İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2018/1190 K.2021/1326

....

Esas2018/1190Karar2021/1326Tarih29 Eylül 2021Okuma11 dk · 2.188 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)

Esas No
2018/1190
Karar No
2021/1326
Karar tarihi
29 Eylül 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.188 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

....

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 24.01.2018

ESAS-KARAR NUMARASI : ..... Davacı ve davalı vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 01/03/2013 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin, "..... işi kapsamında yer alan .... üstlendiğini, işin yürütülmesi esnasında taraflar arasında müteaddit tarihlerde karşılıklı olarak ek protokol ve zeyilnameler tanzim edildiğini, son olarak 19/08/2014 tarihinde ... nolu ...tanzim edilerek çalışmaların sürdürülmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 03/10/2014 tarihinde ...

002 Eylül dönemi faturası olarak düzenlenen KDV dahil 11.800,00 TL'nin ödenmediğini ve davalı tarafın 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, ödeme yapılmaması üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçelerinde, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 03/03/2015 tarihinde davacı şirket tarafından gönderilen çalışmaları değerlendirdiği ve söz konusu değerlendirme sonucu saptamış olduğu birtakım tespitleri davacı şirkete noter kanalı ile göndermiş olduğu ihtarname ile bildirildiğini, sözleşme konusu işin süresinde teslim edilmediğini, davacı tarafın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi,

üstlenmiş olduğu edimleri eksik ve kusurlu yapması ve bu eksikliklerin 3. şahıslara tamamlattırılmış olması nedenleri ile müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin gerek ihtarname, gerek iç yazışmalar ile bildirilen eksik işlerin tüm uyarılara rağmen yerine getirilmediği gibi bu durumun müvekkili şirket açısıdan 11/03/2013 tarihli sözleşmenin 18. maddesi uyarınca haklı fesih sebebi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesi'nce "Dava, proje danışmanlık hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir (TBK m. 470; İİK m. 67). Ankara 23 İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra dosyası, taraflar arasında kurulan sözleşme örneği, fatura örnekleri, ihtarname örnekleri, bilirkişi raporu ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. Ankara 23 İcra Müdürlüğü'nün..... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu; 11.800,00 TL alacak için 15/09/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında kurulan 11/03/2013 tarihli Proje Sözleşmesi'nin incelenmesinde; sözleşmenin 3. Maddesinde işin süresinin sözleşme imza tarihi itibari ile başlayacağı ve uygulama projesinin gecikmelerle birlikte 60 iş günü içerisinde tamamlanmış olacağının. 6. Maddesinde, 24.000,00 TL avans ödemesi, 36.000,00 TL etap işleri ödemesi, 36.000,00 TL etap işleri ödemesi, 24.000,00 TL son ödeme olmak üzere toplam 120.000,00 TL ödeme yapılacağının.

10. Maddesinde işe başlama ve sona erme hususunun, 18. Maddesinde, taraflardan birinin sözleşmeye aykırı hareket etmesi durumunda diğer tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, bu durumda işverenin işi başkalarına yaptırma hakkının mevcut olduğu, işverenin, mimar tarafıdan yapılan işlerin bedelini ödeyeceği hususunun düzenlendiği anlaşılmıştır.

Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır.

Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.

İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Sözleşme bedeli götürü olarak belirlenmişse, yüklenici eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici belirlenen bedelin arttırılmasını isteyemez. Bu davada davacı yüklenici, davalı iş sahibi konumundadır.

Dosya üzerinde bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yapılmıştır.

Bilirkişi kurulu 14/05/2017 tarihli rapor ve 09/10/2017 tarihli ek raporlarında; taraflar arasında 11/03/2013 tarihli proje sözleşmesi imzalandığını, 16/11/2013 tarihinde 1 nolu zeyilnamenin 06/02/2014 tarihinde ek protokolün ve 19/08/2014 tarihinde.... ... düzenlendiğini, sözleşme ve protokoller kapsamında, ...işlerini davacı şirket tarafından üstlendiğini, davacı tarafın 03/10/2014 tarihinde KDV dahil toplam 11.800,00 TL tutarında fatura düzenlediğini, davacı tarafın bu faturayı 01/11/2014 tarihinde ticari defterlerine kaydettiğini ve aynı faturayı 08/05/2015 tarihinde iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini,

davacı tarafın bu alacak için Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün .....esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davacı tarafın taraflar arasında kurulan sözleşme ve 2 nolu ... ile oluşturulan uygulama projelerinin teslim tarihlerine uymadığını, projelerde uygulama hataları ve metraj fazlalıkları bulunduğunu, bu nedenle sözleşmeye uygun şekilde edimlerini yerine getirmediğinden, alacak talebinde bulunamayacağını bildirmişlerdir.

Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.

Somut olayda; davacı taraf, davalı şirkete proje danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda sözleşme imzalamıştır. Ancak, davacı taraf, eser sözleşmesi niteliğindeki danışmanlık ve proje faaliyetlerini, eksik ve hatalı yaptığından, dava konusu alacağı talep edemez.

Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, taraflar arasında kurulan sözleşme örneği, ihtarname örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacı tarafın, taraflar arasında kurulan sözleşme, ek protokol ve zeyilnamelere uygun şekilde danışmanlık hizmeti vermediği, eksik ve hatalı işlemler yaptığı, bu nedenle dava konusu faturanın usulüne uygun şekilde iade edildiği anlaşıldığından, davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: işin eksik ve hatalı olduğuna dair maddi bir delilin dosyada olmadığını, davacının bu yönde bir delil ileri sürmediğini, sadece davalının sübjektif beyan ve savunmalarına dayalı olarak bu sonuca varıldığını, tek dayanaklarının davacıya gönderilen ihtarnameler olduğunu, 19.01.2015 tarihli cari hesap mutabakat yazısının müvekkili alacağını tasdik edici mahiyette olduğunu, 19.08.2014 tarihli zeyilnamenin davaya konu projeye etkisinin hiç tartışılmadığını, revizyon ihtiyacının zemin kalite tespitini yanlış yapan davalı taraftan kaynaklandığını,

müvekkili tarafından 4 ayrı tadilat ile metraj küçültme olanakları üretilerek davalı tarafa sunulduğunu, bu durumun davacının eksik ve hatalı teslimiymiş gibi gösterilerek davanın ret edildiğini, davaya konu faturanın 01.11.2014 tarihinde davalı tarafça defterlerine kaydedildiğini, 08.05.2015 tarihinde ise iade faturası düzenlendiğini, geçen sürenin usulüne uygun olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Katılma yolu ile istinaf yasa yoluna başvuran- davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olması nedeniyle davalı lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, proje danışmanlık hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.

1-Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 03.10.2014 tarihli, 11.800,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılmış, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine, davacı alacaklı tarafından süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.

Yargılama sırasında 4 kişilik bilirkişi heyeti raporlarında özetle; ".. davacı tarafın gerek sözleşmeyle belirlenen, gerekse 2 nolu ... ile yeniden oluşturulan uygulama projesinin teslim tarihlerine uymadığı, teslim ettiği uygulama projelerinde hata ve metraj fazlalıkları bulunduğu, bu bağlamda davacı tarafın sözleşme ve 2 nolu ... uyarınca üstlendiği yükümlülükleri yerine getiremediği, takibe konu faturaya dayanarak alacak talebinde bulunamayacağı.." bildirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında proje tasarım ve danışmanlık işleri sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacı tarafından 03.10.2014 tarihli ... 002 Eylül dönemi (kdv dahil) 11.800,00 TLlik faturanın düzenlendiği, söz konusu faturanın davalının ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafından 08.05.2015 tarihli iade faturası düzenlendiği hususları dosya kapsamı ile sabittir.

TTK' nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre; " Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2014 günlü, ..... K sayılı kararında "....Diğer yandan.... sayılı ilamında da açıklandığı üzere. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2).

Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.

Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz.

Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.

Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.230).

Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya.

Sh 111 vd.) Faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, davalı tarafa aittir.

TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur...." denilmiştir.

Somut olayda da davalı taraf 6102 sayılı TTK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydettiğinden fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen davacı, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nun 84. ve 85. hükümleri gereğince (HMK 222) ispatlamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar vermek gerekmiştir.

2- Kaldırma nedenine göre davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:

HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dava dosyasında verdiği 24.01.2018 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.

Buna göre:

"1-Davanın kabulüne,

Davalının Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün..... sayılı dosyasında 11.800,00 TL alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin icra takibindeki şartlarla aynen devamına,

Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 806,05 TL'den peşin olarak yatırılan 142,52 TL'nin düşümü ile kalan 663,53TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan 142,52 TL harç, 98,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 197,00 TL tebligat, 45,50 TL posta, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.483,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"

II-Kararın niteliğine göre davalının istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına

III-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının iadesine,

IV-Davalı tarafından yatırılan istinaf harçlarının iadesine, taraflara avanslarının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

V-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.

29.09.2021 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya yetmiş sekiz bin altı yüz otuz (78.630,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29.09.2021

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/1190, K. 2021/1326, 29 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Bölgeadliyemahkemesi Kararı
  5. İncelenen Kararın
  6. Mahkemesi
  7. Tarihi : 24.01.2018
  8. Gereği Görüşüldü
  9. İddia Ve Savunmaların Özeti
  10. İlk Derece Mah. Kararı Özeti
  11. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  12. Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  13. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi : 29.09.2021
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1190
Karar No
2021/1326
Tarih
29 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1191 K.2021/746
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1193 K.2021/885
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1193 K.2021/796
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1193 K.2021/566
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1195 K.2021/1115
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1196 K.2021/908

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.