KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1016 - 2025/1383
- Esas no
- 2025/1016 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/1383
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/05/2025
- Esas-karar no
- 2025/342 E - 2025/303 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 04/12/2025
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 05.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının süresi içinde borca, faize, ferilerine ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, ancak borçlunun itiraz dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ileri sürülen itiraz nedenlerinin dayanaktan yoksun bulunduğunu, faturalar kapsamında belirlenen vadelerde ödeme yapılmadığını, TBK m.89 uyarınca alacaklının ikametgâhının Ankara olduğunu ve Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/23966 sayılı dosyası üzerinden takibin başlatıldığını,
davalının yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri olduğu iddiasıyla Ankara icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, ancak uyuşmazlığın bir para alacağına ilişkin olması nedeniyle TBK m.89/1 ve HMK m.10 gereğince müvekkilinin şirket merkezinin bulunduğu Ankara icra dairelerinin yetkili olduğunu, ayrıca davalının arabuluculuk aşamasında arabuluculuk merkezinin yetkisine herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle yetki itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya satılan malların bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itiraz nedeniyle açılan davada, davalının kâr amacı gütmeyen bir eğitim kurumu olması sebebiyle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca davanın mutlak ticari dava kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin kamu tüzel kişiliğine sahip olup kamu hizmeti yürüten bir kurum olmakla birlikte, somut uyuşmazlığın müvekkil Üniversitenin Hastanesi ile davacı arasında gerçekleştirilen malzeme tedarikine ilişkin, fatura düzenlenen ticari nitelikte bir işlemden kaynaklandığını, TTK hükümleri uyarınca taraflardan biri için ticari nitelik taşıyan sözleşmelerin kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça diğer taraf bakımından da ticari iş sayıldığını, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, görevli mahkemenin tespiti noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya satılan malların bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak, ancak kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafından taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı üzerine durduğu, akabinde davacının alacağın tahsili için itirazın iptali davası açtığı, davalının bir Üniversite olduğu ve kamu hükümlerine göre yönetilen bir Yükseköğretim Kurumu niteliği taşıdığı, 6102 sayılı TTK hükümleri değerlendirildiğinde davalının tacir sıfatını taşımadığı ve ticari işletmesinin bulunmadığı,
uyuşmazlığa konu faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davanın da mutlak ticari dava kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte bulunmadığı, dolayısıyla 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanma imkânı olmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı; bu durumda davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1016, K. 2025/1383, 14 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama