KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/61 - 2025/165
- Esas no
- 2025/61 KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/165 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2021
- Esas no
- 2021/123 E 2021/820 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 05/03/2025
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirketten 30/11/2018 tarihli 150.000,00-TL tutarlı çek alacağı nedeniyle bankaya süresinde ibraz edilmemiş olması nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayamadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davaya konu çekin kıymetli evrak niteliğini yitirdiğini, söz konusu çekin 30.11.2018 tarihli olduğunu, iş bu çekin davacı tarafından ilgili bankaya yasal süresi içerisinde tahsili için ibraz edilmediğini, yasal süresi içerisinde ibraz edilmeyen çekin hukuken çek niteliğini yitirdiğini, davacı şirketin çek bedelinin vadesinde ödenmediğine ilişkin iddiasının hukuksuz ve gerçek dışı olduğunu, çek bedelinin ödenerek mahsuplaşıldığını bildirerek davanın reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dava konusu çekin keşidecisinin dava dışı ... Med. Dan. İnş. Tur. Eğit. Sağ. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti., lehtarının davalı ... Ürn. Med. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, davalı lehtarın çeki, ciro yoluyla dava dışı ... Tıbbi Cihazlar San. Tic. A.Ş.'ye, ... Tıbbi Cihazlar San. Tic. A.Ş.'nin de, davacı ... Tibbi Hiz. Ltd.
Şti'ye ciro yoluyla devrettiği, davacının çekte hamil konumunda olduğu, davacı vekili, takip dayanağı çekin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alındığı, davalıya karşı temel ilişkiye dayanarak alacak talebinde bulunduğu, takip dayanağı çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayandığı,
davacının çekte hamil konumunda olup, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek nedeniyle, ancak kendisinden önceki cirantaya karşı temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabileceği, çekin davalıya karşı temel ilişki kapsamında delil başlangıcı olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı gibi çekin keşide tarihinden çok sonra mahsuplaşma kaydıyla iptal edilerek çekin yeniden kayıtlara alındığı ancak defter kayıtlarından yapılan iptal sebebinin tespit edilemediği, taraflarca mahsuplaşma yapıldıktan ve bu husus ticari kayıtlara işlendikten çok sonra,
kayıtların iptali ile mahsuplaşma işleminin yok sayılması ve bu suretle yeni kayıt oluşturulması, tek düzen muhasebe sistemine uygun olmayıp, davacının alacaklı olduğunu ortaya koyamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; davalı taraf çek bedellerinin ödendiğini ve karşılıklı mahsuplaşmanın tamamlandığı iddia etmiş olsa da ispat külfetinin kendisinde olmasına rağmen ödeme yaptığına dair herhangi bir yazılı belge sunup bu iddiasını ispat edemediğini, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; müvekkilinin aleyhine icra takibine girişilmesi nedeniyle takibe konu bedelin ihtiyati haciz kararı nedeniyle ödendiğini, davacının müvekkilinin itibarını zedelemek için, icra takibine giriştiğini müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak müvekkili lehine tazminata karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Sulh sözleşmesinin değerlendirilmesi hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; süresi içinde bankaya ibraz edilmemiş kambiyo vasfını yitirmiş çeke dayalı alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da; istinaf incelemesi sırasında sunulan 02.06.2023 tarihli dilekçe ile taraflar sulh olduklarını bildirerek davanın konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına karar verilmesini ve tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirmişlerdir.
Bilindiği üzere HMK'nin 313.(1)maddesi; "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2)Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir..."
314-(1)maddesinde; " Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir."
HMK'nin 315-(2).maddesi de; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir."
HMK'nın 314-(1).maddesi gereğince hüküm kesinleşinceye kadar her zaman sulh sözleşmesi yapılabileceğinden ve 315-(1).maddesi gereğince taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilince istinaf aşamasında tarafların sulh oldukları bildirilmiş olmakla birlikte herhangi bir sulh protokolü sunulmadığından davacı vekilinin talebi doğrultusunda HMK'nın 315-(1).maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/61, K. 2025/165, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama