KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/513 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/850
- Başkan
- ... (...
- Üye
- .... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/01/2024
- Esas no
- 2019/577 E 2024/17 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 11/07/2024
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu ... isimli şirket ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle mal alışverişi bulunduğunu, müvekkilinin davalıya kıymetli evrak verip bütün borçlarını ödediğini fakat davalının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını, daha önceden de müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle icra takibi başlattığını, müvekkilin yaptığı ödemeler, 7.500,00 TL bedelli çek, ... ve ...Bankalarından alınan ve ödemesi yapılan senet bedelleri ve davalı temsilcisinin şahsi hesabına gönderdiği 1.020,00 TL birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu, 09.06.2015 düzenleme tarihli,
20.01.2016 vadeli 1.000,00 TL bedelli olan senedin arka yüzünde yer alan ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını, işbu davaya konu Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2016/19215 E. sayılı icra dosyası kapsamında müvekkilinin maaşına haciz konulduğunu belirterek icra takibinin teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve durdurulmasını, icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve maaş kesintisi ile yapılacak tahsilatlar yönünden istirdatını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan olan 18.640,47 TL tutarındaki alacağına ilişkin olarak 06/10/2016 tarihinde Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2016/19215 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, kesinleşen takip neticesinde davacının Temmuz 2019 maaş ödemesinden itibaren kesinti yapıldığını, senetlerin davacı tarafından imzalanarak verildiğini ve mükerrer şekilde icraya konulduğu iddiasının haksız ve ispattan yoksun olduğunu ve dava konusu senetlerin hangisinin imza taklidi sonucu icra takibine konulduğunun beyan edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün sunduğu 22/12/2023 tarih ve 608011 sayılı cevabi yazı kapsamında davacı ...’in ikinci sınıf tacir olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğunun anlaşıldığı (6102 sayılı TTK bağlamında tacir sıfatı bulunmamaktadır.), dava konusu ihtilafın 6102 sayılı TTK’nın 4/1.maddesi kapsamında sınırlı sayıda belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı hususları birlikte değerlendirilerek mahkemelerinin görevli olmadığı ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili; Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında bono düzenlendiğini, TTK m.4 kapsamında kambiyo senetlerinin TTK 645 vd. maddelerinde düzenlendiği ve mutlak ticari davalardan olduğundan bahisle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu bildirerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit, istirdat ve alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde nispi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK'nın m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde;
Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkide dava konusunun bono olması sebebiyle açılan dava, kanunda sınırlı olarak sayılan kambiyo senetleri TTK m.645 vd. düzenlendiği için mutlak ticari dava niteliğindedir. Her ne kadar davacı tacir sıfatına haciz olmasa da bu husus göz önünde bulundurularak Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir.
Bu sebeple davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken mutlak ve nispi ticari dava olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde usulden kararı verilmesi yerinde görülmemiş, kamu düzenine aykırılık nedeniyle davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK m.353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/513, K. 2024/850, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama