KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/673 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1108
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2024
- Esas-karar no
- 2022/804 E - 2024/39 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 31/10/2024
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile borçlu arasında ticari bir iş söz konusu olduğunu, taraflar arasında 8 Ocak 2020 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşme konusunun KDV dahil 49.560,00 TL bedelli bir adet ... Otomatik Kabinli Jeneratör Seti ile KDV dahil 55.460,00 TL bedelli bir adet ...
Otomatik Kabinli Jeneratör Seti olup toplam bedelinin 105.020,00 TL'nin alıcı müvekkili tarafından satıcı davalıya ödenmesi ve karşılığında jeneratör setlerinin alıcı müvekkiline teslimi ile ilgili olduğunu, siparişin kesinleşmesinin, alıcı müvekkili tarafından 40.020,00TL'nin 09.01.2020 tarihinde satıcıya ulaşması ile olacağının sözleşmede taraflarca kararlaştırıldığını, ...
Bank aracılığı ile 09.01.2020 tarihinde borçluya ödeme yapıldığını yine müvekkili tarafından, 67.000,00TL bedelli ... bankasına ait 381452 seri numaralı çekin usulüne uygun olarak teslim edilerek 28.01.2020 tarihinde çek ödemesinin yapıldığını, müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu 107.020,00TL'yi ödediğini ancak davalının jeneratör setlerini ve alternatörün teslimini yapmadığını, borçlu hakkında İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2020/8521Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazının iptaline, takibin devamına ve borçluya karşı %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, mahkemenin yetkisizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise itirazın iptali davasının esastan reddi ile davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 08/01/2020 tarihli satış sözleşmesi kapsamında 7.2.maddesinde sözleşmeden doğan anlaşmazlıkların çözümünde Ankara Mahkemeleri ve icra dairelerinin açıkça yetkili olarak taraflarca belirlendiği, tarafların ticaret sicil adreslerinin de Ankara İlinde bulunduğu, öncelikle davalının mahkemeye yönelik yetki itirazının değerlendirilerek İzmir 3. ATM'nin 18/02/2021 tarihli 2020/671 esas, 2021/162 karar sayılı kararı çerçevesinde açılan itirazın iptali davasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği,
İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8521 esas sayılı takip dosyası kapsamında davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine de itirazda bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında taraflarca Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun belirlendiği, bu durumda özel dava şartı olan icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın öncelikle değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, bu nedenle İzmir İcra Müdürlüğü taraflar arasındaki sözleşme kapsamına göre yetkisiz olduğundan davanın dava şartları yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairece, borca itirazda yetkili icra dairesi ve mahkemesi gösterilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığından yerel mahkemece davanın esasına girilerek taraf delillerinin tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek HMK'nin 353/1.a.6.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf kaldırma kararı üzerine Mahkemece; davacının, davalıya yazılı satış sözleşmesi kapsamında ödemeyi yaptığını, malın teslim edilmediğini, ödenen meblağın 77.020,00 TL'lik kısmının da iade edilmediği beyanla icra takibine geçildiğini, davacının davalı ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı davalı tarafça ibraz emrinin gereğinin yerine getirilmediği, davacı kayıtlarına göre HMK 222. madde hükmü de nazara alındığında, davacının kendi defterlerinde yer alan kayıtlarla davalı firmadan 77.020,00-TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2020/8521 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, hükmedilen 77.020,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından. Taraflar arasında karşılıklı olarak imzalanan sözleşmede yetki kuralının açık olarak düzenlendiği, davacı yanın yetki itirazına rağmen işlemlere devam edip İzmir Arabuluculuk bürosuna başvurduğu, Arabuluculuk davetinin müvekkili şirket yetkilisi tarafından alınmadığı, tutanakta kendisinin arandığı belirtilen ...
Hanım'ın şirket yetkilisi olmadığı ve arabuluculuk görüşmelerine katılmasının mümkün olmadığı, yetkisiz icra dairesi ve yetkisiz arabuluculukta yapılmış olan işlemlere muvafakati olmamakla beraber müvekkilinin haberdar edilmediği arabuluculuk görüşmesine hem yetki yönünden itiraz edilememiş olup hem de görüşmelere katılım sağlanamaması nedeniyle hukuken haklarının elinden alınmış olduğu, davacının davasını icra takibinde belirli bedel üzerinden açmadığı,müvekkilin ürün tesliminde temerrüde düştüğünün kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca sözleşmenin feshedilmediği ve ayakta olduğu,
bu aşamada davacı yanın ödemenin iadesini talep edemeyeceği, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava ve takibe konu borcun kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2020/8521 esas sayılı takip dosyasında; davacı ... Şirketi tarafından davalı ... Şirketine 13.10.2020 tarihinde" 08.01.2020 tarihli alış-satış sözleşmesi uyarınca satıcıya ödemesi yapılan 107.020,01 (67.020,00 TL bedelli , 17.01.2020 tarihli fatura ve 09.01.2020 tarihinde ... Bankası aracılı ile ödenen 40.020,00 TL) bedele karşılık satış konusu makinanın teslim edilmemesi sebebiyle satıcının iade etmediği 77.020,00 TL bedelin iadesi talebi 77.020,00TL" açıklamalı " ilamsız takip yapılmış, itiraz üzerine takibin durduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan 77.020,00TL alacağı bulunduğunun belirlendiği, davalının defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle taraflar arasındaki satım sözleşmesi nedeniyle davacının davalıya bedelini ödemesine rağmen malın teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesine hükmedilmesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/673, K. 2024/1108, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama