KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) Vekili
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Esas no
- 2019/1544
- Karar no
- 2023/481
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14.02.2019
- Esas-karar numarası
- 2018/92 E., 2019/130 K.
- Davacı
- ... -
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili müvekkili ile davalı .... AŞ arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalının borçlarını ödememesi üzerine icra takiplerine girişildiğini,
İflasın açıldığı 22.03.2017 günü itibariyle Ankara 19. İcra Dairesinin 2015/1668 sayılı dosyasından 12.866.533,88 TL olarak tespit edildiğini, oysa takip dosyaları ile talepte bulundukları 300.000 Euro bedelli 2 adet teminat mektubunun 23.10.2015 tarihinde nakde dönüştüğünü, müvekkili banka tarafından bu mektuplara ilişkin toplam 1.919.520,-TL ödeme yapıldığını, takip dosyası üzerinden borçlu firmaya muhtıra gönderildiğini, dolayısı ile müvekkili banka alacağı hesaplanırken nakde dönen teminat mektubu bedellerinin de anaparaya dahil edilerek, temerrüt faizi ve diğer ferileriyle dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle icra dairesinin kapak hesabının da yanlış ve eksik olduğunu,
Aynı icra dosyasına konu 1’inci derece 5.000.000,-TL, 24.12.2008 gün ve ... yevmiye nolu 2’nci derece 2.000.000,-USD tutarlı ipoteklerinin müvekkili tarafından 12.000.000,-TL bedelle... A.Ş. temlik edilmesi nedeni ile icra dosyası hesabından 12.000.000,-TL düşülmesine anlam verilemediğini; Beyoğlu 23. Noterliğinin 11.11.2016 gün ve... yevmiye sayılı temlik sözleşmesi nedeniyle müvekkili bankanın 8.250.000,-TL tahsil ettiğini ileri sürerek iflas tarihi itibariyle fazlaya ilişkin nakdi ve gayrinakdi alacakları ile ilgili her türlü talep ve diğer hakları saklı kalmak kaydıyla 2.600.000,-TL tutarındaki alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince alacağın temlikinin bir tasarruf işlemi olduğu, temlik eden (önceki) alacaklının alacağı temlik etmesi ile birlikte alacak üzerindeki tasarruf yetkisinin sona ereceği ve artık bu alacakla ilgili bir işlem yapamayacağı, alacağı talep hakkının alacağı temlik alan kimseye geçeceği,
Davacının 25.10.2016 günü itibariyle müflis şirketin kredi hesaplarından kaynaklanan toplam alacağının 12.000.000,-TL'lik kısmını 8.250.000,-TL ivazla dava dışı... AŞ'ye temlik ettiğini ve bu tarih itibariyle kredi sözleşmelerinden kaynaklanan 12.000.000,-TL'lik alacağı üzerindeki tasarruf yetkisini kaybettiği;
Alınan bilirkişi ek raporundan temlik tarihi itibariyle davacı bankanın alacağından temlike konu 12.000.000,-TL mahsup edildiğinde iflas tarihinde davacı bankanın masaya kaydedilebilecek bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde:
- Sunulan Beyoğlu 23. Noterliğinin 11.11.2016 gün ve... yevmiye sayılı temlik sözleşmesinin 1 numaralı maddesinde devir alana Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ve izleyen maddelerine uygun olarak 8.250.000,-TL bedelle gayrikabili rücu olarak devrettiğinin açıkça belirtildiğini ve müvekkilinin temlik işleminden 8.250.000,TL tahsil ettiğini; bu hususta tarafların kabulünün bulunduğunu ve müvekkilinin kayıtlarının da bu şekilde düzenlendiğini,
- Müvekkil Bankanın temlik tarihi olan 11.11.2016 itibariyle 14.224.740,-TL nakdi ve 5.579,-TL tutarında teminat mektubu, 1.480,-TL tutarında çek kredisi alacağının bulunduğunu,
- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda temlik tarihinin 11.11.2015 olarak belirtildiğini bu nedenle hesaplamaların bir yıllık bir hatayı içerdiğini,
- Yine hükme esas alınan raporda kredilerin tahakkuk etmeyen faiz tutarlarının hesaplamaya dahil edilmediği ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle bir tasarruf işlemi niteliğindeki alacağın temlikinin, bu temlik ivazlı olsun ya da ivazsız olsun aynı sonucu doğuracağı ve alacağın tamamı üzerindeki talep hakkını sona erdirecek olmasına,
bilirkişi raporuna yönelik itirazların yöntemince giderilmiş bulunmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 15.03.2023
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1544, K. 2023/481, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama