KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Esas No
- 2018/1329
- Karar No
- 2021/1785
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2021
Karar Metni
962 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ...... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2017
ESAS-KARAR NUMARASI :... Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalının davacı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatifin kuruluşundan bu yana genel kurul tarafından aidat ve ödenti miktarları ile üyelerin ödeme yükümlülüklerinin belirlendiğini, kooperatif genel kurul kararı ile üyelik ödemelerinin gecikmesi halinde %5 gecikme cezası alınmasının kararlaştırıldığını, TBK’nun getirdiği sınırlara göre bu miktarın yasal faizin 2 katı olarak uygulandığını, davalının dava tarihi itibari ile genel kurul kararlarına göre muaccel olduğu halde ödenmemiş toplam 7.138,28 TL üyelik borcu bulunduğunu, kesinleşen genel kurulda alınan kararların davalıyı bağlayıcı nitelikte olduğunu,
şifahi bildirimlere rağmen davalının üyelik borcunu ödemediğini ileri sürerek, 7.138,28 TL kooperatif alacağının genel kurul kararlarına göre muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin 02.06.2004 tarihli satış protokolüne göre davacı kooperatifinden bir adet konut satın aldığını ilgili protokol uyarınca konutun 24 ayda teslim edilmesi gerekirken kooperatifçe teslimat yapılmadığını ve protokole göre teslim edilmeyen sürelere ait kira bedellerinin de ödenmediğini, muaccel hale gelen üyelik borcunun bulunmadığını, iddia edilen aidat alacağının zamanaşımına uğradığını, %18 faiz talep edilemeyeceğini, davadan önce herhangi bir bildirim de yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesi'nce "...Davacı kooperatif ile davalı arasında imzalanan 02.06.2004 tarihli protokol gereğince 32.000,00 TL’nin ve 30 gün içerisinde peşin olarak ödenmesi karşılığında 24 ayda konutun teslim edileceği kararlaştırılmış, ancak protokolün altında davacı kooperatifin kaşesi üzerinde tüm yönetim kurulunun imzasının bulunmadığı görülmüştür.
Kooperatifler Yasası’nın 23.maddesinde tüm ortakların hak ve vecibelerde eşit olacağı emredici bir hüküm olarak düzenlenmiştir. Hal böyle iken kanunda ve ana sözleşmede düzenlenmemekle birlikte genel kurul kararına dayalı olarak peşin bedelli üyelik şartlı üyelik gibi adlar altında farklı statüde üyelik kaydının da yapılabileceği, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmiştir durumdadır.
Peşin ödemeli üyeliğin geçerli olabilmesi için öncelikle bu konuda genel kurulda karar alınması veya yönetim kurulunca yapılan şartlı üye kaydının genel kurulca zımnen benimsenmesi gereklidir. Peşin ödemeli üye olarak kaydı yapılan ortağın inşaat, finansman giderlerinden sorumlu olmayacağı, kooperatife ödeme yükümlülüğünün sadece genel yönetim giderlerinden ve alt yapı giderlerinden payına düşen miktarla sınırlı olacağı Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmiştir.
Dosyadaki genel kurul kararlarının incelenmesinde peşin bedelli üyelik veya şartlı üyelik adı altında üyelik kaydı yapılması için alınmış bir karar olmadığı belirlenmiştir. 02.06.2004 tarihli tahsis ve satış protokolü genel kurul kararına dayalı olmadığından ayrıca protokolün altında tüm yönetim kurulunun imzası bulunmadığından peşin bedelli üyelik olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Kooperatif genel kurul kararları sözleşme niteliğinde olup toplantıya katılmış olsun veya olmasın tüm üyeler yönünden bağlayıcıdır. Genel kurullarda karar altına alınan gecikme faizi de kararların sözleşme niteliği doğrultusunda temerrüt faizi niteliğinde olup TBK’nun 120/2.maddesine göre yasal faiz oranının %100 fazlasını aşamayacaktır.
Kooperatifler yasasının 42.maddesinde kooperatiflerde en yetkili organın genel kurul olduğu hükme bağlanmış, 42/5.maddesinde de “kanun veya ana sözleşmeyle genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek”, genel kurulun devir ve terk edilmeyeceği yetkiler arasında sayılmıştır. Yine bu madde doğrultusunda kooperatif tip ana sözleşmesinin 23/6.maddesinde “ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek” genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında sayılmıştır.
Kooperatif kayıtlarına göre, davacının dava tarihi itibari ile davalı kooperatif üyeliği nedeni ile 7.695,69 TL (aidat, şerefiye, inşaat, ruhsat, yapı denetim) alacağının bulunduğu, kooperatif genel kurul kararı ve TBK’nun 120/2.maddesindeki azami faiz hükmü uyarınca yıllık %18 faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacı vekili mahkememizin 28/11/2017 tarihli duruşmasında alınan imzalı beyanı ile faizin dava tarihinden itibaren işletilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davacının talebi ile bağlı kalınarak 7.138,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dekontlar incelenmeden rapor düzenlendiğini, davacının peşin ödemeli üye olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmediğini, peşin olarak ödenen 32.000.000.000 TL bedelin tahsil edildiğine ilişkin kooperatif tarafından verilen makbuzun çift imzalı verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 25/11/2021
....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/1329, K. 2021/1785, 24 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama