KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/176 - 2026/534
- Esas no
- 2025/176 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2026/534
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2024
- Esas no
- 2024/25 E 2024/729 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/05/2026
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında lisanssız elektrik üretim yönetmeliği kapsamında üretici-perakende satış şirketi ilişkisi bulunduğunu, haziran 2022 döneminde müvekkili şirket tarafından 15.06.2022 tarih ve UZM2022000000059 sayılı faturanın keşide edilerek davalıya gönderilmişse de elektrik piyasasında lisanssız elektrik üretimine dair yönetmeliğin 25. maddesinde düzenlenmiş bulunan süre içerisinde ödeme yapılmaması üzerine Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5717 esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını,
davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5717 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin ödenmeyen alacak miktarı üzerinden devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından takip konusu asıl alacak ve fer'isi niteliğindeki faizi davacıya ödendiğini, davacının asıl alacak ve fer'ilerine yönelik olarak herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacı tarafından temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan deliller ve Dairemizin kabul kaldırma kararı doğrultusunda; davacı ile banka arasındaki alacağın temliği sözleşmesi uyarınca davacının alacağı tahsile yönelik mahkeme ve icra dosyalarında takip ve tahsil yetkisini elinde tuttuğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, bilakis yapılacak masrafların da temlik edene ait olacağı belirtilmekte olup, basiretli tacir olan davacının alacağın tahsili hususunda bankanın tahsilatın takibine yönelik işlem yapmaması durumuna yönelik bir yükümlülük ya da imkan getirmemesi,
bu alacağı kendisinin takip edebileceği anlamında yorumlanamayacağı, alacağın temliğinin bir tasarruf işlemi olmakla, tasarruf işlemi ile davacının, bu alacağın üzerindeki yetkisini kullanarak sona erdirdiği, bu itibarla yapılan inceleme sonucunda bankadan gelen cevap yazısı ile, davacının, dava konusu alacağa yönelik, aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, aktif dava sıfatının bulunduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık aktif husumet ehliyeti noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe kısmen itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2022/5717 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden 15/06/2022 tarihli faturaya istinaden davacı tarafından davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip tarihinden sonra davalı tarafından dava konusu faturaya istinaden ödeme yapıldığı hususu tarafların kabulünde olduğundan dosya içeriği, temlik sözleşmesi ve ödeme gözetildiğinde davacının dava açma aktif husumeti bulunmaktadır.
Öyle ise mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi için davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/176, K. 2026/534, 20 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama