukuki ilişkinin bulunduğu yönündeki savunmanın araştırılması ile gerçek durumun ortaya çıkacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının, icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve takibin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve takibin iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı ... tarafından 26/02/2021 tarihinde Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2690 Esas sayılı takip dosyası ile 350.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına,
ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan şikayet üzerine Ankara C.Başsavcılığı'nın 2020/13362 sayılı dosyasında başlatılan soruşturma sırasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan alınan rapor ile eldeki dosyada davacının imzanın kendisine ait olmadığı ve senetteki imza üzerinde inceleme yapılması gerektiği şeklindeki beyanı doğrultusunda gerçekleştirilen inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda,
13/12/2019 düzenleme tarihli senet altındaki imzanın davacı ...'a ait olduğunun (eli ürünü olduğunun) tespit edilmesine göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/165, K. 2026/637, 6 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama