KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas no
- 2019/1843
- Karar no
- 2024/315
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç.Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2019
- Esas-karar numarası
- 2017/859 E.-2019/456 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının genel kurullarda belirlenen aidat borçlarını ödememesi üzerine aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12666 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ikametgah adresi nedeniyle Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının önce Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı dosyasıyla müvekkili hakkında önceki dönem ödenmeyen aidat bedelleri için 45.672,33 TL asıl alacak miktarıyla 15.03.2016 tarihinde takip başlattığını, müvekkilince takibe yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu,
itirazla durdurulmuş icra takibi varken konusu ve tarafları aynı olan iş bu davanın konusu olan Ankara 20. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12666 E. sayılı icra dosyasıyla müvekkili hakkında yeniden takip yapılmış olmasının davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davacı kooperatifin müvekkilinden hiç bir alacağı bulunmadığını, müvekkilince kredi çekilerek eşi ...'a ait geriye dönük borcun ödendiğini ve üyeliğin eşinden devralındığını, kooperatif yönetimince taşınmaz üzerindeki ipotek kaldırılarak tapunun müvekkiline devredildiğini,
daha sonra öngörülemeyen borç adı altında davacı kooperatif tarafından müvekkilinden talep edilen 17.000,00 TL'nin müvekkilinin eşi tarafından 01.11.2013 tarihinde 10.000,00 TL ve 09.12.2013 tarihinde 7.000,00 TL olmak üzere davacı kooperatifin banka hesabına yatırıldığını, genel kurul kararlarının müvekkiline bildirilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere temerrüt oluşmadığından faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini savunarak, davanın öncelikle yetki yönünden, aksi halde esastan reddine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince; "...Somut olayda davalı, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5782 esas sayılı dosyasına vaki itiraz üzerine takibin durmasından sonra aynı alacağı da kapsayacak şekilde bu defa Ankara 20. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12666 E. sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takibe girişmiştir. İİK'nun 68/1. maddesi gereğince itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içerisinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Bu süre içerisinde itirazın kaldırılmasını istemediği taktirde yeniden ilamsız takip yapılamaz. Süresinde itirazın kaldırılması veya iptali yoluna başvurmayan alacaklı, aynı alacak için yeni bir ilamsız takip yapamaz. İtirazın iptali davasının koşullarından biri de geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır (19. HD. 13.05.2009 T. 2008/6234E.- 2008/4431K.). Somut olayda da davacı aynı alacağı da içine alacak şekilde iki ilamsız takip gerçekleştirmiş.
Bu nedenle itiraza uğrayıp itirazın iptali davası açılmayan takip konusu alacak miktarının düşülmesi gerekmiştir...
Borç muayyen olduğundan davalı hükmolunan meblağın %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuştur.
Davacının takibi kötü niyetle yaptığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 4.000,00 TL asıl alacak, 390,00 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, hükmolunan alacak yönünden takip tarihinden itibaren kooperatif alacaklarına uygulanan değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, toplam 4.390,00 TL alacak üzerinden hesap edilecek %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12666 E. sayılı icra takibinin konusunu teşkil eden alacağın, davalı borçlunun Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı dosyasındaki ödenmeyen aylara ilişkin aidat borçlarını da içine alan alacak olduğunu, borçlunun her iki icra takibine de itiraz ettiğini, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı dosyasındaki borcun ödendiğine ilişkin belge bulunmadığını, mükerrer takibin usule aykırı olmadığını, Mahkeme gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davalının itiraz sebebinin "peşin ve sabit üye" olması nedeniyle kooperatife üye aidat borcundan sorumlu olmaması olduğunu,
davalının mükerrer tahsil iddiası ve itirazı bulunmadığını, İlk derece Mahkemesi kararında davalının itiraz konusunu oluşturan "sabit ve peşin ödemeli üyelik hali" sebebi ile borcunun bulunmadığına ilişkin itiraz için hiçbir açıklama ve gerekçe bulunmadığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucu;
Dava, aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından;
Davacı alacaklı tarafından, davalı aleyhine, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5782 E. sayılı icra dosyası ile "31.01.2015'ten önce devredilen aidat borcu, Ocak-Aralık 2015 ve Ocak 2016 tarihlerine ait üye aidat alacağı" için 39.000,00 TL. asıl alacak, 6.672,33 TL. olmak üzere toplam 45.672,33 TL'nin tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde ödeme emrine itirazı üzerine icra takibinin durduğu, itirazın davacıya tebliğine ilişkin icra dosyasında tebliğ belgesi bulunmadığı,
Davacı alacaklı tarafından, davalı aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12666 E. sayılı dosyası ile, "30.05.2017 tarihine kadar ödenmeyen aidat borcu" açıklamasıyla, 43.000,00 TL. asıl alacak, 9.489,45 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.489,45 TL.'nin tahsili talebiyle ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalının süresinde itirazı üzerine icra takibinin durduğu, davacı tarafından itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açıldığı,
Bilirkişi tarafından Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12666 E. sayılı dosyasındaki takibe konu alacağın bir kısmının, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı dosyasındaki takibe konu alacak olduğunun tespit edildiği,
Anlaşılmıştır.
İİK'nın 67/1. maddesinde itirazın iptali davasının itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıllık sürede açılması gerektiği öngörülmüş olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bir yıllık hak düşürücü süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlayacaktır. Anılan bir yıllık sürenin başlaması için borçlunun itirazının mutlak surette alacaklıya veya varsa vekiline tebliği gereklidir. Tebliğ yapılmazsa, takip durmaya devam eder. İcra takibi düşmez.
Borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça, itirazın iptali davası açılması için öngörülen süre (bir yıl) işlemeye başlamaz Süresinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurmayan alacaklı, aynı alacak için yeni bir ilamsız icra takibi yapamaz. (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Doç. Dr. Meral Sungurtekin Özkan, Doç. Dr. Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku 6.bası, Ankara 2008, sayfa 180)
Davacı alacaklının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı dosyasında davalı-borçlunun itirazının kendisine tebliği üzerine, itirazın iptali davası için bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlayacağından, o takibe ilişkin itirazın iptali davası açma hakkı devam etmektedir. Davacı alacaklının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı dosyasında takip konusu edilen alacak tutarı ile ilgili icra takibi başlatmakta hukuki yararı olmadığı gibi, itirazın iptali davası açmakta da hukuki yararı bulunmamaktadır.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, davanın dayanağını oluşturan Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12666 E. sayılı dosyasında takip konusu edilen alacağın, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/5782 E. sayılı icra dosyasındaki takibe konu alacak ile mükerrerlik teşkil eden kısmı ile ilgili davanın, HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2). maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen bu kısım ile ilgili bir hüküm oluşturulmaması doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen, İlk derece Mahkemesi kararını HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2024
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1843, K. 2024/315, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama