KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/972 - 2025/1131
- Esas no
- 2025/972 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/1131 KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/06/2025 (Ara karar
- Esas no
- 2024/165 E
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazıldığı tarih
- 23/10/2025
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz kararı talep eden vekili; müvekkili ile davalı arasında domates alım satımdan kaynaklanan ticari ilişki ve alacak olduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkide kararlaştırılan malları davalıya teslim ettiğini ancak davalının ödemesi gerekli 531.616,13TL'lik ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin alacakların tahsili için Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 20223/7501 E(Yeni: Ankara 6.Genel İcra Dairesi 2023/214948 E.) dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu,
davalının teslim edilen mallara ilişkin malların tesliminden ve fatura kesim tarihi olan 23/02/2022 tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra 12/04/2022 tarihinde ayıp iddiasında bulunarak 346.874,40TL'lik iade faturası ve ihtarname düzenlediğini, davalının süreç içerisinde müvekkil tarafından kesilen faturaya ilişkin ödemeler yaptığını, davalının aldığı ürünleri teslim almadan önce üretim seralarını kontrol ettiğini ve ürünlerin teslim anında da malları kontrol ederek teslim aldığını bu nedenle müvekkilinin ayıplardan sorumlu olmadığını, davalının malları bilerek aldığını,
TBK ve TTK hükümleri gereğince müvekkilinin ayıplardan sorumluluğunun malların taşıyıcıya teslimi anında sona erdiğini, davalının bağımsız denetçiden aldığı raporun ise teslimden 10 gün sonra düzenlendiğini, davalının düzenlediği iade faturasında bedeli "kasa hasarı" olarak nitelendirdiğini bu nedenle ayıp iddiasının ve iade faturasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının takibin haksız olarak durdurulması amacıyla borca itiraz etmesinin davalının mal kaçıracağı şüphesini oluşturduğunu bu nedenle davalının mal varlığı üzerinde ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dosya kapsamına ve sunulan delillere göre davacı tarafın davalılardan alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığının belirsiz olduğu, davalının malları kaçırmaya, gizlemeye veya kaçmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, davacının ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ölçütte haklı olduğunu ispatlayamadığı, İİK'nun 257. Maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporuyla müvekkilinin alacaklı olduğunun kanıtlandığını, alınan bilirkişi raporunda davalı şirket kayıtlarının da incelendiğini ve davacı müvekkil şirketin alacaklı olduğunun tespit edildiğinin ve muaccel olduğunu, müvekkil şirketin alacağının varlığının kanıtlandığı, müvekkil şirketin telafisi imkansız zarara uğradığını, müvekkil şirketin zararının daha fazla olmaması için talebin kabul edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz isteyen vekili, tacirler arası alım-satım ilişkisi kapsamında, teslime dair sevk irsaliyelerine ve cari hesap özetlerine dayanarak ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Talebe ilişkin yasal düzenleme dikkate alındığında; 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin haklılığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin İİK'nun 257.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Yaklaşık ispatta hâkim, ispat edilmek istenen olayı muhtemel görmelidir. Diğer bir ifadeyle, iddia edilen olayın doğru olma ihtimali, doğru olmama ihtimaline göre ağır basmalıdır.
İlk derece mahkemesinin gerekçeleri ile dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; somut olayda alacaklı vekili; cari hesap özetlerine, faturalara, sevk irsaliyelerine dayanarak ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçlu şirket tarafından; davaya konu malların teslim alındığının kabulüyle, satın alınan malların ayıplı olduğu bu nedenle iade faturası kesildiği şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talepte bulunan alacaklının, alacağının varlığına dair sunduğu belgeler yaklaşık ispat kuraları çerçevesinde ispat eden belgeler niteliğindedir.
Alacaklının, takipten ve davadan önce ihtiyati haciz talep etmekte hukuki menfaati vardır. 2004 sayılı İİK'nın 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkin koşullar oluşmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1.maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, ihtiyati haciz talebini inceleyen mahkeme alacağın gerçekte var olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapmakla yükümlü değildir.
Dosya kapsamındaki delillere ve özellikle; ihtiyati haciz talebine eklenen fatura ve sevk irsaliyeleri değerlendirilerek yaklaşık ispat kuralı gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
İhtiyati haciz isteyen tarafından sunulan faturalar ve sevk irsaliyelerine istinaden İİK'nın 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilerek, İİK'nın 259.maddesi gereğince haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğu da gözetilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, İİK'nun 257/1.maddesi gereğince 531.616,13-TL alacak yönünden İİK'nun 259.maddesi gereğince takdiren %15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/972, K. 2025/1131, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama