KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/362 ( KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/508 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2023
- Esas-karar no
- 2023/44 E - 2023/682 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 21/05/2024
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı yan arasında malzeme alım satımına dayalı ticari ilişkinin bulunduğunu, davalının müvekkilinden muhtelif tarihlerde malzeme alarak bedelini ödemediğini, borcunu ödemeyen davalı aleyhine Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2018/7 sayılı dosyası üzerinden 38.087,63TL, Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2018/22 sayılı dosyası üzerinden 56.150,09 TL ve Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2018/41 sayılı dosyası üzerinden ise 7.910,78 TL'si olmak üzere 102.148,50TL alacak için yasal takip başlatıldığını, davalının söz konusu takiplere kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları faturalar,
irsaliyeler ve cari hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere davalının müvekkili şirkete 102.148,50 TL'si borcunun sabit olduğunu, davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla icra takiplerine itiraz ettiğinden bahisle; davalıca Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2018/7, 2018/22 ve 2018/41 sayılı dosyalarına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, kötü niyetli ve haksız itirazı nedeniyle davalı taraf hakkında alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, yetkiye ilişkin olarak, davacının Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2018/7, 2018/22 ve 2018/41 sayılı dosyaları ile sırasıyla 38.087,63 TL, 56.150,09 TL ve 7.910,78 TL üzerinden yasal takip başlattığını,davalı şirketin davacıya ilamsız takip konusu olabilecek muaccel hale gelmiş borcu bulunmadığı için takiplere itiraz ettiğini, davalı şirketin merkezinin Akyurt'ta bulunduğunu, davacının söz konusu davayı Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerekirken Ankara'da açtığını, bu sebeple davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, esasa ilişkin olarak,
davacının takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten muaccel olmuş bir alacağının bulunmadığını, davacının müvekkilini temerrüde düşürmeden yasal takip başlattığını, bu nedenlerle takiplere itiraz edildiğini, taraflar arasında yapılmış bir hesap mutabakatının da bulunmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağından bahisle; öncelikle yetkisizlik kararı verilerek davanın tümüyle reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, daha önce verilen kararın, Ankara 22. Hukuk Dairesi'nin 2020/1185 E ve 2022/17727 K. Sayılı kararı taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, faturaların davalı yetkilileri tarafından teslim alındığı herhangi bir itirazlarının bulunmadığı bu yönde değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile kaldırıldığı; mahkemece alınan bilirkişi raporundan taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği ve taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı adına tanzim ve takip konusu ettiği faturaların her iki taraf defterlerinde kayıt altına alındığı,
her iki taraf defterlerine göre davacının davalıdan 31.12.2017 tarihi itibariyle 102.148,50 TL alacaklı olduğu, dosya istinaf aşamasında iken davalı tarafından tüm borçların icra müdürlüğü dosyasına yatırılmak suretiyle infaz edildiği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı, davalı borçlu davanın açılmasına sebebiyet vermekle davanın açıldığı tarih itibariyle davacının davasında haklı olduğu,
icra inkar tazminatı konusunda alacaklı davacı vekilinin son duruşmada kötüniyet tazminatı talep etmesi kötüniyet tazminatının haksız takip yapan alacaklı aleyhine verilebilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmediği belirtilerek davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Taleplerinin "kötü niyet tazminatı" olmadığı, "icra inkar tazminatı" olduğu 03/04/2018 tarihli dava dilekçesinde de ve diğer dilekçelerde de açıkça yazılı olduğu, taleplerinin kabulü gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle takibe konu alacağın yargılama sırasında tahsili nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar vermeye yer olmadığına karar verilmesi doğru olmuşsa da; davacı yanın dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep ettiği ve alacağın likit olduğu gözetilerek, dava değeri olan 56.150,09TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/362, K. 2024/508, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama